1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Su kaynakları içinde susuz bırakılan köy
Su kaynakları içinde susuz bırakılan köy

Su kaynakları içinde susuz bırakılan köy

Diyarbakır Kulp'a bağlı 220 nüfuslu Yayık köyünün Yarımca (Cımıka) mezrasında ikamet eden yurttaşlar, yıllardan beri devam eden su sıkıntısı nedeniyle büyük zorluklar yaşıyor. Sadece bir kaç kilometre uzağında, bölgede bir çok ilin elektrik ve su ihtiyacını karşılayan Silvan ile Batman barajlarına rağmen susuz bırakılan köy sakinleri, kendi imkanları ile metrelerce kazdıkları su kuyularından çıkan sudan zararlı olmasından dolayı yararlanamıyor.

A+A-

Diyarbakır'da Kulp ilçesine bağlı 32 hane ve 220 nüfuslu Yayık köyünün Yarımca (Cımıka) mezrasında ikamet eden yurttaşlar, yıllardan beri devam eden su sıkıntısı nedeniyle büyük zorluklar yaşıyor. Adeta haritada unutulan ve devlet tarafından da kendi kaderine terk edilen köy ve mezrada yıllardır devam eden su sorununa bir türlü çözüm bulmuyor. Sadece bir kaç kilometre uzağında, bölgede bir çok ilin elektrik ve su ihtiyacını karşılayan Silvan ile Batman barajları bulunmasına rağmen, adeta "kasıtlı" şekilde hizmetten yoksun bırakılan köylüler, kendi imkanları ile kuyu kazarak, su temin etmeye çalışıyor. Ortaçağı andıran teknikler ile toprak metrelerce kazıldıktan sonra suya ulaşılırken, suyun bu kez de hastalık yayması köylülerin umudunu tamamen yok ediyor. Sık sık hastalıklara yol açan su ile ilgili yapılan klinik deneyler sonucu suyun insan ve hayvanlar için ölümcül zararları bulunduğu belirtiliyor. Kuyudan çıkarılan ve zehirli olduğu ortaya çıkan suyu günlük yaşamlarında dahi kullanamayan köylüler, karşı karşıya kaldıkları mağduriyetten dolayı yetkililere tepki gösteriyor.

Kuyu suyu hem insan hem de hayvanlar için sakıncalı
Mezranın sakinlerinden Mehmet Şah Yılmaz, 2006 yılında Badıkan Grup İçme Suyu Projesi kapsamında 2 milyon lira civarında bir yatırım yapıldığını söyleyerek, "Aradan geçen süre içerisinde bu su şebekesi halen aktif olmayıp yapılan tüm masraflar boşuna gitmiştir. Biz de yerleşim yeri sakinleri olarak kendi imkanlarımız ile kuyu açtık. Kuyulardan içtiğimiz sudan sürekli hastalanınca suları laboratuar ortamında tahlil ettirdik. Tahlillerin sonucu çok kötü olup, insanlar için içilmesi kesinlikle sakıncalı olup, hayvanların ise içmeleri halinde ölecekleri yönünde rapor aldık. Bunun üzerine biz de bu suyu içmemeye ve kullanmamaya karar verdik. Fakat ciddi olarak su sıkıntısı yaşıyoruz. İlgili kurumlar tarafından keşif için köye heyet gönderildi. Sadece bir kaç kilometre uzaklıkta bulunan Balıklı Çeşme'den (Kaniya Masiyan) su ihtiyacımızın giderilmesini istedik. Fakat bu talebimiz de kabul edilmedi" diye konuştu.

Kuyu kazarak su ihtiyacımızı gideriyoruz
Bir diğer köy sakini Esma Yılmaz ise, suyun olmadığı yerde hayatın olmayacağını dile getirerek, "Bir yerleşim yerinin en önemli ihtiyaçlarından bir tanesi sudur. Yakınımızda akan çayın kenarından bulunan Balıklı Çeşme'den (Kaniya Masiya) Kahan köyü, Başbuğ köyü, Kara Orman köyü, Ünal köyü, Yavuz ve Yarımca mezrasına su götürüldü. Fakat yaklaşık 5 ay sonra ana hatta kullanılan çelik borular dışındaki plastik boruların bir kısmı da patladı. Bundan dolayı belirttiğim bu yerleşim yerlerinin tümü susuz kaldılar. Şu anda kendi imkanları ile içme suyunu temin etmeye çalışıyorlar. Bizler de kendi imkanlarımız ile kuyu kazarak su ihtiyacımızı temin ediyoruz" dedi.

Eğer yağmur yağmazsa köylüler susuz kalır!
Köyde bulunan caminin medresesinde okuyan çocuklara Kuran kursu eğitimi veren imam Mehmet Sait Oğuz, köye yakın sulama barajı ve dere yatakları olmasına rağmen köyün susuz bırakıldığına dikkat çekti. Köylerine yakın su kaynaklarının bulunduğunu, fakat yararlandırılmadıklarını belirten Oğuz, şunları söyledi: "Kulp Kaymakamı'na köyde su sorunu olduğunu söyledik, ama 'Su Kulp'un genel sorunu' diye cevap verdi. Devlet destek vermezse su sorunumuz nasıl çözülür? Ama 6 yıldır bu köydeyim; eğer yağmur yağmazsa köylüler susuz kalır. Köylüler tankla su alıyor. Çünkü kuyu suyu içinde 4 bin 80 küsur bir kirlilik var. İl Özel İdare, kuyu suyunun kirli olduğunu bildirmesine rağmen bize 'Suyu için deneyin' diyor."

Eşeğinin sırtına bağladığı bidonlar ile su almaya giden Guhderne (Taşköprü) köyü sakini Seyfettin Güzel (58) de doğduğu günden bu yana suyu görmediğini belirterek, "Burası Kürdistan ama biz Türkiye vatandaşıyız. Ya bize su getirin ya da bizi vatandaşlıktan da çıkarın. Bizden utanmıyorsanız, eşeğimden utanın" diye belirtti. Güzel, Başbakan Erdoğan'a seslenerek, "Dünyanın hangi ülkesinde eşekle su almaya gidiliyor" diye sordu.

HABERE YORUM KAT