1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Siirt cezaevi'ndeki ihlal raporu
Siirt cezaevi'ndeki ihlal raporu

Siirt cezaevi'ndeki ihlal raporu

Diyarbakır Barosu Cezaevleri Komisyonu yaptığı yazılı açıklamada, cezaevlerindeki hak ihlallerinin hiç kesintiye uğramaksızın devam ettiğini belirtildi.

A+A-
Diyarbakır Barosu Cezaevleri Komisyonu üyesi Avukat Hatice Demir, Siirt cezaevinde yaşanan hak ihlalleriyle ilgili bir kısım tutuklu ile yaptığı görüşmeyi raporlaştırdı.
 
Diyarbakır Barosundan yapılan yazılı açıklamada, cezaevlerindeki hak ihlallerinin hiç kesintiye uğramaksızın devam ettiğini öne sürüldü. Siirt E Tipi Kapalı Cezaevinde özellikle siyasi tutsakların yaşadığı sıkıntıların endişe verici olduğu belirtilen açıklamada şöyle dendi;
 
"Tedavi ihtiyacı olan tutsakların tedavilerinin aksatılması, yaptırılmaması, fiziki-sosyal, hayati ihtiyaçlarının standartlara uygun olarak karşılanmaması, hasta tutsakların tedavi ve tahliyeleri noktasında keyfi tutum sergilenmesi gibi pek çok hak ihlale son verilmesi çağrımızı bu vesileyle başta Siirt Cezaevi olmak üzere diğer tüm cezaevleri için tekrarlamaktayız. Bu bağlamda görevini yapmayan veya kötüye kullanan idarecilerin bu tavır ve tutumlarından vazgeçmemeleri halinde, haklarında yasal işlem başlatılması için gerekli başvuruları yapacağımızı ve bu ihlallerin takipçisi olacağımızı tüm kamuoyuna bildiririz"
 
Açıklamada Diyarbakır Barosu Cezaevi Komisyonu Üyesi avukat Hatice Demir tarafından Siirt E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında yaşanan hak ihlalleri raporuna da yer verildi. Raporda şu ifadeler yer aldı:
 
"Komisyon üyesi cezaevinde bulunun 4 tutuklu ve 1 hükümlü ile görüşmüştür. Komisyon üyesi, mahpusların şikayet ve taleplerinden yola çıkarak bu raporu hazırlamıştır. Bu cezaevinde, mahpusların beyanları doğrultusunda tespit edilen sorunlar detaylı olarak açıklanmıştır;
 
•Mahpuslar, bulundukları cezaevinde, 12 Eylül 2012 tarihinde başlattıkları süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi sonrası kendilerine yönelik baskıların arttığını ve sürgünlerin başladığını ifade etmişlerdir.
 
•Mahpuslar kaldıkları cezaevinin E Tipi olmasına rağmen F Tipi uygulamalarına maruz kaldıklarını belirtmişlerdir. Yine aynı cezaevinde bulunan adli mahpuslara E Tipi uygulaması yapılıyorken siyasi mahpuslara F tipi uygulaması yapıldığını ifade etmişlerdir.
 
•Mahpuslar sosyal etkinliklerinin kısıtlandığını, diğer mahpuslar ile bir araya gelme, beraber vakit geçirme haklarının ciddi oranda azaldığını ifade etmişlerdir.
 
•Mahpuslar son iki haftadır sıcak sularının hiç olmadığını, ondan önce de sıcak sularının haftada bir iki gün aktığını ifade etmişlerdir.
 
•Mahpuslar havanın çok soğuk olmasına rağmen kaloriferlerin ara ara çalıştırıldığını, bu nedenle hiç ısınamadıklarını ifade etmişlerdir. Görüşmeye gelen her mahpusun üzerinde, kazak, hırka ve mont gibi kıyafetlerin üst üste giyinik olunması cezaevinin ne kadar soğuk olduğunun kanıtıydı.
 
•Mahpuslar, revire çıkma, hastaneye sevk taleplerinin hemen karşılanmadığını bazen bir hafta bazen bir ay bekletildiklerini ifade etmişlerdir.
 
•Mahpuslar, cezaevi yemeklerinin yenemeyecek kadar kötü olduğunu ifade etmişlerdir.
 
•Hasta mahpuslar Avni Uçar, Salih Tuğrul, Osman Üzüm ve Ramazan Özyiğit'in bakım ve ihtiyaçlarını gideremeyecek kadar kötü durumda olduğunu, diğer tutuklu mahpuslardan ayrı bir yerde tutulduklarını ve görüştürülmediklerini ifade etmişlerdir. Hasta mahpuslar ile birlikte kalan iki hükümlü mahpusun çok yaşlı olması ve yakında infazlarının bitecek olması sebebiyle hasta mahpusların hem bakımlarının gerçekleşemediğini hem de adeta tecrit edildiklerini ifade etmişlerdir.
 
•Kadın mahpuslar tutuklu ve hükümlü ayrımı nedeniyle bir araya gelemediklerini ifade etmişlerdir. Bununla birlikte sosyal etkinliklerde bir araya gelmelerinin ve iletişim kurmalarının da engellendiğini ifade etmişlerdir.
 
HEM YEREL HEM EVRENSEL HAKLARINI KULLANMA NOKTASINDAKİ ENGELLER KALDIRILMALI
 
Raporu yazan avukat Hatice Demir'in hak ihlallerinin ortadan kaldırılmasına yönelik önerileri de şu şekilde:
 
•Mahpusların temel insani ihtiyaçları olan ısınma, sıcak su ve sağlıklı yemek ihtiyaçları derhal karşılanmalıdır. 
 
•Mahpuslara dayatılan F Tipi uygulamalarına derhal son verilmeli ve hem yerel hem evrensel haklarını kullanma noktasındaki engeller kaldırılmalıdır.
 
•Hasta mahpusların tahliyesi için gerekli başvurular yapılmalı, acil olarak da hasta mahpusların tecridine son verilmeli diğer tutuklular ile bir araya gelme talepleri karşılanmalıdır.
 
•Mahpusların sosyal etkinliklerine yönelik kısıtlamalara, cezaevi idaresinin derhal son vermesi için gerekli başvurular yapılmalıdır.
 
•Mahpusların revire çıkma ve hastaneye sevk ve tedavi talepleri cezaevi idaresince derhal karşılanmalıdır.
 
•Kadın mahpusların tecridine yönelik uygulamaya cezaevi idaresi derhal son verilmelidir."
Bu haber toplam 9392 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT