1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Sur içinde ve Dicle Vadisi'ndeki tahripler giderilsin'
'Sur içinde ve Dicle Vadisi'ndeki tahripler giderilsin'

'Sur içinde ve Dicle Vadisi'ndeki tahripler giderilsin'

Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne girmesinin ardından bugüne kadar yapılan tahribatların giderilmesi ve bundan sonra nelerin yapılması gerektiği konusunda tartışmalar yürütülüyor.

A+A-

Diyarbakır Mimarlar Odası Başkanı Merthan Anık, UNESCO kararının Diyarbakır kültür mirası için büyük bir önem taşıdığını belirterek, UNESCO kriterleri doğrultusunda Sur içinde ve Dicle Vadisi'ndeki tahriplerin giderilmesini istedi.
 
Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne girmesi Kürdistan ve Diyarbakır'ın tarihi ve kültürel mirasının koruma altına alınması ve geleceğe taşınması bakımından önemli bir karar olarak tarihe geçti. UNESCO kararı ile birlikte bundan sonraki süreçte nelerin yapılması gerektiği konusunda önemli tartışmalar yürütülüyor. Diyarbakır Mimarlar Odası Başkanı Merthan Anık, UNESCO kararından sonra yapılması gerekenler konusunda DİHA'ya açıklamalarda bulundu.
 
'UNESCO kararı yerel yönetimlere ciddi sorumluluklar yükledi'


Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin UNESCO Kültür Miras Listesi'ne girmesinin kent için çok önemli olduğunu dile getiren Anık, Diyarbakır Surları'nda ve kültürel eserlerde yapılan yanlış restorasyonların, karardan sonra UNESCO kriterlerine göre yapılamasını sağlayacağını söyledi. Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin UNESCO'ya girdikten sonra herkesin ilk aklına gelenin Dicle Vadisi, Sur içinde, Kırkalar Dağı'nda yaratılan tahribatların UNESCO kriterlerine göre düzenlenip düzenlenemeyeceğini soran Anık, Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin UNESCO Kültür Mirası Listesi'ne girmesinin yerel yönetimlere ciddi sorumluluklar yükleyeceğini belirtti.
 
'UNESCO kriterleri kapsamında projeler durdurulabilir'


UNESCO kararı sonrasında Diyarbakır Stadyumu yerine AVM ve Karayolları yerleşkesinde ise yapılmak istenen merkezi camii projelerinin iptali için 2 yılı aşkın bir süre mücadele etiklerini belirten Anık, bu güne kadar bir çözüme kavuşamadıklarını ancak, UNESCO'nun kararından sonra bu alanların da Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin tampon sınır bölgesi içinde yer aldığını söyledi. Bunun üzerine bu projelerin iptali ve bu alanların tekrar Diyarbakır'a kazandıracak bir imkanın doğmasının iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Anık, UNESCO kriterleri kapsamında bu projelerin iptali için belediyelerin ve STK'ların üzerine büyük bir sorumluluk düştüğünü söyledi.

Anık, "Yenişehir Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi'nin birtakım revize planları ile bakanlık üzerinde baskı kurup projelerin askıya alınmasını sağlaması gerekir. Yine UNESCO kriterleri kapsamında projenin durdurma imkanı vardır. Aksi taktirde 2 proje de Yenişehir Belediyesi'nde ruhsatın onaylanmasını bekliyor. Belediye ruhsat vermediği taktirde de bakanlık tarafından resen belediyeler devre dışı bırakılarak ruhsat alabilme imkanı vardır" dedi.
 
'Kaçak göl ekolojik dengeyi de bozacak bir projedir'


Dicle Nehri üzerinde yapılan barajlarla nehrin su debisinin düştüğünü belirten Anık, yine Dicle Vadisi üzerinde GÜN-TEK A.Ş. firmasının 2010 yılında 80 milyon TL'ye yapılan kaçak gölün Dicle Nehri'ni büyük bir tahribata uğrattığını söyledi. Yine kum ocaklarının da büyük yıkımlar yaratığını belirten Akın, "Kaçak göller balıkların göç yollarını etkiledi. Kurulacak olan gölette kullanılacak yemlerin, kimyasal ilaçların tekrar nehire karışmasına neden olacak. Kaçak göl ekolojik dengeyi de bozacak bir projedir. Şu an proje ruhsat aşamasındadır. Tüm bu tahribatlar yaşanırken, yıllardır STK'lar ve Amed halkı bunların yapılmaması için büyük mücadeleler verdi. Şimdi UNESCO kararından sonra 2 yıldır yaşanan tüm tahribatların nasıl giderileceği tartışma konusudur" dedi.
 
'Kırklar Dağı'ndaki yanlıştan geri dönüşüm var mıdır?'


UNESCO kararından sonra Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelere büyük sorumlulukların düştüğünü belirten Anık, "Kırklar Dağı'nda yapılan binalar, büyük tahribatlar yarattı. Bu yapılar daha önce yapılmamış olsaydı UNESCO kararından tampon bölge sınırı alanında yer aldığı için UNESCO kriterleri kapsamında yapılmasına izin verilmezdi. Ama yapılmış inşaatlar tamamlanma aşamasına gelmiş durumda. Kırklar Dağı'ndaki yanlıştan geri dönüşüm var mıdır? Bize göre vardır. Bunun alt yapısını hazırlayacak gücümüz de var. Kamulaştırma bedellerinden, analizlerine kadar her şeyi yapar ve ortaya koyabiliriz. Ancak gerçek çözümü belediyeler yapabilir. Siluet olarak Hevsel Bahçeleri'nin görüntüsünü bozan yapıdaki inşaatlar kentin her yerinden çirkin bir görüntü oluşturuyor" diye belirtti.
 
UNESCO kararından sonra bu tür tartışmaların tekrar başlayacak olmasının çok önemli olduğunu belirten Anık, yerel yönetimlerle hem mimari yapı korunması için hem de yapılan yanlışların düzeltilmesi için hep beraber çalışmalar yürütmeye hazır olduklarını söyledi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler