1. HABERLER

  2. RÖPORTAJLAR

  3. Size savaş yaptırmayacağız
Size savaş yaptırmayacağız

Size savaş yaptırmayacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kurmaylarının erken seçim hesapları ile Türkiye’yi savaşa sürüklediğini belirten HDP Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel:

A+A-

Yaşanan siyasal gelişmeleri değerlendiren HDP Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel, çözüm sürecinin AKP tarafından dondurulduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekibiyle koordineli bir katliam planını devreye koyduğunu söyledi.

“Efkan Ala’nın zirve toplantısında ne işi vardı” diyen soran Demirel, “İçişleri Bakanı olmamasına rağmen bir İçişleri Bakanı’ndan daha fazla yetki ile bu süreci yürütüyor. Bunu da Erdoğan’dan aldığı talimatla yapmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kurmaylarının erken seçim hesapları ile Türkiye’yi savaşa sürüklediğini belirten Demirel, “Size savaş yaptırmayacağız dedi. “Mecliste bize düşman gözüyle bakıyorlar” diyen Demirel, HDP’nin kapatılması tartışmalarıyla ilgili “HDP’nin kapatılmasına halk karar verir” dedi.


Çözüm sürecinin dondurulması, seçime günler kala Adana, Mersin, Diyarbakır, Kobanê ve son olarak Suruç’ta patlayan bombalar ile yaşanan katliamlar, devlet yetkililerinden peş peşe gelen sert açıklamalar, İŞİD ile mücadele adı altında Kürt siyasetine ve hareketine yönelik askeri ve siyasi operasyonlar, çatışmalar, can kayıpları, orman yangınları ile köylerin yanması, HDP’nin kapatılması, milletvekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması tartışmaları, orman derken Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın sözünü ettiği “Yeni sürecin” rengi de belli oldu. HDP Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel, yaşanan tüm gelişmeleri gazetemize değerlendirdi.
 
‘Süreç AKP tarafından donduruldu’


Çözüm sürecinin dondurulması, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmelerin kesilmesi ve tecrit edilmesine dikkat çeken Demirel, “Sayın Öcalan’ın başlattığı çözüm süreci vardı ve 2013 yılında bir deklarasyon yayınlandı. Ateşkes ortamı, bir barış ve müzakere süreci ile Türkiye’nin demokratikleşmesine yönelik bir süreç başladı.

Dünden bugüne heyetler gidip geldi. 5 Haziran itibari ile donduruldu. Ondan sonra tecrit uygulandı. Heyetin İmralı’ya gidişine izin verilmedi. Ailelerin ve avukatların gidişine zaten izin verilmiyordu. Devletin ve AKP’nin amacı HDP’yi baraj altında bırakmaktı. Daha önce ‘bağımsız değil parti olarak girin’ diyen AKP bu başarının olduğunu görünce partimize ve halkımıza yönelik saldırılara ve katliamlara başladı. Ağrı-Diyadin ile başladı. bir provokasyon yaratarak askerleri savaş alanına sürüklemek ve cenazelerini göndermek, bunun üzerinden de nemalanmak istedi ama halkımız bunu boşa çıkardı. Bizim arkadaşlarımız orada şehit düştü” dedi.
 
‘AKP’liler ve Erdoğan, parlamentoda bize düşman gözüyle bakıyorlar’


 “AKP ve bizzat Erdoğan’ın parlamentodaki ilk meclis açılışına geldiğinde de fark ettik. Bize resmen düşman gözüyle bakıyorlardı” diyen Demirel şöyle devam etti: “Çünkü onların oyununu bozduk, onları başkan yaptırmadık, çünkü AKP’yi tek başına iktidar yapmadık. Onun için ülkeyi kaosa sürükleyen bir plan ve proje içine girdi. Seçim öncesi cumhurbaşkanı da Arınç da Davutoğlu da hepsi de ‘eğer HDP barajı aşarsa kaos olacak’, ‘HDP’yi zor güler bekliyor’ dediler. Direk partimizi halkımızı hedef gösteren bir yaklaşım içine girdiler.

Bunu Rojava ve Kobanê’nin başarısı ile İŞİD eliyle yaptı. Bunu tüm dünya kamuoyu çok açık bir şekilde biliyor. Belgelerle de ortaya çıktı. Diyarbakır’da patlatılan bomba sadece bir kişi tarafından yapılmadı. Biz bunu başsavcıya da dedik. Onun arkasındaki gücün ortaya çıkarılması gerekiyor. O bombanın miting alanına getirilmesi tek başına öyle kolay bir şey değildir. 90'lı yıllarda JİTEM adı altında yaptılar, şimdi de İŞİD ile yapıyorlar. Bizzat Erdoğan ve ekibi tarafından yapılan bir planın parçasıdır.”
 
‘Erdoğan, ekibiyle koordineli bir katliam hazırlığı yaptı’


Sandık sonuçlarının AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı rahatsız ederek öfkelendirdiğini dile getiren Demirel, “Sandıkta cevabını aldı. Cevabını alınca daha fazla öfkelenmeye başladı. Onların yolsuzluklarını ortaya çıkarmak, onların başkanlık sistemi ile tek iktidar olma gücünü ellerinden almak demek onların daha fala faşizan duygularının daha fazla hayata geçmesi demekti.

O faşizan duygularının hayata geçirilmesi gözü karalığı insan katliamlarına neden oldu. Geçici bir hükümet olarak kendi başına koordineli bir şekilde tek başına mecliste kimseyle ortaklaşmadan Cumhurbaşkanı ile ortaklaşarak ekibi ile birlikte yaptılar. Efkan Ala gibi İçişleri Bakanı olmamasına rağmen zirve toplantısında yer alması dikkat çeken noktalardan biridir. Zirve toplantısında Efkan Ala’nın ne işi var? Ala’nın başından beri planın içinde yer aldığını ve Ağrı-Diyadin ve geçmişten biliyoruz. İçişleri Bakanı olmamasına rağmen bir İçişleri Bakanı’ndan daha fazla yetki ile bu süreci yürüten bir birey olarak görebiliriz. Bunu da Erdoğan’dan aldığı talimatla yapmıştır.
 
‘Katliamlar, validen, kolluk kuvvetlerinden, Ankara’dan habersiz değildir’


Demirel devamla şunları söyledi: “Kobanê’de yaşanan katliamda İŞİD çetelerini oraya yerleştiren AKP hükümetidir. Bunun böyle bilinmesi gerekir. Türkiye toplumu da artık biraz biliyor ama onların da hakikati artık bilmesi gerekiyor. Bir diğeri de Suruç katliamıdır. O katliamla Kürtlere sahip çıkan onlarla omuz omuza yürüyen, HDP’yi destekleyen ve çözüm için ben de varım diyen gençlere karşı bir katliam gerçekleştirildi. Suruç’u biz biliyoruz. Gittiğimizde aranmışız, MİT tarafından takip edilmişiz. Nereye gitsek takip edildik. Birkaç tane bombacının orada bunu planlaması, oradaki validen, kolluk kuvvetlerinden Ankara’dan habersiz değildir. Kürtlerle birlikte olan herkes hedefimizdir denilmek istendi. Bunun hesabı elbet sorulacaktır.
 
‘İŞİD'e operasyon taktiktir’


Diyarbakır'daki bombalamanın hala failleri bulunmadığını belirten Demirel, savcılık ile görüşmelerine rağmen gizlilik kararı nedeniyle kendilerine bilgi verilmediğin söyledi. Demirel şunları söyledi:

“Bunun arkasında yatan planı da biliyoruz. Bunun da devletle bağı ortadadır. Ve bu bir gün ortaya çıkacaktır. Paris katliamında da demiştik MİT’tir diye ve öyle olduğu da ortaya çıktı ve iddianamede de yer aldı. Hepsi birbiriye bağlantılıdır. Bunların toplamında amaç Suriye’de tampon bölge oluşturmaktır. İŞİD'e operasyon taktiktir. Oraya hava operasyonu yaptı ama boş alanları bombaladı. Bunu gerçekleştirdiniz, oraya atış yaptınız, peki neden ortada hiçbir şey yokken, bir çatışmasızlık süreci varken neden topyekun ve aylar öncesinde organize ettiğiniz operasyonla Kandil’e bir operasyon yaptınız. Sormazlar mı ‘şimdi siz İŞİD’le mi mücadele ediyorsunuz, yoksa çözümden ve barıştan yana olan, ateşkesi uygulayan Kürt özgürlük hareketiyle mi?”
 
‘Hepsi topyekûn bir savaştır’


 “Davutoğlu ‘4 parti birleşelim pkk birlikte mücadele edelim’ adı altında İŞİD’i hedef gösteren ama altında yatan noktada bugün planladıkları şeyi gerçekleştirmekti” diyen Demirel şöyle devam etti: “O da medya savunma alanlarının bombalanmasıydı. Siz sayın Öcalan’la çözüm süreci içinde oturup görüşeceksiniz ve devlet heyeti ile HDP heyeti ile bir görüşme planlayacaksınız arkasından bu sonucu Dolmabahçe’de 10 maddelik bir deklarasyonla açıklayacaksınız ve bunun müzakereye evirilmesi için bir süreci önünüze hedef  koyduğunuza dair bir plan program çıkarıp kamuoyuna açıklayacaksınız ve sonra da cumhurbaşkanı ifadesiyle ‘tanımıyorum. masa yoktur’ diyeceksiniz. Hala Davutoğlu’nun bununla ilgili hiçbir açıklaması yoktur.

Davutoğlu’nun Dolmabahçe’deki açıklamanın arkasında duracak bir cesaret yoktur. 2009 yerel seçimlerin başarısının ardından KCK operasyonları, 2015 seçimlerinde elde edilen başarının ardındanyapıldı. Bunun geçmişle bağlantısı var. Bunlar öyle kendiliğinden ve tesadüf olan şeyler değil. Bunların hepsi Kürt özgürlük mücadelesine, partilere, sivil toplum örgütlerine karşı yapılan topyekun bir savaştır. 90larda denediler ama sonuç ortada. 2015’te 90ları da aşan bir belirleme söz konusu ve bunun sonucu da kaybedecek onlar olacak kazanacak bu halk olacaktır.”
 
‘Kaos planıyla erken seçim hesabı yapılıyor’


Demirel, “Şuan koalisyon görüşmeleri yapılıyor ama henüz koalisyon kurulmadan bir kaos yaratılmaya çalışılıyor” dedi. Demirel, şöyle devam etti:

“Bu kaos ortamıyla yaratılmak istenen bizzat Erdoğan’ın planladığı kaos ortamı yaratmaktır ve hedef erken seçimi yapmaktır. Erken seçimde de ‘bakın tek başımıza iktidar olmadık diye kaos oldu ve iktidar olmasak kaos artar ölümler artar siz bizi tek başımıza iktidar yapın’ derler. Bununla birlikte HDP’yi marjinalleştirmek ve çözümsüzlüğü derinleştirmek, milliyetçi oylara kaymak ve bazı Kürtlerden de oy almaktır. Ama bu da boşa çıkacaktır. Artık Kürt halkı çözümün kimde olduğunu çok iyi biliyor. Devlet ve AKP şunu bilmeli ki Kürdistan’da aldığı birer milletvekillerini bile erken seçimde çıkaramayacak. Kürt halkı artık kesin ve kesin çözümün nerde olduğunu biliyor. Giderayak gideceğini bilen ve yargılanacağını bilen Erdoğan ve kurmayları aslıda son çıkış noktası ile ‘ne kadar kaos yaratır ne kadar daha fazla katliam yaratırım’ hesabını yapıyor ama bundan zararlı çıkacaklar.”
 
‘Size savaş yaptırmayacağız’


 “Ne kadar savaş politikası izleseler de izlesinler biz mücadelemize devam edeceğiz” diyen Demirel, “Geçmişte de bedel ödedik bedel ödemeye devam edeceğiz ama bizim yüz yıllık bir sorun 40 yıllık bir özgürlük mücadelesi ile taleplerimiz çok nettir. Kürtlerin artık bir statüye kavuşması ve özgür bir yaşamın inşası için mücadelemize devam edeceğiz. Asla geri adım atmayacağız. Tüm halkların tüm inançların ve kimliklerin bir arada yaşadığı bir Türkiye için kaosu boşa çıkaracağız. Daha fazla güçleneceğiz ve örgütleneceğiz. Siz savaş yapıyorsunuz ama biz size savaş yaptırmayacağız. Siz ne kadar savaş derseniz biz barış, demokrasi ve özgürlük mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Bu ülkenin kaosa sürüklenmesine asla izin vermeyeceğiz. Halkımız hiçbir zaman boyun eğmedi ve eğmeyecektir. Siz küçük bir eylemde katlederseniz o eylem milyonlar olup tekrar yapılır” şeklinde konuştu.
 
‘HDP’nin kapatılmasına halk karar verir’


HDP’nin kapatılması tartışmalarına da dikkat çeken Demirel, “Faşist anlayış ve zihniyet bu tarz şeyleri her zaman söyler. HDP’nin kapatılmasına halk karar verir. Kapatmakla hiçbir sorunun çözülmeyeceği ortadadır. HEP’ten bugüne kadar geldik. Tüm partilerimiz kapatıldı ama sonuçta ne elde edildi? Hiçbir şey. Türkiye bu konuda mahkum edildi. HDP’nin kapatılması zararı onlara dokunur bize değil. Bu faşist bir zihniyetin ifadesidir. Hazmedemedikleri şey HDP’nin 80 vekil ile parlamentoda ye almasıdır. HDP bundan sonra daha da büyüyecek. Bu algı operasyonudur ve bununla HDP’yi marjinalleştirmek istiyorlar ama başaramayacaklar” dedi.
 
‘Neden Kürdistan’da hava söndürme aracı yok?’


Yaşanan orman yangınlarına da dikkat çeken Demirel son olarak şunları söyledi: Lice ve kulp dağları yakıldı. Bununla ilgili soru önergesi de verdim. Gözümüzle gördük orada yaşananları. Gitmeden önce bakanla, müsteşarla, Orman Bölge ve İl müdürlükleriyle hepsiyle görüşme yaptık. Hepsi de duyarlı olduklarını ve çözeceklerini söylediler.

Arkadaşlarımızla olay yerine gittik, milletvekili olmamıza rağmen iki yerde durdurulduk, bekletildik ve geçişimize askerler keyfi olarak izin vermedi. Biz askerlerle bunun tartışmasını yürütürken üstümüzden helikopterler geçti ve ormanlık alanda gezdi. Bizim gözümüzün önünde oralara ateş topu bıraktı. Onun ardından da yangın çıktı. Alana gittik. Orman İl Müdürlüğünü aradığımızda bize cevap verilmedi. ‘Can güvenliği nedeniyle oraya gidemiyoruz’ dediler. Biz oraya vardığımızda ‘söndürmek için gelebilirsiniz izin aldık’ dememize rağmen kimse gelmedi. İçişleri Dakanı da ‘evet doğrudur biz izin vermedik’ dedi. Biz madem güvenciliğiniz yoktur o halde havadan söndürme aracı getirin dedik. Orman İl Müdürlüğü “Hatay’dan gelmesi lazım uzun bir saat sürüyor. Ya buralarda da yangın çıkarsa” dedi.

Bunun adı ‘biz Kürdistan’ı yakarız da yıkarız da katlederiz de.’ Kürdistan’da hava söndürme aracı yoktur. Gördük helikopter kendisi yakıyor zaten artık ondan çözüm beklemenin bir anlamı yok. Kendi yaktığı yeri söndürmez. Evlerin yandığını gözlerimizle gördük bağ bahçeler hepsi kül olmuştu.”

(Sertaç KAYAR)

Bu haber toplam 4310 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler