1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Süreç halktan onay almıştır
Süreç halktan onay almıştır

Süreç halktan onay almıştır

Yerel seçim sonuçlarını değerlendiren BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Kürt sorununda geçen yıl başlatılan müzakere sürecinin halktan onay aldığını söyledi.

A+A-

“Kürdistan'ın tamamı diye 16 şehirde AKP'nin 1 milyon 830 bin, BDP'nin 1 milyon 845 bin oy aldığını belirten Tan, “Demek ki siz tek başınıza bir özerklik filan ilân etme durumunda değilsiniz. Onun için bu yüzde 6,5'un Türkiye'nin demokratikleşmesinde yüzde 10-15'lere çıkması lazım” dedi.

Yerel seçim sonuçlarını Al Jazeera'ye değerlendiren BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, iç dinamiklerini değiştirmezse BDP'nin çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Seçimlerde BDP'nin oylarını koruyabildiğini ve küçük bir artış sağladığını dile getiren Tan, “AK Parti'nin yerine dindar ve muhafazakar seçmeni tatmin edecek, orta sınıfların oy vereceği bir alternatif çıkmadığı müddetçe, AK Parti ne kadar yanlış ne kadar kötü işler yaparsa yapsın, halk CHP'ye oy vermiyor, MHP de bütün Türkiye'yi kucaklayamıyor” dedi.

BDP cephesinin HDP ile tüm Türkiye'ye hitap edebilecek bir ana muhalefet hedeflediğini belirten Tan, şunları söyledi: “HDP çıkışı itibarıyla doğru bir projeydi. HDP'nin hedeflediği ana kitlede kimler vardı, vicdanlı Müslüman demokratlar, liberal demokratlar, sosyal demokratlar, sosyalistler, bir de halklar ve mezhepler… Peki HDP bunu yapabildi mi? Maalesef yapamadı.

“Özerklik ilan etme durumunda değilsiniz”

HDP Türkiye'deki marjinal solun partisi haline geldi. Zaten Türkiye'de bunların ciddi bir oy tabanı, halk tabiriyle müşterisi yoktu. HDP'ye yine BDP seçmeni oy verdi, aldığı oyun yüzde 99'u Kürt seçmenin. Tüm muhalefeti kucaklama iddiasında olan HDP, kuruluşundan itibaren Türkiye'deki marjinal solun örgütlenmeye çalıştığı, üzerine Kürtlerin ilave edilmek istendiği bir organizasyon şekliyle ortaya çıktı. BDP artı HDP yüzde 6,5 oy almış, bu ne özerkliğe yeter ne de Kürdistan'ın statüsünün daha da belirginleştirilmesine. Kürdistan'ın tamamı diye 16 şehre baktığımızda, AKP 1 milyon 830 bin, biz 1 milyon 845 bin oy almışız. Demek ki siz tek başınıza bir özerklik filan ilân etme durumunda değilsiniz. Onun için bu yüzde 6,5'un Türkiye'nin demokratikleşmesinde yüzde 10-15'lere çıkması lazım”

“Müzakere süreci halktan onay almıştır”

AKP'nin batıda oylarını muhafaza etmesi çözüm süreci açısından başarı olduğunu dile getiren BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, “Yani piyasa artık borsa tabiriyle, PKK ile görüşme, Abdullah Öcalan ile müzakere, Kandil'e gidip gelme gibi durumları satın almıştır. Bunlara şiddetli bir karşı çıkış olmamıştır. Müzakere süreci halktan onay almıştır diyebiliriz” dedi.
Cumhurbaşkanlığı tartışmaları ile ilgili bir soruya da cevap veren Tan, BDP'nin Türkiye'ye demokrat, yeni bir anayasa yapacak bir cumhurbaşkanı olmasını istediğini belirterek, şunları söyledi:

“Zannediliyor ki bu İmralı'da konuşuldu, bu iş bitti. BDP, Türkiye'ye demokrat, yeni bir anayasa yapacak bir cumhurbaşkanı olmasını istiyor. Bu profil AK Parti'de mi ortaya çıkar, CHP-MHP'nin destekleyeceği adayda mı çıkar? Herkesin kendi adayı mı çıkar, ikinci turda mı belli olur, şu an bu stratejilerin hiçbiri belli değil.

“Erdoğan'a oy vermem”
Ben Altan Tan olarak Erdoğan'a oy vermem. Yeni bir anayasa yapmadı. Ben internet yasaklarına, MİT Yasası'ndaki anti demokratik yaklaşımlara, Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda yapılan değişikliklere, Orta Doğu'da nereye gittiği belli olmayan sergüzeştiliğe oy vermem” dedi.

BDP, HDP birleşmesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Tan, “HDP'nin de BDP'nin de veya tek partide toplanılacaksa o partinin de yeniden inşa mecburiyeti var. Mesela Kürtlerde muhafazakarlık oranı çok daha yüksek. Biz Diyarbakır şehir merkezinde ilk defa bu kadar çok oy kaybettik, bu oyu zenginleşen orta sınıflardan değil yoksullardan da kaybettik. Dindar, muhafazakar kitleyle, samimi doğru bir ilişki kurmanız lazım. Ben vitrine bir tane Altan Tan koydum, gerisini bildiğim gibi doldurayım mantığıyla olmaz. İkincisi de kent yoksullarıyla ilgili de bir şeyler üretilmesi lazım. Diyarbakır'da yerinden dönüşüm ile varoşlarda oturanlara hizmet götürmemişsiniz. Sosyal olarak bu hizmetleri yeteri kadar yapamadıysanız, sınıfsal olarak da desteğiniz zayıflıyor” dedi.

Belediyecilik karnesi zayıf

BDP'nin belediyecilik açısından karnesini başarılı bulmadığını ifade eden Tan şunları söyledi: “Bismil, Cizre, Nusaybin, Kızıltepe birçok örneğe baktığımızda hâlâ birçok yerin doğru düzgün uygulanabilir imar planı yoktur. Van'ın imar planını bile depremden sonra bakanlık yaptı. Dolayısıyla siz bahanelerin arkasına sığınamazsınız. Savaş döneminin siyaseti ayrı barış döneminin siyaseti ayrı. PKK ve Kürt siyaseti 30 yıllık korkunç bir girdabın içinden geçti. Halk zaten uzun bir dönem bunlara bakmadı ama silahlar sustuktan sonra veya görece bir barış ortamına girildikten sonra halkın isteyeceği çok şey vardır. Birincisi de hizmet.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kürtçe kreşi sürdüremediyse bunun bir gerekçesi yok. İkincisi, halk güvenlik ister. Burada kasıt barışın siyaseti, yani çatışmalı dönemdeki taş, molotofkokteyli, eylemler yerine daha demokratik siyaset ister. Mesela Diyarbakır'ın Bağlar semti bizim siyasal eylemlerimize en fazla destek veren bir bölge, 357 bin nüfusu var. Oyumuz yüzde 73'ten yüzde 58'e düştü. Artık o eski eylemler, çatışmalı dönemin argümanları istenmiyor” dedi.

“Geçmişteki kadrolarla bu işi yürümez”

Çözüm sürecinde parti olarak bocaladıklarını bunun çökme anlamına gelmediğini dile getiren BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, “Biz ayağa kalkıp doğru tahliller yapıp, doğru örgütlenmeler yapıp dosdoğru yolumuza devam edebiliriz de, sendeleyip düşebiliriz de. Biz şimdi bunu aşmanın yollarını tartışıyoruz. Bunu aşmak zorundayız. Ya başaracaksınız ya başaracaksınız. Bir de tabii, hangi BDP? BDP, geçmişteki kadrolarıyla bu işi yürütemez. Dindar, muhafazakar kesimlerle, onların kadrolarını da alarak, tabiri caizse şirketin yüzde 25-30'unu halka katarak doğru bir ilişki kurulması lazım. Mesela Mardin'de parti, Süryani kadın eşbaşkan kararı aldı. 46 Süryani sivil toplum kuruluşu ve şahsı bir isim önerdiler ama parti onun dışında kendi seçtiği başka bir Süryani kadını başkan yaptı. Beğenirsiniz beğenmezsiniz herkesin kendi temsilcileri olacak” dedi.

Partisinin iç işleyiş tarzının değişmesi gerektiğini söyleyen Tan, “Mesela ben Diyarbakır Milletvekili'yim, 17 ilçede belediye meclis üyelerinin seçilmesinde tek bir kişi için benim fikrim alınmadı. Bir seçim komitesi oluşturuldu, Kürt siyasetinin kendi iç dinamikleri içinden geçmişteki yapılar belirledi. Hiçbir milletvekili arkadaşımın belirlemesi olmadı. Bu mekanizmayla bir siyasi partinin götürülmesi mümkün değil. Daha demokratik daha şeffaf, belirlenmiş ilkeler çerçevesinde çalışması lazım. Ya bunları başarırız, ya da daha geriye gideriz” dedi.

Bu haber toplam 3048 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT