1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Suriye'ye ticarette haksız rekabet
Suriye'ye ticarette haksız rekabet

Suriye'ye ticarette haksız rekabet

Sayın basın mensupları, bilindiği üzere Suriye'de 2011 yılı Mart ayında başlayan ve bugüne kadar şiddetini artırarak devam eden çatışmalar üçüncü yılına girdi. Çatışmalar, binlerce insanın yaşamını yitirmesine ve milyonlarca kişinin de mülteci durumuna düşmesine yol açtı.

A+A-
Sayın Basın Mensupları
 
Savaşın, insani açıdan sebep olduğu ihlaller ve mağduriyetler, aynı şiddette ticari alanda da yaşanmaktadır. Gerek Suriye, gerekse Rojava bölgesinde yaşanan çatışmalar, ticaretin dayanaklarını oluşturan uluslar arası kurallar, temel prensipler ve etik ilkelerin de ölçüsüz bir şekilde ihlal edilmesine yol açmıştır. Türkiye-Suriye sınırının Cizre'den başlayıp, Nusaybin, Kızıltepe ve Ceylanpınar'a ulaşan sınırın doğu koridorunda, adı konulmamış bir ambargo uygulanırken; Ceylanpınar'dan, Hatay'a uzanan sınırın batı koridorunda hem insani, hem de ticari geçişlerde önemli ölçüde esneklikler gösterilmiştir.
 
Sınırın doğu koridoruna uygulanan adı konulmamış ambargo ve fiili engeller, ticari açıdan haksız rekabet yaşanmasına neden olmuştur. Çatışmalardan önceki dönem dikkate alındığında, Türkiye'nin, 2010 yılında Suriye'ye 1 milyar 850 milyon dolar ihracatının olduğunu, çatışmaların başladığı 2011 yılında ihracatın 1 milyar 591 milyon dolara, çatışmaların şiddetlendiği 2012 yılında ise 504 milyon dolara gerilediği görülmektedir.
 
Sayın Basın Mensupları
 
Türkiye-Suriye sınır hattının doğu koridorunu işlevsiz hale getirerek, batı koridoru üzerinden pozitif bir ayrıcalık uygulama politikası 2013 yılı rakamlarına da yansımaktadır. TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) verilerine göre 2013 yılında Türkiye'nin Suriye'ye gerçekleştirdiği 912 milyon dolarlık ihracatın yaklaşık 480 milyon dolarlık kısmı sınır hattının üzerindeki illerden, geriye kalan 430 milyon dolarlık kısmı ise başta İstanbul ve Mersin olmak üzere Türkiye'nin diğer illerinden yapılmıştır. 
 
İhracat rakamları analiz edildiğinde, Rojava sınır hattının doğu koridoru üzerinde yer alan iller, ihracatın sadece % 7'lik kısmına denk gelen 64 milyon dolarlık ihracat yaptıkları görülmektedir. 414 milyon dolarlık ihracat ise sınırın batı koridoru üzerinde yer alan illerden yapılmıştır. 414 milyon dolarlık bu ihracatın, 401 milyon dolarlık kısmı Gaziantep (278.267) ve Hatay (123.000) üzerinden gerçekleştirilmiştir.
Bu rakamların da açıkça ifade ettiği gibi, siyasi otoritenin sınır hattının batı koridoruna yönelik pozitif tercihi, ticari olarak bir haksız rekabete yol açmaktadır. Sınırının, batı koridorunun karşı tarafındaki kontrol yapısı, yaklaşık her noktada istikrarsız, doğu koridoru daha güvenli olmasına rağmen, siyasi otorite, kendi angajmanlarına paralel olarak batı kapılarını açık tutmaktadır. Siyasi otorite, bu haksız yaklaşımıyla, uluslar arası kuralları temel alan bir yaklaşımla ticari ve insani geçişlere yön vermek yerine, siyasi angajmanlara bağlı bir refleks geliştirmektedir.
 
Sayın Basın Mensupları
 
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak, Rojava konusundaki hassasiyetimizi, 27 oda ve borsanın bir araya geldiği bölge odaları toplantısı sonrasında yaptığımız ortak basın açıklamasında ifade etmiştik. Ayrıca Diyarbakır iş dünyası temsilcilerinden oluşan İş Konseyi de Rojava konusunu en önemli gündem maddesi olarak belirlemiş ve bu konuda oluşturduğumuz raporumuz ilgili bakanlıklara sunulmuştu. 
Şu ana kadar yaptığımız çalışmalardan ve girişimlerimizden istediğimiz sonuçları alamadık. Bu nedenle, DTSO'nun 13 Ocak 2014 tarihli Meclis toplantısında, sesimizi duyurabilmek için daha etkin çalışmalar yürütülmesine ve yöntemler geliştirilmesine karar verdik. 
 
Bu kapsamda başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere, İçişleri Bakanlığı ve Gümrük-Ticaret Bakanlığı nezdinde görüşmeler yapmak üzere randevu talep ettik. Bir yandan Ankara nezdindeki girişimlerimizden somut bir gelişme beklerken, diğer yandan sınır kapılarına yönelik, yerinden çalışmalar yürütmek üzere 23 Ocak Perşembe günü Nusaybin'de ilgili oda ve borsa temsilcileri ile basın toplantısı yapmayı kararlaştırdık. 
Bir yandan Ankara'ya yönelik taleplerimizi ısrarla sürdürürken, diğer yandan bizzat sahaya inip çalışmalarımıza ısrarla devam edeceğiz. Bu kapsamda, Meclis'imizin aldığı karar doğrultusunda hem Irak Kürdistan Bölgesine, hem de Rojava'ya yönelik bir çalışma ziyareti düzenleyeceğimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz.
 
Rojava meselesinin insani boyutuna ve haksız ticari rekabete yönelik girişimlerimizi sonuç alıncaya kadar sürdüreceğimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşmak istiyor ve çabalarımızın en kısa sürede karşılık bulmasını umut ediyoruz.
 
Hepinize katılımınız için teşekkür ederiz.
 

HABERE YORUM KAT