1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. “Sıra Kürt halkına gelince mi kabadayı kesiliyorsunuz?”
“Sıra Kürt halkına gelince mi kabadayı kesiliyorsunuz?”

“Sıra Kürt halkına gelince mi kabadayı kesiliyorsunuz?”

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cizre, Silopi ve Sur’da yoğunlaşan operasyonlarla ilgili günler sonra konuştu.

A+A-

 Demirtaş, “Putin’e bir iki gün meydan okuyup süt dökmüş kediye dönen Başbakan ve Cumhurbaşkanı, Musul'a asker gönderip dünyaya meydan okuyup sonra pısırık pısırık askerlerini geri çeken Cumhurbaşkanı, İsrail'e “One Minute” deyip 20 milyon dolara anlaşan Cumhurbaşkanı, sıra Kürt halkına gelince mi kabadayı kesiliyorsunuz?” dedi.


Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanları Hatip Dicle ve Selma Irmak'ın katılımı ile bölgede yaşananlara ilişkin basın toplantısı düzenlendi.


DTK binasında düzenlenen toplantıda konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın zehir zemberek sözleri damga vurdu. HDP’nin programında yönetim modeli düşüncesini dile getirdiğini ve bununda demokratik özerklik olduğunu belirterek, “Hükümetin savaşın da ötesine geçen bu işgal girişimine karşı partimizin tutumu nettir. Bugün partimiz Kürt halkının yanındadır” dedi.


Demirtaş, şu önemli değerlendirmelerde bulundu:
 
Kürtlere karşı mı kahramanlık yapıyorsunuz?


"Arkadaşlarımız halkımızın haklı meşru tarihsel mücadelesini ve gerekçeleri dile getirdi. Putin'e bir iki gün meydan okuyup daha sonra süt dökmüş kediye dönen Cumhurbaşkanı, Başbakan; Irak'a asker gönderip daha sonra çekmeyeceğim diye dayılanıp daha sonra pısırık pısırık askerlerini çeken Cumhurbaşkanı, Başbakan; İsrail'e van minut diye meydan okuyan daha sonra gece yarısı anlaşma imzalayan Cumhurbaşkanı ve Başbakan sıra Kürt halkına gelince, Cizre'ye gelince mi aslan kesiliyorsunuz? Cizre'de birkaç PKK'liye karşı 6 general 10 bin askerle operasyon yaparak mı kahramanlık yapıyorsunuz? Bu kadar güçle operasyon yapmak, şehirleri bombalamak, halkın üzerine asker yollayarak aslında ne kadar zavallı olduğunuzu gösteriyorsunuz.
 
İnsanlar korkmuyor sizden


Bugün operasyon yaptığınız her yerde korku panik yok bir bayram ve şenlik havası var. İnsanlar halaya durarak bu operasyonlarını karşılıyor. Çünkü onlar kazanacaklarına başladıklarında o kadar eminler ki? Siz ne yapıyorsunuz tank sokarak evleri bombalıyorsunuz. TV Kanallarınızda cami yaktılar diye yalan haber yapıyorsunuz. Türkiye'nin yarısı size inanıyor olabilir, hırsızlık da yapsanız, çalsanız da çırpsanız da arkasında durabilir. Ya diğer yarası.
 
Çok şükür direnen kahramanlarımız var


Bir kez daha zulmün tekrarlanmasına izin vermeyeceğiz. Öyle hendek çukur diyerek küçümsemeyenler şunu bilsin. O Kenan Evren'in yürüttüğü tanklara karşı direnenler vardı kim kazandı. Çok şükür o tanklara karşı direnenler var. Erdoğan darbe yaptı diye ona yalakalık mı yapsaydı, eteğine yapışıp çözüm mü dilenseydi. Çok şükür, onbinlerce yiğit kahraman bu darbeye karşı direniyor. Onbinlerce asker gönderiyorsan demek ki orada hendek yok halk var. Halk her yerde direniyor direnecek de. Öyle büyük zafer nidalarıyla konuşmayın. Utanç duyulacak bir durumdasınız. Daha elinizde tek bir çözüm yok planı yok, şehirlere tank sokmuşsunuz, çıkmışsınız yeni anayasadan demokrasiden bahsediyorsunuz.
 
Biz ölüm korkusunu yendik bizi tankın namlusu ile korkutamazsınız


Evet, bu zulmünüze karşı insanlarımız sıkıntı yaşıyor, farkındayız. Ama bu zulmü sizin operasyonlarınız yaşatıyor. Camiyi yakan devletin görevlileridir. Bu iş uzun sürmeyecek zulüm baki olmayacak. Halkımızla birlikte çözüm mekanizmalarını tartışıyoruz, halkımızla bu zulüm bitsin diye direnişi büyüteceğiz. Önümüzdeki hafta sonu Diyarbakır'da DTK'nin genişletilmiş kongresine katılacağız, özyönetimin tartışılması için geniş bir katılım sağlayacağız önemli kararlar alacağız ve hepsini hayata geçireceğiz. Bize tankın namlusunu göstererek bizi korkutacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Bizler ölüm korkusunu çoktan aştık. Ölüm Allah'ın emridir olacaksa onurlu olsun.
 
Ancak bu memleketin kanalizasyonlarını temizlersiniz


Büyük temizlik operasyonuymuş, siz kimsiniz ya? Kimi nereden temizliyorsunuz. Siz ancak bu memleketin kanalizasyonlarını temizlersiniz. Bunu da bir yere yazın. AKP'nin darbesi hendeğe çarpmıştır ve tuzla buz olmuştur. Haklıyız kazanacağız. 7'den 70'e el ele vereceğiz kenetleneceğiz. Faşizm rica ile minnetle geriletilmez. Ancak direnişle geriletilebilir. Yılgınlığa gerek yok, halkımızı bulunduğu her yerde bu onurlu direnişi daha fazla büyütmeye çağırıyoruz.
 
Geri adım bu tarihi dönemin şerefine yakışmaz


Geri adım atmak bu tarihi döneminin şerefine yakışmaz. Biz kimsenin malını çalmadık kimsenin hakkını gasp etmedik, biz kendi topraklarımızda özgür ve onurlu bir halk olarak yaşamak istiyoruz bu da bizim hakkımızdır. Bu direnişi ortaya koyan herkese partim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Hükümetin yaptığı hiçbir şeyin kanunda yeri yoktur. Valiler suç işliyor sokağa çıkma yasağı ilan edemez. Devletin kendisi polisi valisi kanun dışı davranıyor. Ne yapacak bu halk, savcılara mı şikayet edecekler, savcılar içeride, basına mı anlatacak, gazeteciler içeride. Gençler hendek kazıyormuş. Başka bir yol gösterin ne yapsınlar, kime şikayet etsinler.
 
Hiçbir şey yapmıyorsanız dua edin


Herkes bu mücadelede yapabileceği yerde katkı sundu. Hiçbir şey yapamıyorsanız dua edin, hiçbir şey yapamıyorsanız Yaradan’a yalvarın hiç değilse direnenlerin yanındaydım diye tarihe not düşün”
 
Zaten halkın sinesindeyiz


Demirtaş son olarak bir gazetecinin "sine-i millet" sorusuna da, "Zaten halkın sinesindeyiz. Gündemimizde Meclis'ten çekilmek gibi bir tartışma yok" sözleriyle cevap verdi.
 
Dicle: Üç Konu, Devleti Görüşme Masasından Kalkmaya Zorladı


Toplantıda konuşan DTK Eş Genel Başkanı Hatip Dicle ise, “Müzakere ortamı olduğunda, görüşmeler sürdüğünde masada çözülebilecek durumdaydı. Üç konu devleti görüşme masasından kalkmaya zorladı. Birinci konu Rojava'daki gelişmeler ve PYD'nin giderek uluslararası meşruiyet kazanması. İkincisi uluslararası toplum güçleriyle ittifak halinde Rojava'daki iki kantonun birleşmesi ve bunlara 7 Haziran'da AKP'nin yenilgisi ve HDP'nin güçlenmesiyle savaş konsepti söz konusu oldu. Bundan sonra hep birlikte acılı bir ortam yaşamaya başladık” dedi.


Bölgelikle gerek ekonomik alanı, gerek siyasi alanı bulandıran bir sürecin başladığını dile getiren Dicle, “Dolmabahçe mutabakatında varılan süreç devam etseydi, bugün endişelerimizi belirttiğimiz bu kaos ortamından nasıl çıkacağımızı düşündüğümüz bir ortam da olmayacaktı” diye konuştu.


Dicle, Öz yönetimin de bir hak ve meşru bir talep olduğunu belirterek, “Bu nedenle biz DTK olarak diğer bütün kurumlarımızla da bu mücadeleyi sahipleniyoruz” dedi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler