1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Suriye'ye giden sağlık heyetinden çağrı
Suriye'ye giden sağlık heyetinden çağrı

Suriye'ye giden sağlık heyetinden çağrı

DTK ve sağlık meslek örgütlerinin Suriye'de sağlık hizmetlerine dönük yaptığı incelemeler hakkında bilgi veren DTK Daimi Meclis üyesi Saliha Aydeniz, bölgede sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirterek, bölgenin acil biçimde ilaca ihtiyacı olduğunu söyledi.

A+A-

26-29 Mayıs tarihleri arasında Suriye'de incelemelerde bulunan DTK, SES, bölgedeki tabip odaları, Diyarbakır Eczacılar Odası ve diş hekimlerinde oluşan heyet, çalışmanın sonucunu DTK binasında düzenledikleri basın toplantısı ile açıkladı. Toplantıda konuşan DTK Daimi Meclis üyesi Saliha Aydeniz, Afrin, Qamilo, Kobani bölgelerinde incelemelerde bulunduklarını söyledi.

İLACA İHTİYAÇ VAR

Afrin'in birinci basamak sağlık hizmetlerine değinen Aydeniz, “Savaş öncesi birinci basamak sağlık sistemi, sağlık merkezi ve aile hekimliği sistemi üzerinden yürümekte iken savaştan sonra birinci basamak sağlık sistemi hiçbir şekilde çalışmamaktadır. Toplamda 24 tane sağlık merkezi bulunmakta iken, şu anda Afrin merkezinde sadece 2 tane sağlık merkezi pasif hizmet vermektedir. Aşılar savaş öncesinde düzenli olarak yapıldığından, bulaşıcı hastalıklar en asgari düzeyde iken, şu anda aşı yapılamayarak bulaşıcı hastalıklar artmaya başlamıştır. Önümüzdeki sürede bulaşıcı hastalıkların artacağı anlamına gelmektedir” diye konuştu.

'Hastane ÖSO tarafından siper olarak kullanılıyor'

Aydeniz, Afrin'in ikinci basamak sağlık hizmetlerine değinerek, şunları söyledi: “Nüfusu 700 bin olduğu halde devlet tam teşekküllü hastaneyi Afrin'e yapmak yerine, Afrin'e 35 km uzaklıktaki Azaz ilçesine kurmuştur. Ancak şu anda hastane, ÖSO tarafından siper olarak kullanıldığı için tam teşekküllü hastane hizmet vermeyecek durumdadır. Savaş öncesi 3 özel hastane bulunmakta iken şu an ek olarak, 30 yataklı ve içinde eczanesi olan bir adet halk hastanesi açılarak, zor koşullar altında 4 hastane hizmet vermeye devam etmektedir.”

Afrin'in üçüncü sağlık hizmetlerine hakkında bilgi veren Aydeniz, “En yakın üniversite hastanesi Halep'te bulunmaktadır. Ancak şu anda Halep'teki üniversite hastanesi üçte bir oranında hizmet vermektedir. Halep'te artan çatışmalar nedeniyle sağlık çalışanlarının büyük bir kısmı şehri terk etmiş durumdadır” diye belirtti.

Afrin Belediyesi'nin çalışmalarına yönelik bilgiler veren Aydeniz, “Şu anda yüzde 10 oranında hizmet vermektedir. Çöp toplama, suların klorlanması işlemleri halk tarafından yapılmaktadır. Ancak klorlama sadece şehir şebekesine yapılabilmektedir. Oysa apartmanlara ait çok sayıda kuyu bulunmaktadır. Fakat bu kuyulara klorlama yapılamamaktadır. Şehirde sık sık elektrik kesintisi olması nedeniyle çok sayıda jeneratör çalıştırılmaktadır. Bu durum da kullanılan mazotun ağırlıklı ham madde olması nedeniyle karbon monoksit yaymaktadır. Dolayısıyla insan sağlığı üzerinde ciddi bir risk teşkil etmektedir.” dedi.

'Koruyucu sağlık hizmeti aksıyor'

Kamişlo'ya dair izlenimlerini paylaşan Aydeniz, Türkiye ve Suriye arasındaki tampon bölgede sağlık çalışanları ile görüşme yaptıklarını ifade ederek, “Qamışlo'nun nüfusu savaştan önce 500 bin iken, şu an 1 milyonu aşmış durumdadır” dedi. Aydeniz, Kamişlo'daki birinci basamak sağlık hizmetlerinin eksiklikleriyle birlikte devam ettiğini kaydetti.

Qamışlo'daki belediye çalışmaları hakkında da bilgi veren Aydeniz, Qamışlo ve bağlı yerel beldelerde toplamda 6 belediyenin olduğunu belirterek, “Yıllarca kapalı olan petrol kuyularının açılması sonucunda kalitesi düşük mazot üretimi yapılmaktadır. Bu da aşırı karbonmonoksit yayılmasına neden olmaktadır. Bu da insan sağlığı üzerinde ciddi zararlar doğuruyor” dedi.

 “Sağlık binaları mevzi olarak kullanılıyor”

Kobani'deki izlenimlerini paylaşan Aydeniz, savaş süresi içerisinde çevre bölgelerle ve merkezle iletişiminin kesildiğini söyleyerek, Kobani'deki birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetlerinin Qamışlo üzerinden yürütüldüğünü aktardı. Serêkaniyê-Haseki bölgesinde ÖSO üyelerinin, sağlık binasını mevzi olarak kullandığını tespit ettiklerini aktardı.

'İlaç konusunda sıkıntılar yaşanıyor'

Kobani'deki belediye çalışmalarına değinen Aydeniz, belediyenin eksik ve yetersiz çalışmaları nedeniyle suların eksik biçimde klorlandığını, çöplerin uygun toplanmadığını aktardı. Aydeniz, savaştan önce devlete ait 2, şahıslara ait 6 olmak üzere 8 ilaç fabrikası olduğunu, ilaç ihtiyacının özel şirketler tarafından kısıtlı biçimde gerçekleştiğini söyledi. Akrep ve yılan ısırmalarına karşı panzehirin olmadığını belirten ilaç ve sağlık ekipmanlarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

'Nusaybin kapısı tamamen açılmalı'

Aydeniz, açıklamasının sonunda Afrin, Qamışlo, Kobani, Serêkaniyê, Tıltemer ve Heseki yerleşim yerlerinde hastanelerin sağlık hizmetlerini yürütebilecek sayıda olmasına rağmen, sağlık çalışanı, ilaç, malzeme ve araç-gereç konusunda eksikliklerin olmasından dolayı sağlık hizmetlerinin sunumunda ciddi sorunlar yaşanmakta olduğunu işaret ederek, “Başta bölge belediyeleri olmak üzere Türkiye genelinde savaş süreçlerinde yapılan yardımların (ilaç, gıda, giyecek) bir an önce özerk bölgeye yapılması ve sorunların aşılması için de siyasi anlamda da bazı kararların alınması ile Antep İslahiye, Mardin Nusaybin ve Urfa Akçakale sınır kapılarının açılması gerekmektedir” çağrısında bulundu.

Konuya ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Kemal Karadaş ise, Suriyeli Kürtlerin dört bir yandan çepere alındığını söyleyerek, “Bu sınır kapılarının açılmasının aciliyeti vardır. Artmaya başlayan bulaşıcı hastalıkların Türkiye'ye sıçraması ihtimal dahilindedir. Daha önce görülmeyen hastalıklar kendini göstermeye başladı. Nitekim sınır illerinde bazı bulaşıcı hastalıkların görülmeye başlanmıştır. Yazın gelmesiyle birlikte bulaşıcı hastalıklar artacaktır. Rojava'yı zor günler bekliyor” uyarısında bulundu.

HABERE YORUM KAT