1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Sur’da yeni bir “paralel kumpas” iddiası
Sur’da yeni bir “paralel kumpas” iddiası

Sur’da yeni bir “paralel kumpas” iddiası

Sur’da zarar gören evlerdeki malzemelerin maddi karşılığını belirleyen “Eşya Tespit Komisyonu”ndaki kimi görevlilerin paralel yapı mensubu oldukları ve mağdurlara cüzi para teklifinde bulunarak onları PKK siyasetinin kucağına ittikleri iddia edildi.

A+A-

Diyarbakır’da “Eşya Tespit Komisyonu”nda bulunan kimi görevlilerin Sur’daki çatışmalarda ev ve iş yerleri tahrip olmuş halka cüzi para teklifinde bulunarak haklarından feragat etmelerini istediği, bu yaklaşımla devletin yeteri kadar destek sunmadığı algısı oluşturup mağdurları PKK siyasetinin kucağına ittikleri ileri sürüldü.  

Sur’da tahrip olmuş ev ve iş yerlerinin tespiti valilik tarafından belirlenen “Hasar Tespit Komisyonları” tarafından yapılıyor. Zararın bedelini ise “Eşya Tespit Komisyonu” belirliyor. İddiaya göre bu komisyonlarda görevli bazı personelin, ilçe sakinlerinin evlerinin içinde bulunan eşyaların değerine karşılık kendilerine 150 TL ile 19 bin TL arasında cüzi oranda para teklifi yaptıkları ve bu şekilde mağdur halkı tekrardan PKK propagandalarının etkisi altına almaya çalıştıkları belirtildi.

Bazı vatandaşlar, eşyalarıyla birlikte evlerinin yıkıldığını ve “Eşya Tespit Komisyonu”nun belirlediği fiyatın ise 150 TL olduğunu ifade ederek, PKK’nin kendilerine zulüm ettiğini, komisyonların içerisinde de personelin haksızlık yaptığını ve bu yolla mağdur olan ilçe halkını yeniden PKK’ye sempati duymalarının hedeflendiğini ileri sürdü.

Hasar tespit komisyonunda görevli olan ve ismini vermek istemeyen bazı personeller, konu hakkında dikkat çekici bilgiler verdiler.

Komisyonda görevli personel, zarar görmüş ev eşyalarının tespitini yapıp elde ettikleri verileri Yenişehir Kaymakamlığında bulunan “Eşya Tespit Komisyonu”na ilettiklerini ve bu komisyonun da mağdurlara ödenecek zarar miktarını belirlediğini söyledi. Fakat komisyondaki kimi paralel yapı mensuplarının görülen zarara karşılık vatandaşlara cüzi oranda para teklif ettiklerini iddia ettiler.

İsmini vermek istemeyen komisyon personeli, “Para miktarını belirleyen komisyon içeresinde paralel yapının mensupları vardır. Ev eşyalarının fiyatlarını ikinci el maliyeti üzerinden değerlendirip az bir miktarda para veriyorlar. Halk PKK’den uzaklaşmışken, halkın tekrar PKK’nin kucağına itilmesi hedefleniyor. Devlet içerisinde çöreklenmiş olan yapıların hedefi tekrar HDP ve PKK’yi diriltmektir. Bu konuda hükümetin acilen harekete geçmesi lazım.” dedi.

“Evimizden geriye eser kalmamıştı”

Fatih Paşa Mahallesi’nde çatışmalardan önce zor şartlarda ev yaptıklarını belirten Sur mağdurlarından Barış Pılgız ise yaşanan çatışmalardan dolayı evlerinden ayrılırken eşyalarını yanlarına alamadıklarını ifade ederek şunları söyledi:

“Eşyalarımız da evlerimizin içinde kaldı. Akrabalar ile aynı mahallede olduğumuz için 5 aile bir eve gidiyorduk. Onlar da biz de mağdur oluyorduk. Çünkü zor şartlar altında 5 aileyle bir evde kalıyorduk. Daha sonra 4 ay boyunca otelde kaldık. Hasar Tespit Komisyonu tarafından hasar tespiti için bizi çağırdılar ama evden eser kalmamıştı. Bizim orada hendek kazılmasına izin vermedik. Tahminime göre oraya giden polis ve koruculardı. Çünkü oraya giden şahıslar belliydi. Eve gittiğimizde evin kullanılamaz halde gördük. 2 bin TL’ye televizyon aldım. Annem bana çeyizlik bıraktı o da gitti. Kardeşimin tableti ve telefonu vardı onlarda çalınmıştı.  Mutfak eşyaları hepsi gitti. Perişan olduk.”

“Eğer Allah korkusu varsa hiçbir insanı mağdur etmezler”

“Benim mazideki geçmişimi, çocukluğumu, büyüdüğüm, yaşadığım yeri geri getirebilirler mi” diye soran Pılgız, sözlerine şöyle devam etti:

“Hasar tespiti yapan komisyon bana 700 TL para teklifi yaptı. Ben ne yapayım bana verilen o cüzi parayı, o da onların olsun. Devlet mağdur etti. Zaten diğer kesim de halka zulmetti. Diyorlar ki ‘biz Kürt halkını temsil ediyoruz’ onlar kesinlikle bizi temsil etmiyorlar. Bizi temsil etseydiler halka zulmetmezdiler. İki tarafta bizi mağdur etti. Bizim evimizi bize söylemeden yıktılar. Hatta Başbakan Diyarbakır’a geldi ‘buraya yıkım yapılmayacak hasarlı olanların hasarları gidereceğiz tekrar evlerine geri dönecekler’ demişti. Bizim evde bir mermi izi dahi yoktu.  Orada çatışma olmuş olsaydı, ‘hasar görmüş normaldir’ derdim. Evimize gitmek için bekledik ama evimizi içindeki eşyalar ile yıktılar. Eğer Allah korkusu varsa hiçbir insanı mağdur etmezler. Bu dünyada kim burada mağdur ederlerse Allah hesabını sorar. Allah’tan başka kimseye güvenmiyoruz. Bilsinler ki ölüm vardır. Allah hesabını kat soracak onlara.”

Barış Pılgız’ın amcası olan Çetin Pılgız da Sur’da yaşanan çatışmalardan dolayı 6 ay boyunca otellerde kaldıklarını söyledi.

“Evin tüm eşyaları için 750 TL teklif edildi”

Çetin Pılgız, evinde yaklaşık 10 bin TL değerinde eşyanın olduğunu belirterek, “Hasar tespit yapıldıktan sonra 5 ay bekledik, sonuçların açıklanması için. Sur kaymakamlığından çağırdılar. Bizi mağdur etmezler hakkımızı verirler diye düşündük ve gittik. Zararımızın hakkını beklerken bize 750 TL zarar tespiti için belirlemişler. Bu durum karşısında şok olduk. Söyleyecek kelime dahi bulamadık. Nasıl oluyor da biz bu kadar zarara uğramışken bize 750 TL gibi bir miktar teklif ediliyor. ‘Bu neyin zararıdır’ diye sorduk ‘evdeki eşyaların bedelidir’ dediler. Biz de bu ‘kirlenen halıları yıkamaya bile yetmez’ dedik. Zarar tespit komisyonundaki memurlara ve devlete söylüyorum; bu kadar halk bir yıldır mağdur edilmiş ve bu mağduriyetin devlet tarafından devam ettirilmesi millete çok daha ağır gelecektir.” dedi.

“Dedik ki bari devlet tarafından bize bir zulüm olmasın”

Eşinin ve çocuklarının psikolojisinin de bozulduğunu ifade eden Pılgız, “52 yıldır Sur’da ikamet ediyoruz. Sur’da şimdiye kadar böyle olaylar başımıza gelmemişti. Bunları gördük ve dedik ki bari devlet tarafından bize bir zulüm olmasın. Biz bunlara karşı göğüs gerip sabrederiz. Ama devletin de bize yaptığı büyük bir haksızlık var ve artık dile getirilmeli ve herkes tarafından bilinmeli. Çünkü millet çok mağdur. Biz gereken mercilere başvurup hakkımızı aramaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

“Hakkımızı istiyoruz ve bizi mağdur etmeyin”

Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a seslenen Pılgız, “Siz bize vaatlerde bulundunuz, sizi mağdur etmeyeceğiz dediniz. Ama şu anda biz mağdur ediliyoruz. Hakkımız verilmiyor, biz sizden hakkımızı istiyoruz. Milletin mağduriyeti artıyor. Tek isteğimiz milletin hakkının yenmemesi ve mağduriyetin giderilmesidir.” dedi. 

HABERE YORUM KAT