1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. ‘Silah sesi Saray’dan duyulmaz’
‘Silah sesi Saray’dan duyulmaz’

‘Silah sesi Saray’dan duyulmaz’

DTK, HDP, HDK ve DBP’li eşbaşkanlar Diyarbakır’daki kent dinamikleriyle “savaş” gündemiyle toplandı.

A+A-

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Cumhurbaşkanı, Dolmabahçe mutabakatına dönmekte sorumluluk alabilirse ülke bu kaostan döndürülebilinir. Biz sürecin arkasında durmaya devam edeceğiz” dedi.

DTK öncülüğünde HDP, HDK ve DBP’li eşbaşkanlar, yaşanan çatışmalı sürece ortak tutum sergilemek için Diyarbakır’daki sivil toplum örgütleri, siyasi parti, iş çevreleri, meslek odaları ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş kritik bir süreç yaşandığını belirterek, “Silahların susmasını en çok biz istiyoruz. Silah sesi Saray’dan duyulmuyor. Siz gelin buralarda yaşayanlara bakın” dedi. “Sayın Öcalan PKK’ye silah bırakma çağrısı yapacaktı” diyen Demirtaş, “Bunu neden engellediniz?” diye sordu. Demirtaş, “Cumhurbaşkanı, Dolmabahçe mutabakatına dönmekte sorumluluk alabilirse ülke bu kaostan döndürülebilinir. Biz de sürecin arkasında durmaya devam edeceğiz” dedi.
 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) öncülüğünde HDP, HDK ve DBP, yaşanan çatışmalı sürecin önüne geçmek için bölgedeki sivil toplum örgütleri, siyasi parti ve kanaat önderleri ile görüşerek, savaşa karşı ortak tavır sergilenmesini istiyor. Mardin’de düzenlenen toplantının hemen ardından DTK, HDP ve DBP, Diyarbakır’daki sivil toplum örgütü temsilcileri, iş çevreleri, siyasi parti, kanaat önderleri ve kent dinamikleri ile bir araya geldi. Liluz Otel’de düzenlenen toplantıya, kentte bulunan siyasi parti, sivil toplum örgütü, meslek odaları, iş çevreleri, kanaat önderleri olmak üzere kent dinamikleri katıldı.
 
Irmak: Tarihi bir süreçten geçiyoruz
 
Toplantının açılış konuşmasını yapan DTK Eş Başkanı Selma Irmak, Türkiye’nin tarihi bir dönemden geçtiğine dikkat çekerek, “Bu toplantının amacı, zor günlerden geçtiğimiz şu günlerde, barışa dair endişelerimizi dile getirmek ve yeni bir yol güzergahı çizmek adınadır. Müzakere ve barış sürecinin içine düştüğü durum ne yazık ki bizi endişeye sevk ediyor. Barıştan uzak savaş çığırtkanlığını nasıl dindirebiliriz diye konuşmamız gerekiyor. Cumhurbaşkanı tarafından durdurulmuş süreci konuşmak gerek” diye konuştu.
 
‘Çözüm için Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü şart’
 
Barış ve müzakere süreçlerinin anlık dönem değil, sürece yayılan bir süreç olduğunun altını çizen Irmak, bölgedeki sivil toplum örgütleri olarak Kürt sorunun çözüm yönteminin demokratik bir zeminde olması gerektiğinin arkasında olduklarını söyledi. Irmak, “Bir kez daha çağrımızı yineleyerek, tekrar barış ve müzakere sürecine girilmesi ve Sayın Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin aldırılması çağrısında bulunuyoruz.  Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü barışı hızlandıracaktır. Dünya deneyimleri de bunun olması gerektiğini destekliyor.


Güney Afrika modelindeki gibi, Sayın Mandela’nın kendi kitlesiyle görüşüp düşüncelerini kamuoyuyla paylaşmasıyla beraber süreç ilerleyebildi. Türk ve Kürt annelerinin daha fazla gözyaşı  dökmemesi için, operasyonlara bir an önce son verilmesi, Abdullah Öcalan’ın özgür olması ve Dolmabahçe mutabakatına dönülmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.
 
‘Tek çözüm, barış ve müzakeredir’
 
Konuşmasında “1990’lara geri dönülüyor” söylemlerine işaret eden Irmak, “Son olarak Musa Çitil’in Diyarbakır’a görevlendirilmesi JİTEM vari uygulamaların yapılması, Yüksekova’daki  uygulamaların  1990’lara geri dönüş söylemlerini destekleyen niteliktedir” vurgusunu yaptı.


Kürt sorunun pek çok yönden çözümünün  mümkün olduğunun altını çizen Selma, “Kürt sorunun biricik çözümü barış ve müzakeredir. Bu süreci sivil toplum örgütleriyle yürütmek isteriz. Sunacağınız her öneri bizim için aydınlanacaktır. Barış mücadelesini topyekun yürütme aşamasındayız, bu anlamada ortak bir fikrin açığa çıkması elzemdir” diye konuştu.
 
Demirtaş: Kritik bir dönemdeyiz
 
Irmak’ın ardından konuşan HDP Eş Gene Başkanı Selahattin Demirtaş da çok sıcak bir gündemin yaşandığını belirterek, “Kritik bir dönem ve çok farklı kararlaşmaların içerisindeyiz. Bizler HDP olarak bu dönemde barışa yeniden müzakereye evriltecek bir siyasi duruşu sergileyen bir parti olarak kendimizi tarihi bir sorumlulukla buluyoruz. Suriye gibi olmak istemiyoruz. Suriye gibi olmakla karşı karşıya mıyız? Evet bu risk vardır.

Suriye tekçi politikalar nedeniyle böyle oldu. Suriye’de ‘bizden başka kimse konuşamaz’ dediği için böyle oldu. Şuan Suriye’nin hiçbir kentinde aynı kültürden olmayanlar bir arada yaşayamıyor. Ama çok şükür biz halen aynı mahalle de aynı şehirde yaşayabiliyoruz. HDP işte budur. HDP’nin barajı aşmasının Türkiye’yi nasıl bir felaketten kurtardığını biliyor. HDP’nin kıymetini biliyor. Oy veren vermeyen HDP ‘den memnun. Kim bundan rahatsız peki. 2023 başkanlık vizyonu olanlar rahatsız.
 
‘Sandıktan çıkan sonuca tahammülünüz yoksa onun adı diktatörlüktür’
 
Demirtaş şöyle devam etti: “7 Haziran akşamı Cumhurbaşkanının şu konuşmayı yapmasını beklerdik; ‘Evet bir seçim yarışı yapıldı gitti. Meclisimiz artık 4 partilidir. Ülkemiz artık koalisyonla yönetilmeyi seçmiştir. Parlamentomuz artık daha güçlüdür. Bu seçim sürecini ülkeyi bir barışla taçlandıralım’ diyebilirdi.

‘Şimdi artık müzakerede kaldığımız yerden devam etmemiz lazım. Bir an önce silahsızlanma gündemiyle bu süreci devam ettirebiliriz’ diyebilirdi. 7 Haziran seçimlerinde çıkan sonuçlar çok büyük bir fırsat verdi. Sandıktan çıkan sonuca tahammülünüz yoksa onun adı diktatörlüktür. 7 Haziranda halk iradesiydi. 13 yıl boyunca bu ülkeyi yönettiniz e yeter doymadınız mı? Ülke için doğru kabul ettiğiniz hangi projeniz varsa buyur getirin beraber tartışalım. Hangi doğru işi yaptınız da HDP engelledi?”
 
‘Silah sesi Saray’dan duyulmuyor’
 
Çözüm sürecinde büyük emeklerin olduğunu ancak masanın devlet tarafından devrildiğini ifade eden Demirtaş, “Çözüm süreci dediniz elimizi taşın altına bıraktık. Burada anlatamayacağım kadar yoğun çaba sarf etti bu parti barış olsun diye. Dolmabahçe mutabakatının okunmasında milyonlarca insanın emeği var. Ama siz geldiniz bir anda devirdiniz. Silahların susmasını en çok biz istiyoruz. Silah sesi Saray’dan duyulmuyor. Siz gelin buralarda yaşayanlara bakın. Sarayın duvarları, camları kalın, senin tuzun kuru. Halk savaş istemiyor. Bir lider neden ülkesini bu kadar barışa yaklaştırmışken neden vazgeçer?” dedi.
 
‘Öcalan’ın silah bırakma çağrısını neden engellediniz?’
 
“Dolmabahçe mutabakatından sonra müzakerelere geçilecekti ve Sayın Öcalan PKK’ye silah bırakma çağrısı yapacaktı” diyen Demirtaş, “Bunu neden engellediniz?” diye sordu. Demirtaş şöyle devam etti: “Mutabakattan bir hafta sonra neden heyet İmralı’ya gitmedi? İzleme heyeti isim isim belirlenmişti neden engellediniz? Neden Dolmabahçe’yi tanımıyoruz dediniz. Orada oturanlar neden bu işe sahip çıkmıyor.

Eğer bu mutabakata sahip çıkılsaydı her gün içimizi kahır eden bu görüntüler olmayacaktı. Siz devlet olarak İmralı kosterine izleme heyetini bindirdiniz de HDP mi engelledi? Bizim tek suçumuz parti olarak girmek ve barajı aşmaktı. Tek gayeleri seçimlerden önce PKK’ye silah bıraktırıp, HDP’yi baraj altında bırakmak ve yüzde 50’lerin üzerinde oy almaktı. Bize ‘süreç var neden parti olarak giriyorsunuz bağımsız girin’ dediklerini hatırlıyorsunuz. Bunu ‘vatan hainliği’ olarak ilan ettiler. Bize süreci bozmakla itham edildi. Yüzlerce yerde bu yüzden saldırıya uğradık. Diyarbakır’da bu yüzden bombalar patlatıldı. Bu oyunlar dönerken cumhurbaşkanı seçim meydanlarındaydı. Biz diğer partiler birbirimize sert ifadeler kullanabiliriz ama cumhurbaşkanı bunu yapamaz.”
 
‘Cumhurbaşkanı sorumluluk alırsa, her şeye rağmen biz hazırız’
 
“Cumhurbaşkanı, Dolmabahçe mutabakatına dönmekte sorumluluk alabilirse ülke bu kaostan döndürülebilinir” diyen Demirtaş, “Cumhurbaşkanından beklenen görev, ülkeyi kan ve kaostan geri döndürse biz her şeye rağmen hazırız. Cumhurbaşkanı kaldığımız yerden değil, kaldığımız yerden daha ileride ‘bu sürece devam edin’ derse biz sürecin arkasında durmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu
 
STK’lara ‘sesiniz gür çıksın’ çağrısı
 
 STK’lara çağrıda bulunan Demirtaş, “Sizlerin de sesinizin gür çıkması gerekir. Biz mükemmel dört dörtlük bir parti değiliz. Eksikliklerimiz gidermek sizlerin eleştirilerinizle olacaktır.

Bu sorun adalet ve hakkaniyet çerçevesinde çözülmediği müddetçe silahları durdurabiliriz ancak sorunu bitiremeyeceğiz. Bu ülkeyi 90’lara döndürmeyeceğiz, sizlere savaş yaptırmayacağız. Güvenlik güçlerinin anne ve babaları da aynı şekilde yüreğe sahiptir. Biz giyilen üniformalara göre insanları ayırt edemeyiz. Savaş ilk önce insanı sonra insanlığı öldürür. Bizler bu savaşı durduramazsak, eve götürecek bir çuval un bile bulamayız” dedi.
 
 
 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler