Sur paramparça

Sur paramparça

Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde 2 Aralık günü ilan edilen sokağa çıkma yasağı, önceki gece saat 23:00 sıralarında kaldırıldı.

A+A-

Yasağın kalkmasıyla birlikte ilçede hareketlilik yaşandı. Kurşunlu Camii’nde yaşanan tahribat, sokaklardaki çatışmaların izleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. İlçe sakinlerinin ise yasağın kalkmasını fırsat bilerek, evlerini terk ettikleri görüldü.

Özgürlük dün saat:  16.00 itibarıyla yerini yeniden yasağa bıraktı. Sur Kaymakamlığı ikinci bir emre kadar ilan ettiği yasak cami hoparlörü ve polis zırhlı araçlarından yapan anons ile duyuruldu.


Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde 2 Aralık günü ilan edilen sokağa çıkma yasağı, önceki gece saat 23:00 sıralarında kaldırıldı. Yasağın kalkmasıyla birlikte dün sabalın erken saatlerinden itibaren Sur’a girmek isteyen yurttaşlar, polis kontrol noktalarına adeta akın etti. Üsk aramasından geçirilen yurttaşlar, merak ettikleri evlerini işyerlerini görme forsatı buldu. Bir taraftan Sur’a girmek isteyenler, diğer tarafta ise yasağın kalkmasını fırsat bilip Sur’dan kaçmak isteyenlerin hareketliliği saatler sürdü.


Yasağın kalkmasının ardından en çok merak edilen, tam 6 saat 40 dakika yanan ancak polisin itfaiyenin can güvenliği sağlayamadığı için kendiliğinden sönmesi beklenen tarihi Kurşunlu Camii’nin son durumuydu. Sur’un içlerine giren her sokağın başında bekleyen çelik yelekli polis ekipleri, giren ve çıkanın üst aramasından geçirdi. Polislerin 30-40 metre kadar ilerisinde ise bu kez Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi (YDG-H) üyeleri, parke taşlarından kurdukları barikatların arkasında, AK-47 Kaleşnikof tüfeklerle ikinci bir kontrol noktası oluşturmuştu. Bu aramanın ardından Sur’un savaş alanını andıran sokaklarına girmek mümkün oldu. Sokaklarda telsizli, kar maskeli YDG-H’liler, devriye geziyordu.


Hem gazeteciler hem de meraklı yurttaşların, Kurşunlu Camii’nden geri kalanları görmek için buraya akın ettiği görüldü. Caminin içinin tamamen yandığı, sıvalarının döküldüğü, kutsal kitaplardan ise kurtulanın olmadığı, cami avlusunda yüzlerce bombaatar mermisinin bulunduğu da gözlendi.


Orada gördüğümüz bir YDG-H üyesine, caminin nasıl yandığını sorduk. İsim vermeden, fotoğraf çektirmeden kısacık bir açıklama yapan YDG-H üyesi “Sabah kalkıp baktık ki cami yanıyor. Polisler bomba atmış. Nöbetçi arkadaşlar öyle dediler” dedikten sonra, yanından uzaklaşmamızı istedi.


Caminin çevresi savaş alanını andıran bir görünümdeydi. Kurşun ve bombalar nedeniyle binalar ağır zarar görmüş sokaklarda su şebekeleri patlamış haldeydi. Çevredeki evlerde ise kaçış telaşı yaşanıyordu. Battaniye, elbise, okul ihtiyacı gibi malzemelerini sırtına alan, Sur’un dışına çıkmak için aceleci adımlarla ilerliyordu. Durdurup konuşmak istediklerimiz ise olaylara sessiz kalan medyayı protesto ettiğini söyleyip, tepki gösteriyordu.
 
Bize yapılan büyük bir zulümdür
 
Sur içinde yaşayan vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren ilçeyi terk etmeye başladı. İlçeden ayrılan vatandaşlar, kendilerine yapılanın büyük bir zulüm olduğunu belirtiyorlar.
 
“Evleri şen olmasın”


Güvenlik gerekçesiyle ismini vermek istemeyen vatandaşlar sitemde bulundu. “Bize bu zulmü reva görenler dileriz ki onlarında evleri şen olmasın. Rahat yüzü görmesinler inşallah” diyen vatandaşlar nereye gideceklerini şaşırdıklarını bu kirli savaşın bitmesini istedi.
 
“Suriyelilerin durumu bizden daha iyi”
 
Vatandaşlar; “Her şeyimizi kaybettik huzurumuz ve evimiz yok. Aşımız işimiz yok, bizim Suriye ve Irak’ta yaşanan savaştan, oradaki gelişmelerden hiçbir farkımız yoktur. Bizi bu hale getirenler utansın. Her şeye rağmen yine kardeşlik, yine barış diyeceğiz. Umarız bu yangın bir an önce söner ve özlediğimiz huzur ve refah ortamı gelir. Savaştan kaçarak bizim buraya sığınan Suriyeli komşularımız bize acıdıklarını söylüyor. Bizim onlardan daha kötü durumda olduğumuzu ifade ediyorlar. Onlar bu çatışmalar başlar başlamaz burayı terk ettiler, bize de terk etmemizi söylediler ancak biz her defasında düzelir düzelir diye bekledik ancak düzeleceği yok. Evimizi sırtımıza atarak buradan gidiyoruz. Allah iyi etsin” diyerek sitemde bulundular.


Çocuklarımız “Açız” diyordu


Yasaklar yüzünden günlerdir çocuklarına yiyecek getiremediklerini anlatan bazı vatandaşlar, çocuklarının “Baba açız” sözlerinin kendilerinin yüreklerine saplanan bir hançer gibi, kulaklarında bir çınlama gibi büyük rahatsızlık verdiğini belirterek, bu gelişmeler üzerine göç etme kararı aldıklarını dile getiriyorlar. 
 
‘Evime roket atıldı, son anda kurtulduk!


Fatih Paşa Mahallesi’nde Kurşunlu Camii yanında oturan ve evi yanarak harabeye dönen Veysi Kalkan adlı yurttaş yaşananlara isyan ederek, şunları söyledi: “İlk gün ben ve annem evdeydik. Başka kimse yoktu. Birden silah sesleri geldi ve hemen ardından eve roket attılar karşıdan. Helikopterden de bir patlayıcı attılar. Hemen babamı sırtıma alıp evden çıkardım. Bugün de geldik baktık evde bir şey kalmamış. Hepsi yıkılmış ve yanmış. Canımızı kurtardık ama evimizi kurtaramadık. Eğer o anda evden çıkmasaydık, evden cenazemiz çıkacaktı. Babam yaşlıdır, evimiz kiradır. Ne yapacağız bilmiyoruz. Allah hakkımızı bırakmasın. Tek sorumlu Erdoğan’dır.”


Ev sahibi Hilmi Atlı da “Evimde kirada kalıyorlar. Polis cami önünde bekliyordu. Oradan da ateş açıldı. Keskin nişancılar da vardı orada. Cami de polisin attığı bombalarla yandı. Zaten hepimiz işsiziz. Ne yapacağız bilmiyorum” dedi.


Yeniden yasak geldi


Bütün bu gelişmeler yaşanırken, Sur Kaymakamlığı, kaldırdığı yasağı yasağın üzerinden henüz 1 gün bile geçmemişken ikinci bir emre kadar yeniden yasak getirdi. Dün saat: 16.00 itibarıyla getirilen yasak cami hoparlörü ve polis zırhlı araçlarından yalpan anons ile duyuruldu.

Bu haber toplam 6594 defa okunmuştur
Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler