1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. STK'lardan çocuk istismarı açıklaması
STK'lardan çocuk istismarı açıklaması

STK'lardan çocuk istismarı açıklaması

DİYARBAKIR- Diyarbakır'da bir araya gelen 19 sivil toplum kuruluşu temsilcisi, çocuk istismarlarına karşı basın açıklaması düzenledi.

A+A-

Diyarbakır Adliyesi önünde toplanan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, çocuk istismarlığına karşı ortak basın açıklaması düzenledi. Grup adına basın açıklamasını okuyan Psikolojik Danışmanlık Rehberlik Derneği Yönetim Kurulu üyesi Zuhal Akıntı, bugün sivil toplum örgütleri olarak yaklaşık bir sene evvel 23 Nisan 2013 tarihinde gerçekleşen ve hala dava süreci devam etmekte olan cinsel istismar vakasına dikkat çekmek için toplandıklarını söyledi. Akıntı, “Bu üzücü olay çocuk istismar ve ihmalinin toplumumuzda ne denli ciddi ve o denli örtük kalmış bir olgu olduğunu, istismarı önlemeye, ortadan kaldırmaya yönelik önlemleri yaşama geçirmenin ne denli yaşamsal olduğunu bir kez daha göstermiştir. Türkiye'nin de onaylamış olduğu BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi'nin 34. ve 39. maddeleri devletlere ve herkese çocuğu her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma yükümlülüğü verir. Biz sivil toplum örgütleri olarak, tüm yönleriyle çocuk istismarı ve yarattığı ruhsal sonuçlar toplumun ve ülkeyi yönetenlerin sürekli olarak önemli gündem maddelerinden birisi olmalıdır. Devlet çocukların sağlıklı ruhsal gelişimlerini sağlayacak yaşam ortamını sağlaması gerekmektedir. Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi'ni imzalayan Türkiye'nin artık sözleşme gereği Türk Ceza Yasası ve Ceza Muhakemesi Yasası başta olmak üzere ilgili yasalarda gerekli düzenlemeleri çocuğun yüksek yararı doğrultusunda hızla hayata geçirilmelidir” dedi.
19 Şubat 2014 tarihinde Dicle Üniversitesi Hastaneleri beden ve ruh sağlığı heyetinin İstismar mağduru 13 yaşındaki çocuğuna vermiş olduğu rapora da değinen Akıntı, “Heyet, 'Olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve herhangi bir psikopatolojik araz tespit edilmediğini ve bu olay nedeniyle Beden ve Ruh Sağlığının bozulmadığını' oy birliğiyle onamıştır. Aralarında çocuk ve ruh sağlığı hastalıkları uzmanının da bulunduğu bu heyetin beden ve ruh sağlığının bozulmadığı yönündeki kararları hem tıbbi hem de ulusal ve uluslararası hukuk açısından kabul edilemez. 13 yaşındaki bir çocuğun Beden ve Ruh Sağlığının bozulmadığını söylemek psikiyatrik değerlendirmenin temel esaslarına uymamaktadır. Çünkü Çocukların maruz kaldığı istismar ve ihmal çocukların ciddi ve kalıcı ruhsal sorunlar yaşamasına, kişilik gelişimlerinin bozulmasına yol açmaktadır. Cinsel istismar ve sömürü, fizik sağlığı yanında çocuğun ruhsal, duygusal, toplumsal yaşamı üzerinde kalıcı, derin ve yaşam boyu sürecek izler bırakacaktır. Bu sömürüye maruz kaldığı yaş ve gelişim dönemine göre farklılık gösteren karmaşık ruhsal tepkiler ortaya çıkacaktır. Bizler bu ve benzeri vakaların bir daha yaşanması için gerekli olan etkili kalıcı çözümlerin bir an evvel hayata geçirilmesini talep ediyor, konun takipçisi olacağımızı kamuoyunun huzurunda deklare ediyoruz” diye konuştu.
Grup, basın açıklamasının ardından sessizce dağıldı.
(YRT-AŞ-Y)

HABERE YORUM KAT