1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. "Serra Yılmaz Cahilliğiyle Ebu Cehil'i Aratmıyor!"
"Serra Yılmaz Cahilliğiyle Ebu Cehil'i Aratmıyor!"

"Serra Yılmaz Cahilliğiyle Ebu Cehil'i Aratmıyor!"

Ülkenin dört bir yanında başörtülü hanımefendilere uygulanan hakaret, baskı ve zulümlere dikkat çeken bir basın açıklaması yapan Tesettüre Çağrı Platformu, başörtüleri "öcü" olarak gören Serra Yılmaz'ın cahilliğiyle Ebu Cehil'i aratmadığını vurguladı.

A+A-

DİYARBAKIR - Tesettürün yaygınlaşması ve tesettür önündeki engellerin kaldırılması amacıyla 2011 yılında kurulan ve kısa adı TESÇAĞ olan Tesettüre Çağrı Platformu, bünyesinde barındırdığı üye dernekler ile bir araya gelerek istişare toplantısı düzenledi.

Üye derneklerin tesettür çalışmalarının konuşulduğu toplantıda, platforma üye derneklerin bünyesinde Erkek ve Bayan "Tesettür Komisyonları"nın kurulmasının gerekliliği, tesettüre uygun giysilerin yaygınlaşması amacıyla giyim sektörünün uygun elbise dikimini sağlama konusunda girişimde bulunma, tesettür mağdurlarıyla dayanışma içerisinde olma ve onlara yönelik moral ziyaretleri düzenleme konularında görüş birliğine varıldı.

İstişare toplantısının ardından basının karşısında çıkan Tesettüre Çağrı Platformu üyeleri, başörtüleri "öcü" olarak gören Serra Yılmaz hakkında bir basın açıklaması yaptı.

Her Gün Yeni Bir Başörtüsü Zulmü Sergilenmekte!

Müslüman bir ülkede dindar halkın inanç ve değerlerinin hedef tahtasında tutulmaya devam edildiğini belirten TES-ÇAĞ Başkanı Mehmet Duyu, "28 Şubat sürecinde dini değerlere adeta savaş açılmış ve başörtülü Müslüman bayanlar hayatın her alanında zulme uğramıştı. İnsan hakları ve hukuk alanında sözde büyük gelişmelerin olduğu devlet ve hükümet ricali tarafından sıkça dile getirilmesine rağmen pratikte gözlenen başörtüsüne yönelik yasaklar geçmişi aratmayacak derecede devam etmektedir. Bu alanda tam bir özgürlüğün sağlanmamasının sonucu olarak her gün bir yeni bir başörtüsü zulüm örneği sergilenmektedir" dedi.

Baskı ve Zulümler Halen Devam Ediyor

Dünyanın her tarafında olduğu gibi yaşadığımız coğrafyanın da İslami uyanış ile ayağa kalkmaya başladığını söyleyen Duyu, "Bilinçli bir tercih ile İslam dinini seçip gereklerini yerine getiren insan sayısında ciddi bir artış gözlenmektedir. Buna paralel olarak sosyal, siyasal ve ekonomik hayatın her alanında yer almaya başlayan Müslümanlar, bu alanlarda İslam'ı yaşamaya gayret göstermektedirler.

Buna karşın yüzyıla yakın bir zamandır İslam'a karşı düşmanlığı gizli-açık her türlü yol ve metod ile sürdüren rejimin İslami uyanış ve yaşamanın önüne geçmek amacıyla yasak ve engelleyici tavrı devam etmektedir. Yakın tarihimizde 28 Şubat postmodern darbesiyle ayyuka çıkan baskı ve zulümler halen de dozajını düşürmeden devam etmektedir. 21. Yüzyıl Türkiye'sinde halen tesettür ile kamu görevlisi olunamamakta, başörtüsü yasağı eğitim ve öğretimin her kademesinde devam etmektedir" diye konuştu.

Serra Yılmaz Cahilliğiyle Ebu Cehil'i Aratmıyor!

Duyu, yaşanan süreçle beraber bazı kurum ve kişilerin İslami uyanış ve yaşayışı hazmedememelerinden dolayı kraldan daha çok kralcı bir tavırla İslam düşmanlıklarını izhar ettiklerini ifade ederek, "Aras Kargo, Carfour-Sa, İstanbul Barosu, İnşaatçılar Odası vs. sivil kurumlar Nur Serter ve Kemal Gürüz, Kemal Alemdaroğlu, Bülent Ecevit vs. kişilerin görevini üstlenmiş olarak sahneye çıkmış durumdalar" dedi.

Katıldığı bir televizyon programında başörtülü hanımefendilere dil uzatan Serra Yılmaz'a tepki gösteren Duyu şunları söyledi, "Ayrıca son olarak bir Hilkat Garibesi, bilgi birikimi ve İslam karşıtı duruşuyla Ebu Cehilleri aratmayan Serra Yılmaz adlı bir bayan ortaya çıkmış ve inançlarından ötürü tesettürüne bürünen; iffet, haya, ar ve namus timsali olan Müslüman bacılarımıza, bir televizyon kanalının canlı yayınında 'öcü' yakıştırmasında bulunmuştur. Bununla da kalmamış bu ülkede başörtülülere yapılan zulümlerin o kadar da abartılacak cinsten olmadığına dair bazı saçmalıklarda bulunmuş.

Ancak bu çok yanıltıcı ve cahilce ifade, İskilipli Atıf Hoca gibi bir Üstad'ı onurluca başörtüsü mücadelesinde feda eden Müslümanlar tarafından kaba bir ahmaklık örneği olarak Serra Yılmaz adlı cahilenin hanesine yazılacaktır. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar sırf inancından dolayı katledilen yüz binlerce insanı bu cahile kadın her nasılsa görmek istememektedir.

Aslında gerek müminler ve gerekse de mümineler birer aynadırlar ve her bakan aslında kendisini bu aynaların içerisinde görmekte ve şaşırarak kendi şahıslarında karşısındakini görmektedirler. Kendisi 'öcü' gibi görünen bu kadını televizyonda görünce değil çocukların büyüklerin bile korkuyor olması bu hakikati ortaya koyacak mahiyettedir. Soruyoruz acaba bu kadın ve bunun gibileri örtünen anne ve ninelerinden de korkarak mı büyüdüler? Bu geçmişlerini inkar etme psikolojisini ve alçaklık kompleksini onlarda oluşturan sebep nedir?"

Kartel Medyasının Zihniyeti

Kartel medyasının İlköğretim okullarında yaşanan başörtü zulümlerini görmeyip, ahlaksızlığa dikkat çeken Mardin Yeşilay Cemiyeti Başkanı Lütfü Günlüoğlu'nu hedef tahtasına oturtarak pasifize etmeye çalıştığını ifade eden Duyu, "Gaziantep ili Şahinbey ilçesi 'Türktepe İlköğretim Okulu' Müdürü ve avenesinin küçük kızımız Sedanur Ağsu'ya inancından ötürü örtündüğü için reva gördükleri insanlık dışı muameleleri yanlarında kâr kalmaya devam ederken, İzmir'de kızlarımız örtülerinden dolayı sürgün üstüne sürgünleri yaşamaktayken, Mersin'de ve birçok yerde kızlarımız inançlarından dolayı örtündüklerinden, her türlü eziyete düççar olurlarken tık çıkarmayanlar; Mardin 'Yeşilay' il başkanı Lütfü Günlüoğlu'nun ahlaksızlığa dikkat çekmek için ortaya koyduğu haklı feryatlarına, koro eşliğinde hırlama ve saldırılarına tanık olmaktayız! Kartel medyasının eskiden beri zihniyetleri ve tıynetlerinin icabını yaptıklarını garipsemiyoruz. Hedef tahtasına oturtuyorlar, saldırıyorlar, yalnızlaştırıp pasifize ediyorlar."

Başörtüsü Zulmü Kurumlar Bazında da Devam Ediyor

Bursa'da Yüksek İnşaat Mühendisi Nurten Topaloğlu'na uygulanan başörtüsü zulmüne de değinen Duyu, "Yine geçen hafta içerisinde başörtüsü zulmünün kurumlar bazında devam ettiğini gösteren bir olay da Bursa'da yaşanmıştır. Yüksek inşaat mühendisi Nurten Topaloğlu adlı hanımefendi, başörtülü başvuru yaptığı Türkiye Mimar ve Mühendisler Odası'ndan Serbest İnşaat Mühendisliği belgesini yine aynı zırvayla alamıyor. Neymiş? Gerekçe aynı: Yönetmelik gereği imiş!" dedi.

TES-ÇAĞ'dan Talepler…

Hükümetten ve yetkili makamlarından bulundukları talepleri dile getiren Duyu şu ifadelere yer verdi;

-Halkımızın inancını yaşamalarına engel olup türlü zorlukları yaşatan bu ne idüğü belirsiz ve anlamsız aynı zamanda demode olmuş olan yönetmelikleri ivedilikle kaldırmalı, anayasal güvenceler ile her türlü inanç özgürlüğüne ters düşen olumsuz durumları bertaraf etmelisiniz.

-Tesettürün kayıtsız şartsız her mekan ve ortamda serbest kılınmasını anayasal güvence altına almalısınız.

-Müslüman halkın örf, adet değer yargılarına ters düşen, gençliğimizin ahlak ve kültürel yapısını dinamitleyen, her türlü rezaleti mubah kılan ortamların ortadan kaldırılması ve Müslüman halkın talepleri doğrultusunda düzenlenmesini temin etmelisiniz.

-Tüm dünyada zararları dillendirilmekte olan karma eğitim sisteminden bu halkı bir an önce kurtarmalısınız…

İstediğiniz Gibi At Koşturma Döneminiz Geride Kalmıştır

Açıklamasında son olarak tesettüründen ödün vermeyen hanımefendileri tebrik eden TES-ÇAĞ Başkanı Mehmet Duyu, "Bu vesile ile bütün zorluklarına rağmen tesettüründen ödün vermeden toplumda nümune-i imtisal olan muvahhide bacılarımızı tebrik ederken, onların önüne her türlü zorlukları çıkaranları ve hakaret edenleri telin ediyoruz. Ve şunu da bilmelerini istiyoruz ki, artık hiç kimse yalnız ve sahipsiz değildir. Öyle istediğiniz gibi at koşturma döneminiz geride kalmıştır!!!" dedi. (Emrullah Araz - İLKHA)

HABERE YORUM KAT