1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. ŞÖNİM’lere eleştiri
ŞÖNİM’lere eleştiri

ŞÖNİM’lere eleştiri

İHD Kadın Komisyonu, Diyarbakır’daki kadın sığınma evleri ve Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ile ilgili ayrıntılı bir rapor hazırladı. Hazırlanan rapor, İHD Diyarbakır Şubesi’nde Kadın Komisyonu tarafından açıklandı.

A+A-

Şube Kadın Komisyonu tarafından sürdürülen faaliyetler kapsamında hazırlanan raporun amacı şöyle açıklandı:

“Türkiye’nin de taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi olarak adlandırılan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ile 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine dair kanun ile hüküm altına alınan, kadının her türlü ayrımcılık ve şiddetten korunması, kadının bedensel ve ruhsal bütünlüğünün korunması, bunun için gerekli tedbirlerin alınması ve böylece kadının insan haklarının korunmasının sağlanması amacıyla; alınan tedbirlerden biri olan kadın sığınma evlerinin kadınların ihtiyaçlarının karşılanması noktasında barınma, psikolojik, eğitsel, hukuki ve sosyal çalışma desteklerini kendileriyle görüşerek, bu hizmetin geleceğe yönelik geliştirilebilir yönlerini ortaklaşarak belirlemek ve katkı sunmaktır”

Görüşme yapılamadı

Raporda, oluşturulan inceleme heyetinin, gerek Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ve gerekse Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı’na yaptığı başvuruların “Kadın konuk evlerinde verilen hizmetlerin özelliği ve gizliliği nedeniyle” uygun görülmeyerek reddedildiği vurgulandı. Bu yüzden de Diyarbakır ili ŞÖNİM’e bağlı konuk evlerindeki kadınlarla görüşme yapılamadığı kaydedildi.

Belediye merkezlerinde ise görüşüldü

Buna karşın Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Sosyal Politikalar Daire Başkanlığı ile Bağlar Belediyesi Kardelen Kadın Merkezine yapılan resmi başvuruların olumlu karşılandığı kaydedilen raporda “Bu doğrultuda kadın konuk evleri yöneticilerinin uygun gördükleri yer ve zaman içerisinde, belirli aralıklar da 17 kadın ile aydınlatılmış onamları doğrultusunda birebir görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeciler; evli, evli-çocuklu ve bekar olmak üzere, 18 ila 36 yaş aralığında olan kadınlardan oluşmaktadır” denildi.

ŞÖNİM’de kalan kadınlar şikayetçi

ŞÖNİM’lere bağlı konuk evlerinde kısa bir süre kalıp ayrılan kadınların kaldıkları sürece dair bildirimlerinin aktarıldığı raporda ise şöyle denildi:

“A Kadın: Ağrı Konuk evinde rahat değildik, aşağı inip dolaptan bir şey alamıyorduk, çocuklarıma tuvaletteki suyu içiriyordum. Sonra Eskişehir Konuk evine geçtim. Kürt olduğum için kötü davranıyorlardı.

B Kadın: Bulunduğum sığınma evinden Eskişehir Konuk evine gittim bana sadece Eskişehir’de yaşayanların burada kalabileceğini söylediler. 

C  Kadın: Bulunduğum ildeki ŞÖNİM Konuk evinde beni kocamla barıştırmaya zorladılar. 

D  Kadın: Karakolda sıkıntı yaşadım, bana hakaret ettiler, ŞÖNİM’de yüzümdeki darp izinin sebebine inanmadılar, bana bağırdılar, hakaret ettiler, zorla anneme verdiler. 

E  Kadın: Karakol aracılığıyla ŞÖNİM’e başvurdum. Ailemle barışmak için baskı ettiler, sürekli beni sorguladılar.”şeklinde beyanda bulunmuşlardır 

Raporda ayrıca kadına yönelik şiddete ilişkin tespitlere de yer verilerek elde edilen bulgular şöyle sıralandı:

“Kadına yönelik şiddetin engellenmesi amacıyla, İstanbul Sözleşmesinin taraf devletlere yüklediği önleme, koruma, yürütme ve kadına yönelik şiddetle mücadele politikalarına yönelik ilgili çalışmalar tüm kadın ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği içinde yapılmalı, kadınlar güçlendirilerek yapısal eşitsizliği sorgulayacak ve dönüştürecek, kadına yönelik ayrımcılığı ortadan kaldıracak çok yönlü politikalar belirlenerek hayata geçirilmelidir.  Kadın beyanı esas alınmalı, arabuluculuk gibi alternatif uyuşmazlık yöntemlerinin kadına yönelik şiddet vakalarında uygulanması yasağı getirilmelidir.  Kadının ilk başvurduğu karakollardaki kolluk görevlilerinin 6284 sayılı ‘’Ailenin Korunması ve -Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un’’ 36. Maddesi 2. Fıkrasına göre; özellikle Çocuğun ve Kadının İnsan Hakları ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliği konusunda eğitim almış personellerden oluşması gerekmektedir. Görüşmeci kadınlara yönelik,  kendilerine destek hizmetleri sunan görevliler tarafından değer verilme duygusu, önemsenme, kadın olma ve kadın olarak belli haklara sahip olmaları gerektiği konusunda bilinçlendirilme çalışmaları kendilerine olan güvenlerini artıracaktır. Kadınların sosyal, kültürel ve bilişsel gelişimleri için; eğitim, destek çalışmaları arttırılmalıdır.  Kadının, şiddet mağduru olması nedeniyle başvurduğu resmi makamlardaki görevliler, kadın iradesi dışında kadını zorlayarak ailesi ile görüştürme yönünde teşvik edici ya da arabulucu olmamalı, yapanlar hakkında gerekli yasal mekanizmalar işletilmelidir. Şiddet mağduru kadının başvuracağı özel birimlerin (psikolog, sosyal çalışmacı, hukukçu) oluşturulmalı, şiddet uygulayan erkek veya aile bireyleriyle aynı ortama getirilmemelidir.  ŞÖNİM ve resmi kurumlarda çalışan görevliler, toplumsal cinsiyet eşitliği ve insan hakları alanında eğitim almış kişilerden oluşturulmalıdır. Kadınlara yönelik ayrımcı tutum sergileyen ve işlem yapan görevliler hakkında gerekli yasal işlemler yapılmalıdır. Kadınların kendi hayatları hakkında söz sahibi olabilmeleri için çalışma imkanları sağlanmalı ve istihdam alanları yaratılmalıdır. Kadın Sığınma Evlerinin kapasiteleri ihtiyaca cevap verecek yeterlilikte olması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Kadınlara, kadın sığınma evlerinde kaldıkları süreçte ihtiyaç duydukları maddi destek sağlanmalıdır. Kadına yönelik şiddet davalarında uygulanan ‘’Rıza”, “Haksız Tahrik”, “İyi hal”, “saygın tutum’’ indirimi kaldırılmalı, yargı makamlarının pratikteki cezasızlık politikalarına son verilmelidir”  

 

(Mahmut Oral)

 

HABERE YORUM KAT