1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Silahını göm gel'
'Silahını göm gel'

'Silahını göm gel'

DİYARBAKIR (İHA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ergani'de yaptığı konuşmada silahların gömülmesini istedi. Başbakan Erdoğan, “Silahını göm sözünle gel.

A+A-

Sözü olan varsa silahını gömsün dedik ve yola koyulsun dedik” diyerek mesaj verdi.
Bir dizi inceleme ve toplu açılış törenlerine katılmak üzere Diyarbakır'da bulunan Başbakan Erdoğan, toplu açılış törenini yapmak üzere Ergani ilçesine geçti. Ergani Şehir Stadyumu'ndaki törende konuşan Başbakan Erdoğan, Ergani'de binlerce yıllık tarih olduğunu ve bu tarihi telaffuz etmek için Ergani'ye geldiğini belirtti. Ergani topraklarının bereketli olduğunu ifade eden Erdoğan; “Dicle Irmağı'yla sulanan Ergani toprakları bereketlidir. Bu topraklardan çok büyük şairler, ses sanatçıları yetişmiştir. Manevi iklimi, kültürü, hoşgörüsü, bereketli topraklarıyla Türkiye'ye zenginlik katan Ergani'ye elimiz boş gelmedik” dedi.


“MİLLETE EFENDİ OLMAK İÇİN DEĞİL HİZMETKAR OLMAK İÇİN GELDİK”
Millete efendilik değil, hizmetkarlık yapmaya geldiklerini vurgulayan Erdoğan “Bizler halka hizmeti hakka hizmet olarak gören, her anını hizmet üretmekle, yatırım yapmakla mücadele veren bir ekibiz. Biz yola çıkarken bir şey söyledik. Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Bizim siyasetimizin temelinde, hiç kimseyi, hiçbir bölgeyi ayırmadan, ötekileştirmeden, milletin tamamına, 76 milyona hizmet etmek vardır. Diğerleri laf üretiyor, biz ise hizmet üretiyoruz. Ergani'ye geldim, şuraya gelirken Allah aşkına şu caddelerin, sokakların hali Ergani'ye yakışmıyor. Ergani'nin insanı, benim hanım kardeşlerim, beyefendi kardeşlerim, yavrularımız, çöp, çamur, kötü yollar, kardeşlerimin kader imi? Bu yerel yönetimler en iş yapar. Ben belediyeden geliyorum, belediye başkanlığı yaptım. Hem de İstanbul gibi bir şehirde yaptım. İlk işim İstanbul'da çöp dağlarından kurtardık. Susuzluktan, kirli havadan kurtardık. İstanbul da bizi bir kenara koymadı, hep bizimle oldu ve beraber yürüdük bu yollarda. Şimdi Ergani'yle de beraber yürüyelim. Daha farklı bir yer olsun. Şunun altını çiziyorum, bakınız millete hizmet siyasetçinin en önemli grevidir. Bu merkezi yönetimde de, yerel yönetimde de böyledir. Dün Diyarbakır'daydım. Merkezde Diyarbakır'da kardeşlerimizle en coşkulu şekilde yaşadık. Devasa yatırımların açılışını yaptık. 17 ayrı eser 740 milyonluk eserlerin açılışını yaptık. Bu açılışı Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı (IKYB) Mesut Barzani'nin, çok sayıda bakanın, milletvekilinin katılımıyla yaptık. Ardından 400 çiftin nikah merasimine katıldık. Orada da 37 yıldır doğduğu, büyüdüğü topraklardan, baba ocağından, anavatandan ayrı olan Şivan Perver de bizimleydi. 37 yıldan sonra ilk defa vatanına dönüyordu. Bu arada değerli ses sanatçımız, bir felaketle karşı karşıya kalan İbrahim Tatlıses kardeşimiz de bizimleydi. Birlikte güzel bir konser verdiler ve bugün buraya gelmeden önce kendileriyle vedalaştık” diye konuştu.


ERGANİ'NİN SU SORUNU ÇÖZÜLÜYOR
Erganililere su müjdesi de veren Erdoğan, "Bu arada Ergani'nin su sorununu çözüyoruz. Aslında onu belediyenin çözmesi lazım ama belediyeler çözmediği için biz çözüyoruz. 2050 yılına kadar Ergani'nin su ihtiyacını karşılıyoruz. Orman ve Su İşleri Bakanı'na talimat verdim. Proje yapıldı, ihale tamamlandı, 23 kilometre uzaklıktaki Dicle Barajı'ndan boru hattıyla su getiriyoruz. İhalesini yaptığımız içme suyu artıma tesisinde suyu arıtıp buraya getireceğiz. Bir müjde daha vermek istorum. Ergani Barajı'nın inşaat ihalesi de bitti. En kısa zamanda ona başlayıp bu barajı tamamlayacağız. 16 bin dekar arazi oradan gelecek suyla buluşacak” ifadesini kullandı.


ŞİVAN PERVER HASRET GİDERDİ
Türkiye'ye 37 yıl aradan sonra gelen Şivan Perver'in hasret giderdiğini ifade eden Erdoğan; “Dün Diyarbakır'da tarihi bir gün yaşadık. Tam 37 yıldır ülkesinden, vatanından, topraklarından ayrı yaşamak zorunda kalan bir sanatçımız Şivan Perver bizimle geldi. Kendi insanlarının önde, kendi vatanında türkülerini söyledi. Anadolu'nun bu topraklarının yetiştirdi bir başka büyük sanatçı İbrahim Tatlıses de türküler söyledi. Onlar da Diyarbakır'la hasret giderdi. Türkiye'yle hasret giderdi. Diyarbakır da onlarla hasret giderdi” şeklinde konuştu.


“AHMET KAYA'NIN SUÇU SAZ ÇALMAKTI”
Türkiye'de birçok sanatçının dilinden ve kökeninden dolayı hor görüldüğünü belirten Erdoğan, Ahmet Kaya'yı örnek vererek şunları kaydetti; “Maalesef bu ülkede birçok sanatçı dilinden, etnik kökeninden, kimliğinden dolayı hor görüldü, dışlandı, ötekileştirildi, ülkesinden, topraklarından uzakta yaşamak zorunda bırakıldı. Bunun en son örneği Ahmet Kaya'dır. Ahmet Kaya da beni cezaevine uğurlamıştı. Türküleriyle uğurlaşmıştı. Şafak sökerken diyerek uğurlamıştı ve benim de dünyamda onun o vefası özel bir yere sahip. Ahmet Kaya, maalesef ömrünün son demlerinde duygusal olarak kaldıramayacağı yoğun bir baskıya maruz kaldı. Gurbette, vatanından uzakta son nefesini verdi. Suçu neydi, kendi şarkısında söylüyordu. 'Diyarbakırlıymış adı Bahtiyar, suçu saz çalmakmış öğrendiğim kadar'. Evet, Ahmet Kaya'nın suçu saz çalmaktı. Gönül telinden geçenleri sazının teliyle söylemişti. Türkiye artık değişiyor. Yeni Türkiye'de kimse dilinden, mezhebinden, etnik kimliğinden dolayı horlanmıyor, dışlanmıyor. Bütün renklerine, kimliklerine eşit olarak sahip çıkıyor. Herkese birinci sınıf insan muamelesi yapılıyor. Ergani'nin evladı Sezai Karakoç'un her zaman vurguladığı gibi Dicle ve Fırat kendi yatağında özgürce akıyor artık. Dicle ve Fırat Medine'den İstanbul'a uzanan kültür coğrafyamızda, kendi değerleri, rengi, özgürlüğüyle yeniden itibarına kavuşuyor. Her karış toprağıyla 76 milyon insanıyla bir ve bütün olarak gönüllerini, yüreklerini birleştirmiş olarak emin ve kararlı bir şekilde geleceğe yürüyor.”


“21. YÜZYIL, TÜRKİYE'NİN YÜZYILI OLACAKTIR”
21'inci yüzyılın, Türkiye'nin yüzyılı olacağını belirten Erdoğan; “Birliğimizden taviz vermedikçe hep birlikte hareket ettikçe önümüzde hiçbir güç duramaz. 21. Yüzyıl, Türkiye'nin yüzyılı olacaktır. Hükümet olarak bunu hedefliyoruz. Sizleri ayırt etmeksizin seviyorum. Türk'ü ne kadar seviyorsam Kürt kardeşimi de, Laz'ı, Gürcü'yü, Çerkez'i, Boşnak'ı, Roman'ı o kadar seviyorum. Çünkü, biz yaratılanı yaratandan ötürü seviyoruz. Bizim ülkemiz bu. Buna göre hareket ediyoruz. Zenginlik makam mevki değildir sevginin sebebi. Sadece yaratandan ötürü sevmek. Bu kubbede hoş bir seda bırakmaya mecburuz. Bu terör niye, bu kan niye, bu ölümler niye. Niye geldik buraya, barış için, sevgi için geldik. Çünkü buradaki kardeşlerimin hepsi bu kanın durmasını istiyor. Biz çözüm süreci dedik ve yola çıktı. Onun için dağ taş demedik koşturduk” dedi.


“SİLAHINI GÖM SÖZÜNLE GEL”
Silahların gömülmesini isteyen Erdoğan konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Söz silahtan daha etkilidir. Sözü olan varsa silahını gömsün dedik ve yol koyulsun dedik. Sözüne güvenmeyen silaha sarılıyor. İşte biz silahı göm diyoruz. Sözünle gel tatlı dille gel. İnşallah önümüzdeki 10 yıl boyunca yılmadan yorulmadan Türkiye'yi büyütmeye, kardeşliğimizi, yüceltmeye, soframızdaki ekmeği çoğaltmaya devam edeceğiz. Ama bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep beraber Türkiye olacağız. Güçlü Türkiye böyle olacak. Sizlerin desteği ve hayır duasıyla Türkiye'yi 780 bin kilometre karenin tamamını ayrım yapmadan, hepsini bir bütün halinde kucaklayarak, huzura refaha kavuşturacağız. Onun için tek millet diyoruz. Tek milletin içinde Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Roman, Boşnak var. Bu ülkedeki 76 milyon var. 76 milyon tek milletir. Bizi ayırmaya çalışanlara yüz vermeyeceğiz.”
Erdoğan'ın konuşmasının ardından toplu açılış töreni gerçekleştirildi.

HABERE YORUM KAT