1. HABERLER

  2. TANITIM VE KÜLTÜR

  3. Sınav eğitimde eşitsizlik yaratıyor
Sınav eğitimde eşitsizlik yaratıyor

Sınav eğitimde eşitsizlik yaratıyor

Lise tercihlerinde puanı Anadolu Liselerine yetmeyenler düz lise olmadığı için istemeyerek de olsa meslek ya da imam hatip liselerini yazmak zorunda kalıyor.

A+A-
Konu ile ilgili konuşan Milli Eğitim Bakanı Avcı, “Zorla yönlendirilme söz konusu değil” diyor. Eğitim Reformu Girişimi Araştırma Koordinatörü Alper Dinçer ise tüm liselere sınavla girilmesinin eğitimdeki eşitsizliği artıracağını belirtiyor.
 
Liselere yerleşmek için tercih dönemi sona erdi. 1 milyon 273 bin 699 sekizinci sınıf öğrencisi bu yıl liselere yerleştirilecek. Yerleştirme sonuçları 22 Ağustos'ta açıklanacak. Lise tercihi yapmak son iki yıldır biraz daha zorlu. Çünkü MEB, 2010′da düz liseleri kaldırma kararı aldı.  Bu liselerden kimi Anadolu, kimi Anadolu Meslek ve Anadolu İmam Hatip, kimi de Çok Programlı Anadolu Lisesi'ne dönüştürüldü.
 
Liselerin dönüşümü 4 yıl sürdü
 
Al Jazeera Türk'ün haberine göre, dönüşüm 4 yıl sürdü. 2013-2014 eğitim döneminin sona ermesiyle de düz liseler tarihe karıştı. Eğitim Reformu Girişimi'nin (ERG) Eğitim İzleme 2013 Raporu'na göre, okulların dönüşmesi ve yeni açılan liselerle birlikte mesleki ve teknik lise sayısı yüzde 23, Anadolu lisesi sayısı yüzde 57 ve imam-hatip ve Anadolu imam-hatip lisesi sayısı yüzde 73 oranında arttı.
 
En fazla kontenjan meslek liselerine
 
Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri 630 bin 815
 
Anadolu Liseleri 451 bin 926
 
Anadolu İmam Hatip Liseleri 215 bin 136
 
Fen Liseleri 25 bin 320
 
Sosyal Bilim Liseleri 9 bin 240
 
Sınavsız lise yok
 
Artık tüm liseler Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) kapsamında yapılan merkezi sınav sonuçlarına göre öğrenci kabul ediyor. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 'kimsenin istemediği bir okula zorla yerleştirilmesi söz konusu olmadığını' açıkladı. Ama Anadolu liselerine puanı yetmeyen öğrenciler formlarına, düz lise diye bir tercih olmadığı için meslek ya da imam hatip lisesi işaretlemek durumunda kalıyor.
 
İlk listeyle yerleşemeyen ikinci listeye
 
Sisteme göre, öğrenciler önce 15 okulluk A Grubu tercih listelerini oluşturdu. Sonra da sadece okul türünü yazdıkları B Grubu  tercih listelerini hazırladı. Bu listede öğrenciler kendilerine sunulan Anadolu Lisesi, Anadolu Meslek Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Çok Programlı Anadolu Lisesi olmak üzere 6 okul türünden 4 okul türünü seçmek zorunda. İlk listede tercih ettiği 15 okuldan hiçbirine giremeyenleri bakanlık  öğrencinin ikinci tercih listesindeki okullardan birine otomatik olarak kaydediyor. Yani MEB, öğrencileri tercihine göre en yakın boş kontenjanı olan okula puanına göre yerleştiriyor.
 
Açıkta kalma yok, MEB adrese yakın okula yerleştiriyor
 
Ancak ilk tercih listesinde Anadolu Lisesi kazanamayan bir öğrenci ikinci listede öncelikli olarak Anadolu Lisesi, fen ya da sosyal bilimler lisesi türünü de işaretlese de bu okullar yüksek puanlı öğrencileri aldığı için girmesi zor. Bu nedenle öğrencilerin evlerine yakın meslek ve Anadolu lisesi programlarının olduğu Çok Programlı  Liselere, meslek lisesi ya da imam hatip liselerine otomatik kaydının yapılması çok daha kuvvetli bir ihtimal. Öğrenci adresinin yakınındaki ikinci listedeki 4 okul türünden birine yerleşemezse de açıkta kalmıyor.
 
Bu kez de oturduğu ilçe dışında üç ilçe belirleniyor. Öğrencinin seçtiği dört okul türüne göre bu üç ilçeden uygun okul bulunuyor. Öğrencilerin A ve B tercih listesindeki hiçbir okula yerleşmemesi ya da tercih yapmaması durumunda da MEB, öğrenciyi adresine bakarak bir okula otomatik olarak kaydediyor.
 
'Sınavla giriş eğitimde eşitsizliği artırıyor'
 
Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Araştırma Koordinatörü Alper Dinçer, artık tüm liselere sınavla girilmesinin eğitimdeki eşitsizliği artıracağını belirtiyor. Toplumda oluşan meslek liselerine başarısız öğrenciler gider yargısının bu sistemle daha da kuvvetleneceğini belirten Dinçer şöyle konuşuyor:
 
“Mevcut durumda asıl mesele öğrencilerin tamamının artık liselere sınavla girmeleri ve  puanları temelinde okullara ayrılması. Puanlara göre başarılı, başarısız öğrencileri depoladığımız okullar var artık. Zaten eşitsiz olan sistemi daha da eşitsiz kılıyor bu. TEOG gibi bir  modele geçmek yerine sınava giren öğrenci sayısını azaltacak model üzerine düşünülse daha iyi olurdu. Öğrencilerin kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapabilmeli. Rehberlik sistemi zayıf. Ayrıca artık tüm okullar Anadolu Lisesi.
 
Okulların Anadolu Lisesi olmasının eğitimin niteliğine olumlu etki yapacağını beklememek lazım. Nitelikli eğitimin belirleyicisi okul yöneticisi ve öğretmenler. Onların desteklenmesi lazım. Bu değişmediği sürece nitelik de değişmez. Sınav sistemi ve okulların tabelaları değişmiş oluyor. 2004′ten beri sınav sisteminde yapılan altıncı değişiklik bu. “

HABERE YORUM KAT