1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. “Sokağa Çıkma Yasağı Değil, Kent Ablukası’dır”
“Sokağa Çıkma Yasağı Değil, Kent Ablukası’dır”

“Sokağa Çıkma Yasağı Değil, Kent Ablukası’dır”

Bölgede 'sokağa çıkma yasakları'nın ancak sıkıyönetim hallerinde Bakanlar Kurulu tarafından karar altına alınabildiğini söyleyen Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, mevcut durumun tamamen politik bir şiddetin yürütüldüğü "kent ablukası" olduğunu ifade etti.

A+A-

Türkiye'nin birçok kentinden dernek üyeleri ile birlikte bölgedeki soykırım operasyonlarını protesto etmek ve direnişteki halkla dayanışmak üzere Diyarbakır'da gelen Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, Sur, Cizre ve Silopi'de haftalardır süren 'sokağa çıkma yasakları'nı değerlendirdi.


Devletin aylardır uyguladığı sokağa çıkma yasaklarını, İl İdaresi Kanunu'na dayandırması üzerinde duran Kozağaçlı, öncelikle sürdürülen bu uygulamaya 'sokağa çıkma yasağı' adı verilmiş olmasının yanlış olduğunu ifade etti. Çünkü sokağa çıkma yasağının, mevzuatlarda sadece sıkıyönetim hallerinde Bakanlar Kurulu tarafından verilebilecek bir karar olduğunu vurgulayan Kozağaçlı, bugüne kadar böyle bir uygulama örneğinin ise yaşanmadığını belirtti.
 
Yasağın hiçbir hukuki dayanağı yok!


"Burada ilan edilmiş savaş hali yok, zaten sadece TBMM ilan edebilir böyle bir savaşı. Yine sıkıyönetim, olağanüstü hal de ilan edilmiş değil" diyen Kozağaçlı, bu koşullarda yasağın uygulandığı gibi bir ablukaya yol açacak hukuksal dayanaktan yoksun olduğunun altını çizdi. Kozağaçlı bu yoksunluğa rağmen yasağın tamamen hukuk dışı, defacto şekilde uygulanmaya devam edildiğini söyledi.
 
'Bu bir kent ablukasıdır'


Bu nedenle 'sokağa çıkma yasağı' denilmesine baştan karşı olduğunu dile getiren Kozağaçlı, şunları söyledi: "Bu tezi kabul etmemiz mümkün değil. Bunun hiçbir dayanağı yok. Bu bir ablukadır, kent ablukasıdır. Kentleri, mahalleleri abluka altına almış durumdalar. Eğer kanunda, adına 'sokağa çıkma yasağı' denilen şey ilan etmeyi düşünüyorlarsa bunun Anayasa'da, yasada yolu belli. Sıkıyönetim ilan edecekler. Bakanlar Kurulu karar verecek. Bunu yapmadıklarına göre hiçbir hukuksal dayanaktan söz etmek mümkün değil. Tamamen politik bir şiddetle operasyon yürütülüyor."
 
'AİHM'in tedbir kararı sürpriz olur'
 
Sürdürülen yasağa dair bu değerlendirmelerde bulunan Kozağaçlı, bu yasaklara dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapılan başvuruları ve verilen yanıtları da değerlendirdi.
 
Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) tarafından, devletin dayanaksız bir şekilde Kürdistan kentlerinde sokağa çıkma yasağı ilan ederek başta insanların yaşam hakkı, sağlığa ve eğitime erişim hakkı olmak üzere temel haklarına erişiminin engellendiği gerekçesiyle yaptığı başvuru üzerine AİHM, Trkiye'nin gönderdiği savunmanın ardından 'tedbir' kararına gerek olmadığına hükmetti.
 
Yaşanan ihlallere ilişkin AİHM'den olumlu karar çıkmasının kendisi için zaten sürpriz niteliğinde olacağını söyleyen Kozağaçlı, çünkü AİHM'in içerisinde bulunduğu konseptin buna izin vermeyeceğini belirterek, Avrupa Konseyi ve AB'nin mülteci krizi nedeniyle AKP hükümeti ile son derece kirli ilişkiler içerisinde olduğunu düşündüğünü ifade etti.
 
'Siyasal iktidarın uluslararası güçlerle ittifakı var'
 
Mahkemenin bu tarz durumlarda son derece etkileyici bir mekanizma olduğunu dile getiren Kozağaçlı, "AİHM, Uluslararası Ceza Mahkemesi veya Lahey Adalet Divanı gibi kurumlar ancak emperyalist ülkeler arasındaki büyük dengeler korunduğu sürece işe yarar ya da bozulduğu sürece işe yarar. Şu anda siyasal iktidarın uluslararası 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler