1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'STÖ'ler incelemelerinde halkın beyanlarını esas almalı'
'STÖ'ler incelemelerinde halkın beyanlarını esas almalı'

'STÖ'ler incelemelerinde halkın beyanlarını esas almalı'

Bölgede meydana gelen olayları yerinde inceleme ve tespit etme konusunda çalışma yürüten sivil toplum örgütlerinin iyi incelemelerde bulunması gerektiği aksi takdirde yaşananların karartılabileceğini belirten MHD Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Avukat Serhat Karaşin, “Sivil toplum örgütü olmanın birinci görevi devleti denetlemektir” dedi.

A+A-

Heyetlerin resmi kurum, kuruluşların beyanlarından ziyade olay yerinde bulunan görgü tanıklarının beyanlarını esas alarak kamuoyuna taşıması gerektiğini ifade eden Karaşin, polis ve özel harekat timlerinin saldırıları sonucu yaşanan sivil ölümlerin de STÖ'ler tarafından teşhir edilmesi gerektiğini söyledi.
 
7 Haziran seçimlerinde istediği sonucu elde edemeyen geçici AKP hükümeti tarafından devreye konulan savaş konsepti bölgede olaylara ve ölümlere, batı metropollerinde siyasi soykırım operasyonları ve cezaevlerinde ise akıl almaz uygulamalarla devam ediyor.
 
“Raporlar tutulurken dikkat edilmeli”
 
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun birçok kentini ablukaya alarak uygulanan sıkıyönetim uygulamaları ile devletin sivil halka yönelik sınır tanımayan şiddetinin tespit edilip kamuoyuna yansıtılması konusunda sivil toplum örgütlerinden oluşan bağımsız heyetlerin rolü ortaya çıktı. Bu süre içerisinde yaşananları tespit etme konusunda oluşturulan heyetlerin yaptığı çalışmaları değerlendiren Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Avukat Serhat Karaşin, bölge kentlerinde yaşananların çok ciddi saldırılar olduğunu belirterek, buraya giden heyetlerin de yaşananları raporlaştırırken dikkat etmesi gerektiğini ifade etti.
 
“Bütün halk düşman görülüyor”
 
Yaptıkları incelemelere ilişkin bilgi veren Karaşin, Ankara'ya bağlı operasyonel faaliyet yürüten grubun, her gittiği alanda ağır hak ihlallerine neden olduğu ve sivil kayıplarına neden olduğu tespitine varıldığını ve bütün halkın düşman görüldüğünü öne sürdü.
 
“Yaşananların karartılmaması için iyi incelemelerde bulunulmalı”
 
Sokağa çıkma yasağının ilan edildiği ve ardından saldırıların gerçekleştiği kentlerde iyi incelemeler yapılması gerektiğinin altını çizen Karaşin, yaşananların karartılabileceğini belirterek, buna örnek olarak Bismil ilçesinde Berat Güzel'in katledilmesi sırasında yaşananları hatırlattı. Berat Güzel'in katledilmesi sonrası yapılan olay yeri incelemesinde, polis memurlarının şüphe uyandırdığını dile getiren Karaşin, “Olay yerindeki inceleme usulleri ve Beraat Güzel'e doğru eğilerek, olay yerine bir şey bırakıldığı görüntüsü basına yansımıştı. Bunlar açıklanması gereken hususlar, yani aydınlığa kavuşturulması gereken hususlar. Çatışma içerisinde bulunmayan birisi katledilmiştir” dedi.
 
“STÖ olmanın birinci görevi devleti denetlemektir”
 
Bu anlamda hukukçu ve insan hakları savunucularının dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Karaşin, heyetlerin resmi kurum, kuruluşların beyanlarından ziyade olay yerinde bulunan görgü tanıklarının beyanlarını esas alarak kamuoyuna taşıması gerektiğini ifade etti. Karaşin, şunları aktardı:
 
“Kolluğun ve devlet mekanizmanın en ağır şekilde, en ciddi şekilde şehirlerde operasyon yapmasını, sivil ayrımı gözetmeksizin operasyonel faaliyet yürüttüğünü teşhir etmelidir. Sivil toplum örgütü olmanın birinci görevi devleti denetlemektir”
 
“Toplumun demokratik tepkisini ortaya koyma hakkı vardır”
 
Bölgede yürütülen savaşın sorumlusunun Dolmabahçe Mutabakatı'nı elinin tersiyle iten Erdoğan olduğunu dile getiren Karaşin, “Dolayısıyla sivil toplum kuruluşlarına, Mezopotamya Hukukçular Derneği olarak şu çağrıda bulunuyoruz, bu savaşın sorumlusu insanların sokakta direnişe geçmesine sebep olan, barış süreci ya da çözüm sürecini sonu nihayetine ermişken bütün bunları ret eden anlayıştır. Bütün bunları ortadan kaldıran anlayıştır. Buna ilişkin elbette ki halkın, toplumun demokratik tepkilerini ortaya koyma hususunda bir hakkı vardır” dedi.
 
“'STÖ'ler savaşa karşı sorumluluklarını bilmeli”
 
Karaşin, bu anlamda halkı baz almayan sivil toplum örgütlerinin yaşanan ciddi hak ihlallerini meşrulaştıran açıklamalar yaptığını ifade etti. Polis ve özel harekat timlerinin saldırıları sonucu yaşanan sivil ölümlerin sivil toplum örgütleri tarafından teşhir edilmesi gerektiğini vurgulayan Karaşin, saldırıların ve sivil ölümlerin seçimlerin yaklaşmasıyla yoğunlaşacağına işaret ederek, sivil toplum örgütlerinin savaşa yönelik sorumluluklarını bilmeleri gerektiğini dile getirdi. 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler