1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. “Taksicinin cinayetle ilgili görüsü yok, olamaz”
“Taksicinin cinayetle ilgili görüsü yok, olamaz”

“Taksicinin cinayetle ilgili görüsü yok, olamaz”

Taksi şoförünün, emniyetteki ifadesi sırasında, cinayetin faili ile ilgili olarak yönlendirilmesi Elçi’nin avukatlarını endişelendiriyor.

A+A-

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin katledildiği sırada, Balıkçılarbaşı Meydanı’ndan sokağa giren 2 kişinin, olayın faili gibi gösterilmesi için, onları getiren taksi şoförünün sorguda yönlendirilmek istenmesi, ailenin avukatlarının tepkisini çekti.

Elçi ailesinin avukatı Muhammed Neşet Girasun, taksi şoförünün sorgusunda sorulan sorularla, faillerin gizleneceğine dair endişelerinde haklı çıktıklarını söyledi. Girasun “Taksicinin, Tahir Elçi cinayeti ile ilgili görgüsü yok, olamaz çünkü sokağa girmedi ki görgüsü olsun” dedi.
 
Diyarbakır Terörle Mücadele Şubesi, Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesi olayıyla ilgili taksi şoförünün sorgusunda “2 saldırganın Elçi’nin de içinde bulunduğu basın açıklaması yapan gruba ve polise saldırdığı, Elçi’nin bu saldırıda öldürüldüğü” şeklindeki kanaatini kayıtlara geçirdi. Soruşturmada henüz Elçi’yi öldüren kurşunu kimin ateşlediği sorusu yanıtlanmamışken polisin bu görüşünü “soru haline getirerek” tutanaklara geçirmesi dikkat çekti.
 
Elçi’nin öldürüldüğü sokağın başında polislerin durdurduğu taksiden açılan ateşle iki polis memuru vurulmuş ve taksiden çıkan saldırganlar Elçi’nin bulunduğu sokağa girerek polisin açtığı ateş arasında kaçmıştı. PKK’lıları taşıyan şoförün “sivil polis olduğu” veya “polislerin bilgisi dahilinde hareket ettiği” iddia edilmişti. Şoför A.S’nin Terörle Mücadele Şubesi’nde verdiği ifadede bu yönde herhangi bir bilgi yer almadı. Avukatı da bu iddiayı yalanladı. Polis şüpheli olarak ifade veren A.S’ye, soru yöneltirken Elçi’nin taksiden inen saldırganlar tarafından açılan ateşle öldürüldüğünü ileri sürerek şu ifadeleri kullandı:
 
 
“Sur ilçesi Balıkçılarbaşı mevkiinde sizin sevk ve idarenizde bulunan 21 TT... plaka sayılı araç içerisinden PKK-KCK mensupları tarafından güvenlik güçlerimize ateş açılması neticesinde iki polis memuru şehit olmuş, silahlı saldırıyı gerçekleştiren saldırganların kaçış istikameti olan Yenikapı Sokak Dört Ayaklı Minare mevkiinde Diyarbakır Barosu organizesinde basın açıklamasının yapıldığı ve Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlilerine ve basın açıklaması yapan gruba karşı silahlı saldırıda bulunulmuş, gerçekleştirilen silahlı saldırı neticesinde 2 polis memuru hayati tehlike arz etmeyecek şekilde yaralanmış, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ise hayatını kaybetmiştir. Bahse konu saldırı eylemini gerçekleştiren örgüt mensuplarının kimler oldukları, bu şahıslar ile olan örgütsel ilişki ve irtibatınızın ne olduğu hususunda detaylı açıklamada bulununuz.”
 
Görsem tanımam
 
A.S ise bu soruya verdiği yanıtta olay gününü şöyle anlattı: “Balıkçılarbaşı mevkiinde Gazi Caddesi ile Melik Ahmet Caddesi kesişiminde bulunan taksi durakları civarına geldiğimde önde oturan şahıs ‘Bizi burada indir’ dedi. Ben de aracı yolun sağına çekerek durdum. Ön koltuktaki şahıs 50 TL verdi, taksimetredeki meblağ 16.25 TL’ydi. Paranın üstünü vermek istedim, bozuk param yoktu. Aracın önünde bulunan kendisini tanımadığım 55-60 yaşlarında bir şahsa bozuk para olup olmadığını sorduğum esnada aracın sol tarafından iki polis yaklaştı. Polislerden biri benim tarafıma, diğeri sağ ön kapı tarafına geçti. Yolcu tarafından gelen polis, şahıslara araçtan inmelerini söyledi. Bu esnada yoğun bir silah sesi duydum.”
 
Şoför, şahısları daha önce görmediğini, şimdi görse de tanıyamayacağını söyledi.
 
Emniyetin şoförü yönlendirmek isteyen tutumu ise Elçi ailesini soruşturmayla ilgili güvensizlik ve kuşkularının artmasına neden oldu. Tahir Elçi’nin avukatı Muhammed Neşet Girasun, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgusu sırasında, Balıkçılarbaşı Meydanı’nda polislere ateş ettikten sonra Elçi’nin bulunduğu sokağa giren 2 PKK’lının, sanki Elçi’yi vuran kişilermiş gibi bir kanaatle yönlendirilmesine tepki gösterdi. Girasun şöyle dedi:
 
“Sanki emniyet Elçi’nin oraya kaçan iki kişi tarafından öldürüldüğü algısını yaratmaya çalışıyor. Bu da bizim en başından beri dile getirdiğimiz, soruşturmanın saptırılacağı ve faillerin gizleneceği şeklindeki kaygılardaki haklılığımızı ortaya koyuyor. Bugüne kadar olay yerindeki polislerin ifadelerine başvurulmaması ya da başvuruldu ise bile şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınmaması bu konudaki güvensizliğimizi artırıyor. Bir de şöyle bir boyutu var bu ifadenin. PKK’lı oldukları söylenen 2 kişiyi Balıkçılarbaşı’na getiren taksici A.S.’nin bu konuda bir görgüsü yok.

 

Tahir Elçi’nin öldürüldüğü yer belli. Oysa bu ifadede sanki taksici kaçanlarla beraber sokağa girmiş gibi bir durum yaratılıyor. Oysa görüntüler çok açık. Taksicinin, Tahir Elçi cinayeti ile ilgili görgüsü yok, olamaz çünkü sokağa girmedi ki görgüsü olsun. Görüntülere göre taksicinin olayın yaşandığı sokağı görmesi imkansız, görmüş olsa bile o anı, sorgusunda kendisinden yanlış bir beyanda bulunması isteniyor. Zaten bu saldırganların görüntülerini birçok kez farklı açılardan izledik. Tahir Elçi’nin bu 2 saldırganın silahından çıkan kurşunla çıkan mermiyle öldürülmüş olma ihtimali, bu olaydaki en düşük ihtimaldir. En çok zan altında olan olay yerindeki o 3-4 polistir. Bu kişilerden sonra şüpheli olması güçlü ihtimal ise suikastı planlamış olan bir başka şahıstır.

 

Zaten hendeklerin olduğu sokaktan gelen mir mermiyle öldürülmüş olma ihtimali sıfırdır. Çünkü o hendeklerin olduğu sokaktan Elçi’nin vurulduğu yeri değil, sokağı bile görmek mümkün değildir. Dolaylısıyla burada failler açısından şuna yoğunlaşmak gerekiyor. Olay yerindeki görüntülerdeki polisler birinci olarak faildir. İkinci olarak da planlanmış bir suikast için oraya gelmiş olan, ancak görüntülere girmemiş olan bir başka fail olasılığı vardır” diye konuştu.
 
Emniyetteki yönlendirmenin, sanık olması gereken polislerin belki de olayla ilgili olarak müşteki bile olmasına neden olacak bir sonuca da varabileceğini belirten Girasun, olay yerinde ele geçirildiği belirtilen ve ileri kimyasal tetkikler için Ankara’ya gönderilen mermi ile ilgili herhangi bir sonuç alındığına dair bilgilerinin olmadığını söyledi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler