
Şeyh Said'i andıkları için yargılanacaklar!
10 Şubat 2012 Cuma 10:53Şeyh Said idamının yıldönümünde Mustazaf-Der'in Diyarbakır Batıkent Meydanında düzenlediği basın açıklamasıyla ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılan soruşturmanın iddianamesi tamamlanarak mahkemeye sunuldu. Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesine tarafından kabul edilen davanın ilk duruşması 10 Nisan Salı günü yapılacak.
Mustazaf-Der Diyarbakır Şubesi, 29 Haziran 2011'de istiklal mahkemelerinin keyfi uygulamalarına dikkat çekmek amacıyla Batıkent Meydanı'nda Şeyh Said ve 47 arkadaşının idam edilerek şehid edilmelerinin 86. Yıldönümün de kitlesel bir basın açıklaması düzenlemiş halkın yoğun katılımı gözden kaçmamıştı. Bu konu ile alakalı olarak farklı kesimler de basın açıklaması yapmışlardı.Aynı gün ve aynı saatte Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Sur ilçesi Dağkapı Meydanı'nda bir program düzenlemişti.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ise sadece Mustazaf-Der Diyarbakır Şubesi'nin düzenlediği basın açıklamasıyla ilgili Mustazaf-Der Diyarbakır Şubesi Başkanı Nuri Güler, Mustazaf Der Diyarbakır Şube Başkan YardımcısıVedat Turgut, Kelha Amed Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Avukat Necat Özdemir ve etkinlikte basın açıklamasını okuyan İlahiyatçı Ömer Çelikhakkında soruşturma açtı. Cumhuriyet savcısı Emin Kamil Özalp'ın Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesine sunduğu iddianame kabul edildi. İlk duruşma 10 Nisan Salı günü yapılacak.
Şeyh Said İçin Yargılanmaktan Şeref Duyarız!
Mustazaf-Der Diyarbakır Şubesi Başkanı Nuri Güler, herkesin bir hassasiyeti olduğunu, kendilerinin hassasiyetinin Şeyh Said olduğunu, çünkü masum olduklarına inandıklarını ifade etti. Şeyh Said ve 47 arkadaşının idam edilerek şehit edilmelerinin 86. Yıldönümü münasebetiyle geçen yıl basın açıklaması düzenlediklerini ifade eden Güler, basın açıklamasının da sorumsuz bir şekilde sona erdiğini söyledi.
Güler sözlerini şöyle sürdürdü; "Bizler aylar öncesinden hazırlığımızı yapmış ve miting için yetkili kurumlara başvuruda bulunmuştuk. Etkinliğe 2 gün kala Batıkent meydanının miting alanı olmadığı gerekçe gösterilerek izin verilmedi, bizlerde polislere 'tüm hazırlığımızı yapmışız, madem miting yapılmasına izin verilmiyor o zaman kitlesel basın açıklaması yapalım.
Bunda bir sakınca var mı?' dedik, polis de 'hayır' cevabını verince kitlesel basın açıklaması yaptık. Polisler etkinliğe geldi, hiçbir sorun çıkmadı. Aylar sonra soruşturma açılmasına ve soruşturmanın davaya dönüşmesi düşündürücüdür. Etkinlikte, İstiklal Mahkemeleri tutanakları, TBMM arşivi, Genel Kurmay arşivlerinin biran önce açılmasını, o dönemdeki katliamlarla ilgili gerçek hakikatlerin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasını, Devletin geçmişiyle yüzleşmesini, mağdurların ailelerinden ve halktan özür dilemelisini, Şeyh Said'in mezarının nerde olduğunu açıklamasını ve İstiklal Mahkemeleri tarafından mağdur edilenlerin iade-i itibarlarının verilmesini talep ettik.
Bunun için yargılanacaksak şeref duyarız. Sadece Dersim değil, geçmişte yapılan tüm katliamlar ile yüzleşmesi gerekir, ama konu Şeyh Said'e gelince herkesin sus pus oluyor. Basın açıklamaları yapmak STK'ların en tabii hakkıdır, hakkımızdır. Bu nedenle bizler hükümet ile devletin bu mağduriyetleri giderinceye kadar bu tür açıklamalarda bulunmaya devam edeceğiz."
Bu Soruşturma Yersizdir
Soruşturma tepki gösteren İnsani Hak ve Hürriyetler Derneği (Hür Der) Genel Başkanı Av Şaban Dalgın, olayı kınadığını açıkladı. Halkın değeri haline gelen Şeyh Said'in yargılanmasının onu seven tüm halkın yargılanması anlamına geldiğini belirten Dalgın, Şeyh Said ile ilgili yapılan bir etkinlikte on binlerce insanın toplanmasını görmezden gelen iddia makamının tüm bunları nasıl yargılayacağı merak konusu olduğunu söyledi.
Devletin artık halkıyla barışması ve değer bildiği insanlara da saygı göstermesi gerektiğini dile getiren Dalgın, böyle bir toplantının da soruşturmaya konu olunamayacağını söyledi.
Dalgın, "Basın açılması, iddianamede geçtiği gibi insanlar sakin bir şekilde gelip ve dağılmışlardır. Bunun dava konusu yapılması açılımın kösteklenmesi demektir, biz böyle bir iddianamenin yersiz olduğunu düşünüyoruz. Yargı reformu ve anayasa çalışmaları öncesinde bu tür davaların açılması halkı provoke etmektir. Bu nedenle bizler Hür Der olarak böyle bir iddianameyi kınıyoruz" diye konuştu.
Herkes Şeyh Said'i Anabilir, Mustazaflar Hariç!
Mustazaf Der Genel Başkanı Av Hüseyin Yılmaz ise 2010 yılında, İstiklal Mahkemelerin zulmünü dile getirmek amacıyla Şeyh Said'in idam edildiği günde Dağkapı meydanında basın açıklaması yapmak istediklerini, ancak Valilik tarafından keyfi olarak engellendiğini söyledi. Yılmaz, "Aynı gün farklı kesimler ve STK'lar Ulu Cami önünde ve Dağkapı meydanında Şeyh Said ile ilgili basın açıklaması yaptılar.
2011 yılında ise biz bir miting yapmak istedik. Bunu da Batıkent meydanında yapmak istedik, ancak miting alanı olmadığı ileri sürülmesi üzerine bizlerde basın açıklaması yapmaya karar verdik ve yaptık. O dönemin haksızlıklarına, zulümlerine dikkat çektik, mezar yerlerinin açıklanmasını istedik. Halk da yoğun bir katılım gösterdi.
Etkinlikte her hangi bir sorun yok, ama aylar sonra basın açıklamasının miting havasında geçtiği için Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma açıldı. Ancak iddianamede konuşmacıların konuşmasıyla 'suçlu ve suçluyu övmek' suçlarından dava açıldı. Aynı gün Dağkapı Meydanında da aynı etkinlik vardı, ancak sadece bizlere dava açılması çifte standart olarak görüyoruz. Başbakan dindar bir nesilden bahsediyor, ama bizim bu konuda yaptığımız çalışmalar engelleniyor. Örneğin Kâhta Şubemizin saymanı, yasal çerçevede yardımlarda bulunduğu için üst bir sınırdan ceza veriliyor. Yani herkes Şeyh Said'i anabilir, herkes yardım yapabilir, herkes İsrail'i protesto edebilir; ama Mustazaflar yapamaz zihniyeti var" dedi.
Yargılanacakları Maddeler
Hazırlanan iddianamede, Mustazaf-Der Diyarbakır Şubesi Başkanı Nuri Güler ile İlahiyatçı Ömer Çelik hakkında "Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme ve bunlara katılmakla" suçlanarak toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunun 28/1. TCK 53/1 maddeleri
Mustazaf Der Diyarbakır Şube Başkan Yardımcısı Vedat Turgut hakkında ise "Suçu ve suçluyu övmek, toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme ve bunlara katılmakla" suçlanarak toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunun 28/1, TCK 215/1, 53/1 maddeleri
Kelha Amed Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Avukat Necat Özdemir hakkında ise "halkı kin ve düşmanlığa alanen tahrik etme, suçu ve suçluyu övmek" suçların TCK 215/1, 216/1, 53/1 maddelerinde ceza isteniyor.
(M. Salih Keskin - İLKHA)


SON HAFTANIN SKORU



Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya


































































