1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Sürecin devam etmesi gerekir
Sürecin devam etmesi gerekir

Sürecin devam etmesi gerekir

Sur Belediye Başkanı Demirtaş, Paris'teki saldırıyı değerlendirdi.

A+A-

Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, Fransa'nın başkenti Paris'te, Pkk'ya yakınlığıyla bilinen "Kürdistan Enformasyon Bürosu"nda 3 kadının öldürülmesi olayına ilişkin, "Bir oğlum dağda, diğer oğlum askere gitmeye hazırlanıyor. Bu tür saldırılara rağmen evlatlarımıza kavuşmak için sürecin kararlılıkla sürdürülmesi gerekir" dedi.

Merkez Sur ilçesi Belediye Başkanı Demirbaş, yaptığı açıklamada, her barış adımlarını geliştiği süreçlerde bu tür sıkıntılar yaşandığını belirterek, bir takım karanlık güçlerin Fransa'da 3 Kürt kadını infaz etmesinin bu anlamıyla çok önemli olduğunu söyledi.

Demirbaş, Paris'te 3 kadının infaz edildiğine dikkati çekerek, "Bu saldırı ile barış istemeyen güçler, 'biz hala devredeyiz. Bize rağmen barış yapamazsınız' diyor. Barış isteyenlerin de aslında kararlı olup olmayacağının bir sınavadır bu. Bu nedenle eğer barış isteniyorsa bu tür suikastlere bu tür engelleyici çabalara rağmen inatla, ısrarla ve kararlılıkla yürümek gerekiyor. Ama bundan önce bu tür olaylara herkesin kınayıcı ve ret edici bir yaklaşık göstermesi lazım. Faillerinin de mutlaka açığa çıkarılması gerekir ki failler açığa çıkınca yapmak isteyenler de açığa çıksın" dedi.

Bu barışa yönelik çabalara bir saldırıdır
Demirbaş, Sakine Cansız dışında öldürülen Leyla Söylemez ve Fidan Doğan'ı tanıdığını, yurt dışına çıktığında ve özellikle Paris'e gittiğinde birlikte çalıştıklarını anlatarak, yapılan saldırıyı kınadığını söyledi.

"Bu barışa yönelik çabalara bir saldırıdır ve provokatiftir" diyen Demirbaş, "Herkesin saldırıyı kınayıcı ve ret edici bir yaklaşım göstermesi gerekir. Bu barışa yönelik çabalara bir saldırıdır ve provokatiftir. Bir oğlum dağda, diğer oğlum askere gitmeye hazırlanıyor. Bu tür saldırılara rağmen evlatlarımıza kavuşmak için sürecin kararlılıkla sürdürülmesi gerekir. Çok defa umutlarımız yeşerdi ama umutlarımız hep kırıldı. Biz şimdi temkinli bir umuda sahibiz. Umarım somut, inatla, kararlılıkla geliştirilecek çabalar bu temkinli umudumuzu pozitif umuda yeşertecektir. Ama barış istemeyenlerin de devrede olabileceği konusunda uyanık ve ayık olmak gerekiyor. Biz uyanık olursak barış istemeyenler bırakıp gitmek zorunda kalırlar ve biz o zaman barışı tesis ederiz. Herkesi bu anlamıyla duyarlı olmaya, uyanık olmaya davet ediyorum" diye konuştu.

Evlatlarımıza kavuşabilmenin umudunu yaşıyoruz

"Belki bu ve bunun dışında başka bir takım provokatif eylemler de gelişecek" diyen Demirbaş, önemli olan konunun barışa karar vermiş olan tüm tarafların bu konuda kararlılığını devam ettirmesi olduğunu belirtti.

Demirbaş, bu gelişmelerden rahatsızlık duyanların olabileceğini vurgulayarak şöyle dedi: "Onurlu barışa olan umudum artıyor. Bütün sıkıntılara rağmen, bu saldırıları bozma girişimlerini aslında olumlu çabalarımızın bir engelleyicisi olarak görüp umutlanıyorum, demek ki; iyi şeyler yapıyoruz ki bundan rahatsız olanlar var. Bu nedenle evlatlarımıza kavuşabilmenini umudunu yaşıyoruz. Hepimiz bu ülkede onurlu bir barışı tesis edebilmenin çabası içinde olmalıyız. Bir empati kültürü geliştirerek bugün evladı dağda olan anne babaların evladına olan özlemi ile evladı askerde olan anne babaların özlemlerini buluşturmak gerekiyor. Bu işin acısını ve yükünü çeken kadınlar gerçekleştirecektir barışı. Bu anlamıyla kadınların infaz edilmesinin de başka bir anlamı olduğunu düşünüyorum. Bu barışı tesis edecek olanların kadın olduğunu düşünüyorum.

Bu temelde yüreğimiz gerçekten parça parça. Evet evlatlarımız dağda, evlatlarımız askerde, cezaevlerinde, öyleyse bu evlatlarımızın parçalanmış yüreğini bir araya getirmek de bizim çabamız olmalı. Bu temelde biz şunu net söylemek zorundayız; geleceğimizi kaybetmektense koltuklarımızı kaybedelim. Hiç bir şey barıştan ve özgürlükten daha değerli değildir. Bugün bütün koltuklar bizim olsa bile eğer evlatlarımız da barış içinde, özgürlük içinde yaşamıyorsa bunun hiçbir anlamı yoktur. Bu acıyı yüreğinde hisseden bir insan olarak başka yüreklerdeki yaşanan acıyı da hissediyor, bu acıların ortaklaştırılarak bitirilmesi gerektiğine inanıyorum. Acıları yarıştırma zamanı değildir. Acıları yarıştırmanın bize bir faydası da yoktur. Öyleyse bir daha acı yaşamamak adına herkesin vicdanına sesleniyorum; ya acıları bitireceğiz yada daha büyük acılar yaşayacağız. Ben büyük acılar yaşayalım istemiyorum. Bu nedenle de yapmamız gereken şey hiç kimsenin onurunu rencide etmeden barışı tesis etmektir."

Bu haber toplam 8221 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT