1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Sur 'Tehlike Altındaki Dünya Miras Listesi'ne alınabilir
Sur 'Tehlike Altındaki Dünya Miras Listesi'ne alınabilir

Sur 'Tehlike Altındaki Dünya Miras Listesi'ne alınabilir

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültürel Miras ve Turizm Daire Başkanı Nevin Soyukaya, Sur'da yer alan 602 tarihi anıtsal yapıdan birçoğunun yakılıp yıkıldığını belirtti.

A+A-

Soyukaya, yaşanan bu tahribatlardan kaynaklı Sur'un, UNESCO'nun "Dünya Kültür Mirası" listesinden "Tehlike Altındaki Dünya Miras Listesi"ne alınması durumunun söz konusu olduğunu söyledi.

 

Diyarbakır'ın tarihi Sur ilçesinde bugüne kadar çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesinin yanı sıra birçok tarihi yapı ve dinsel mekanlar yakılıp, yıkıldı. Tahrip edilen bu tarihi mekanlardan bazıları Kurşunlu Camii, Dört Ayaklı Minare, Paşa Hamamı, Hasırlı Halk Meclisi, Yoğurtlu Pazarı, Sırp Gragos Ermeni Kilisesi, Katolik Ermeni Kilisesi, Haci Hamit Cami ve Dengbêj Evi oldu.

 

Sur'un tarihi kimliğine büyük bir darbe vuran bu saldırılar devam ederken, aynı zamanda UNESCO Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı Alan Yönetimi Başkanı olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültürel Miras ve Turizm Daire Başkanı Nevin Soyukaya, yol açılan yıkımı ve bu durumun olası sonuçlarını değerlendirdi.

 

Kültürel bir değere sahip olan Sur'un farklılığı ile kentin mimari dokusunda kendisini yoğun şekilde hissettirdiğini belirten Nevin Soyukaya, 1988 yılında Suriçi'nin tamamının "kentsel sit alanı" ilan edilmesinin ardından 2015 yılı Temmuz'unda da Diyarbakır kalesi ve Hevsel Bahçeleri'nin UNESCO'nun "Dünya Kültür Mirası" listesine alındığını hatırlattı.

 

Sur'da 454'i sivil yapı, 148'i anıtsal yapı niteliğinde olmak üzere toplamda 602 tescilli yapının olduğunu söyleyen Soyukaya, bunlara kentsel dokunun diğer tamamlayıcıları eklendiğinde çok ciddi bir kültür varlığının söz konusu olduğunun kaydetti.

 

'Büyük tahribatlarla karşı karşıyayız'

 

Ancak bu tarihi yapı sahipliğine rağmen aylardır çatışma, ablukanın bulunan Suriçi'nin çok ciddi bir tahribat tehlikesi altında olduğunu vurgulayan Soyukaya, dönem dönem alınan yasağın kalktığı kısa sürelerde uzmanlarla birlikte alana giderek, bütün tahribatları belgeleyip raporlaştırdıklarını paylaştı. Bu raporlar ise Kültür Bakanlığı'na ve UNESCO'nun Türkiye Komisyonu'na gönderildi.

 

Son yasak sürecinde ise alana girilemediği için basına yansıyan görüntülerden anıtsal ve sivil mimari yapıların ciddi anlamda tahribata uğradığını gördüklerini dile getiren Soyukaya, "Bu yaşananlar insanın içini acıtıyor" dedi.

 

Kurşunlu Cami'nin şadırvanı da yıkıldı

 

Bir önceki yasakta tahribatın en çok yaşandığı yerin Kurşunlu Cami ve çevresi olduğunu ifade eden Soyukaya, ilk saldırılar sonucu Kurşunlu Cami'nin yandığını ancak şadırvanının durduğunu, fakat yansıyan son görüntülerde ise bu şadırvanının da tahrip olduğunun göründüğünü ifade etti. Soyukaya, şadırvanla birlikte yine caminin arka kısmında yer alan Roma dönemine ait antik duvarın da yıkıldığını ekledi. Soyukaya yaşanan yıkımı şu sözlerle anlattı:

 

"Dört Ayaklı Minare, Özgür Yurttaş Derneği olarak kullanılan iki tarihi yapı yakıldığını, birçok sokak dokusunun tahribat edildiğini tespit ettik. Ermeni Katolik Kilisesi'nde daha önce kapı ve pencerelerde tahribatlar vardı. İki gün önceki görüntülerde bu tahribatın çok büyük olduğunu söyleyebiliriz. Yapının neredeyse üçte ikisinin yıkıldığını gördük. Yine Paşa Hamamı yandı, Surp Giragos Kilisesi'nin camları ve kapıları tahrip edildi. Tescilli dükkanların tahribata uğradığını gördük. Dengbêj Evi ve sivil yapı olarak kullanılan dükkanlar tahrip edildi. Melikahmet Hamamı ve daha birçok yapı tahrip edildi"

 

'Gerekenler yapılmazsa Sur UNESCO'dan çıkarılabilir'

 

Yol açılan bu yıkım sonucunda en çok merak edilen konu ise UNESCO kapsamında korumaya alınan Surlar ve Hevsel Bahçeleri'nin geleceği. Tahribat ve yıkım sonrasında "Sur'un UNESCO'dan çıkarılma tehlikesi var mı?" sorusuna Soyukaya, şu yanıtı verdi:

 

"UNESCO hemen bir yeri listeden çıkarmıyor. Bu tahribatlar sonrasında ilgili devletten tahribatın yaşandığı yerle ilgili mevcut durumun tespit raporlarını istiyor. Gerekirse kendisi de uzmanlar gönderiyor. Ama ondan sonra da ilgili devletten burayı nasıl özgün dokusuna dönüştüreceğine dair planlarını istiyor. Verilen plan ve raporlar tatmin edici olursa bekliyor. Ama eğer süreç olumlu sonuçlanmazsa Sur'un 'Tehlike Altındaki Dünya Miras Listesi'ne alınması ihtimali çok yüksektir" dedi.

 

Bakanlık yanıt vermedi

 

Yaşanan tüm bu tahribatları süreciyle beraber belgelediklerini anlatan Soyukaya, belgeledikleri ve raporlarla beraber Kültür Bakanlığı'na ilettiklerini ancak sundukları raporlara dair bakanlığın henüz kendilerine geri dönüş yapmadığını paylaştı.

 

Sur'da koruma amaçlı imar planını 2012 yılında belediye olarak revize ettiklerini ifade eden Soyukaya, "Sur tampon bölge olduğu için alan yönetim planı uygulanması çok önemlidir. Uluslararası koruma kuralarla uygun yapılarak ve sadece fiziki yapı değil, yaşamın da yeniden kaldığı yerden devam ettirecek bir planlaması olması gerekir" dedi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler