1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Sivil Toplum Örgütleri ırkçılığı lanetledi
Sivil Toplum Örgütleri ırkçılığı lanetledi

Sivil Toplum Örgütleri ırkçılığı lanetledi

DİYARİNSESİ.ORG - Güneydoğu takımları ve özellikle Diyarbakırspor'un deplasman maçlarında yaşanan ırkçı tutuma karşı Sivil Toplum örgütleri tepki gösterdi.

A+A-
DİYARBAKIRSPORA SAHİP ÇIKTILAR
 
DTSO, DTB, OSGİAD, MÜSİAD, GÜNGİAD ve DOSİAD' ın ortaklaşa yayınladıları açıklamada, 2004 yılında Bursa'da başlayan ırkçı tezahürat ve tutumun devam ettiği geçtiğimiz hafta Erzincan Refahiyespor maçında bir kez daha ortaya çıktığı ifade edilerek ilgilileri bu konuda önlem almaya davet ettiler.
 
Biz aşağıda imzaları bulunan Sivil Toplum Örgütleri, Spor'da yıllardan bu yana devam eden ancak, son günlerde doruk noktaya ulaşan ırkçı ve ayrımcı yaklaşımlara dikkat çekmek ve yetkilileri harekete geçirmek için bu bildiriyi yayımlıyoruz. 
 
Sporun ana felsefesi Din, Dil, Irk ve Renk gözetmeksizin tarafların centilmenlik kuralları içinde mücadele etmesini sağlamak, aynı zamanda sağlıklı nesillerin yetişebilmesi için örnek teşkil etmektir. 
 
Diğer yandan özelde futbol, genelde ise sporun tüm branşları kitleleri peşinden koşturuyor. Özellikle futbola harcanan bütçeler, bu branşın Dünya'da 4'ncü endüstri olarak görülmesine neden olmaktadır. Ülkeler, futbola yaptıkları büyük yatırımlarla tanıtımlarına katkı sunmaktadır. Aynı şekilde kentler, ilçeler, beldeler hatta köyler dahi spor sayesinde seslerini duyurmakta, yaşadıkları bölgelerin tanıtımına katkı sunmasını sağlamakta ve birer marka haline gelmelerine yol açmaktadır.
 
Ancak, son birkaç yıldan bu yana Dünya'da yaşanan ırkçı ve ayrımcı yaklaşımlar, ülkemizde de son birkaç yıldır tezahür etmekte ve gittikçe tehlikeli bir boyutta doğru yol almaktadır. Bursa ilinde 26 Eylül 2009 tarihinde oynanan Bursaspor-Diyarbakırspor maçında Bursaspor taraftarlarınca yapılan Irkçı tezahüratla başlayan bu süreç 16 Kasım 2014 tarihinde Erzincanda oynanan Erzincan Refahiyespor-Diyarbakırspor A.Ş. maçında Diyarbakırspor A.Ş. aleyhine atılan sloganlarla devam etmiştir. 
 
Tabi ki, bu ortamı yaratan nedenlerin başında 30 yıllık çatışmalı ortamın olduğunu biliyoruz. Ancak çözüm süreci ile birlikte ülkemizde beliren barış ve kardeşlik umudu tamda spor alanında karşılık bulması beklenirken bu tür yaklaşımların olması bizi kaygılandırmaktadır. Yıllarca aynı durumlara ilkokul, lise takımlarımızda maruz kalmış, sporu yönetenlerin bunları engellemeye yönelik bir çabaları olmamıştır. Tam aksine mağdur olan takımlarımız gerek idari, gerekse para cezalarına maruz kalmıştır. 
 
Son olarak, 3'ncü Futbol Ligi'nde mücadele eden Diyarbakırspor A.Ş takımımızın deplasmanda Erzincan Refahiyespor ile yaptığı karşılaşmada ırkçı ve saldırgan tutuma maruz kalmıştır. Örneklendirmek gerekirse;
Maçın ikinci yarısında Diyarbakırspor yedek kulübesinin arkasında bulunan Refahiyesporlu taraftarlar ağza alınmayacak galiz küfürlerde bulunmuş, yedek kulübesine ve sahaya yabancı madde yağdırmıştır. Refahiye Kaymakamı, böyle bir yetkisi olmadığı halde TFF kriterlerine ve yasalara göre protokolde bulunması gereken  Diyarbakırspor Futbol Yatırımları A.Ş Başkanı İhsan Yapıcı'yı  protokol tribününden kaldırarak Diyarbakırspor'un kurumsal kimliği ve Diyarbakır kentine saygısızlık yaparak büyük bir skandala imza atmıştır. Maçın ikinci yarısında Refahiyesporlu taraftarlar uzun süre toplu olarak 'PKK dışarı' ve benzeri siyasi sloganlar atmış, tribünde bulunan Erzincan Valisi ve Refahiye kaymakamı hiçbir şekilde müdahale etmemiştir. Refahiyesporlu taraftarlar maçtan sonra siyasi sloganlara devam ederken, stat dışında da Diyarbakırsporlu taraftarlara saldırmışlardır. Rakip takım taraftarlarının saldırılarına ses çıkarmayan Erzincan emniyetinin Diyarbakırsporlu taraftarlara elektroşoklu coplarla saldırarak çok sayıda taraftarı hastanelik etmesi ve daha sonra gözaltına alması dikkatlerden kaçmamıştır.
En küçük bir olumsuzlukta Diyarbakır ve bölge takımlarına ceza yağdıran TFF, Diyarbakır ve bölge takımlarına yönelik ırkçı tutumlara bugüne kadar sessiz kalarak prim tanımış ve bu olanların sorumlusu olmuştur. Burada asıl hedefin Diyarbakır ve bölge takımları üzerinden siyaseti spor sahalarına sokarak Çözüm Süreci'ni provoke etmek olduğu gayet açıktır. Hükümet ve TFF derhal bunun önüne geçmeli, bu gibi olaylarda ihmali olanlar cezalandırılmalı. 2011 yılında yürürlüğe giren Sporda Şiddeti ve Düzensizliği Önleyen Yasa sadece Diyarbakır ve bölge takımlarına değil tüm kulüplere uygulanmalıdır. Halkımızın TFF'nin tarafsız ve herkese eşit olduğuna ilişkin inancı yapılan uygulamalar nedeniyle gittikçe azalmaktadır. Son dönemlerde yaşanan ırkçılık olaylarının etkisinde kalan hakemler de Diyarbakırspor A.Ş. ve bölge takımlarına yönelik kıyım yaparak emekleri gasp etmektedir. Nitekim Erzincan'daki maçta görevli Trabzon bölgesi hakemleri kararlarıyla Diyarbakırspor A.Ş.'yi mağdur etmişlerdir.
 
Sonuç olarak, spordaki bu tehlikeli tırmanışa 'dur' demek için ilgili Spor Bakanlığını, Federasyonları, Siyasileri, bürokratları ve tüm idarecileri göreve davet ediyor, saygılarımızı sunuyoruz.  
Bu haber toplam 7846 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT