1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Saldırı olayı Cinayete teşebbüs!
Saldırı olayı Cinayete teşebbüs!

Saldırı olayı Cinayete teşebbüs!

Amedsporlu 5 yöneticiye linç girişimin yankıları sürüyor. Fanatik Gazetesi yazarı Nilay Yılmaz'da konuyu köşesine taşıdı.

A+A-

2016-04-28_202534.jpgFutbolu rahat bırakın!
Pazar günü Ankaragücü ile oynanan maçta Amedspor’un 5 yöneticisi protokol tribününde saldırıya değil, lince maruz kaldı. O kadar insanın 5 yöneticiyi linç girişimi, cinayete teşebbüsten başka bir şey değil. Ne demek lazım bu duruma? İnsanlıktan çıkmak mı, yoksa daha oraya varamamak mı?


Sezonun ilk yarısında Diyarbakır’da oynanan maç 2-2 beraberlikle sonuçlanmış. Ancak Amedspor yetkilieri “nasıl puanlarımızı alırsınız” diye kimseye saldırmamış. Aksine yemeğe götürüp, çiçeklerle uğurlamışlar Ankaragücü ekibini... Ya Ankaragücü protokolündekiler? Amedspor maç kazanınca gururlarına dokunmuş. Tepkiler üzerine gözaltına alınan 6 saldırgan, savcının talimatıyla serbest bırakılmış. Farklı bir şey bekleyen var mıydı?

Şimdi ne olur? TFF, sahada aldıkları galibiyetle büyük Ankaragücü taraftarını tahrik eden(!) Amedspor’a 10 maç(!) seyircisiz oynama, yöneticilerine de 123456(!) gün hak mahrumiyeti cezası verebilir. Ankaragücü’ne ise hiçbir şey olmaz.

Futbolumuz o kadar çamura battı ki, aynı gün protokolde yönetici, sahada hakem dövülüyor.

Futboldan başka her şey
Tribün şiddetini bitirme bahanesiyle tribünleri kontrol etmek ve Aktif Bank’a rant sağlamak için çıkarılan Passolig’in bir işe yaramadığı, yaramayacağı da artık apaçık ortada.

Başkasının kartıyla maça giren bir çocuk tribünden atlıyor, güvenlik görevlilerini atlatıyor ve bir hakemi darp ediyor. Serbest bırakıldıktan sonra hakemden özür dilemeyen, ama “kusura bakmasın” diyen saldırganın akıllara zarar açıklamalarını okuduğunuzda o kadar net görüyorsunuz ki ruh halini. Ya o çocuğu kahraman ilan edenler, “o yapmasa ben yapardım” diyen akrabaları?.. Trabzon’da giderek artan şiddet, sosyolojik bir durumdur. Sorun siyasidir, tarihseldir, ekonomiktir, hatta psikolojiktir. Yıllarca “Trabzon böyle, Karadeniz gibi hırçın” deyip ‘delikanlılık’ kisvesi adı altında lümpenlik güzellemesi yapıldı, sonuç buralara vardı. Düzelir mi? Çoook uzun zaman alır.

Süper Lig’deki 18 kulübün ne kadar para kazanacağından başka bir şeyle pek ilgilenmeyen Kulüpler Birliği olay üzerine bir açıklama yapmış, evlere şenlik. Maçlara 2 dakika geç çıkmaya karar vermişler. Ne kadar dahiyane bir fikir... İki kere daha geç çıktılar mı, tribün şiddeti diye bir şey kalmaz!!!

Dostlar kınamada görsün diye bir açıklama yapmışlar, Ankara’daki linçten tek satır bahsetmemişler. Tamam, onlar sadece Süper Lig takımlarının birliği, ama memlekette bir takımın yöneticileri sokakta değil, protokol tribününde linç edilmiş. Bir cümle bir şey deyin. Yok! Görmedik, duymadık...

Trabzon’da yaşananlarla, Ankara’da yaşananlar arasında fark yok. Biri kınanırken diğeri görmezden geliniyor. Oysa tribün şiddeti meselesini konuşmaya Ankara’daki linçten başlamadığımız sürece hiçbir şeyi değiştiremeyiz. İfade verdikten sonra, “siz vatan haini değilsiniz” diyerek ve sırtları sıvazlanarak serbest bırakılanlar da yarın öbür gün daha beter olayların aktörü olur. Durum bu kadar nettir.

Maalesef...

Yok artık TFF!
Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor, bir yıl önce adını Amed Sportif Faaliyetler Kulübü (Amedspor) olarak değiştirdi ve bu Türkiye Futbol Federasyonu tarafından onaylandı (Bunu niye yazıyorum, sanki izinsiz bir şekilde isim değiştirmişler gibi davranılıyor da, onun için).

Amedspor, gittiği hemen her deplasmanda ırkçı saldırılara maruz kaldı, Sivas’ta kalacak otel dahi bulamadı. Taraftarlarına ‘güvenlik’ bahanesiyle defalarca deplasman yasağı uygulandı. Ve ligin bitimine iki hafta kala, bir üst lige çıkması için play-off grubuna üç puan kalmışken TFF tarafından üç puanları silindi.

Keçiörengücü ile oynanan maçta TFF Müsabaka Temsilcisi’nin gerekçeli kararıyla 3 puanlarının silinmesine sebep gösterilen dakikaları izledim. Taraftarın yaptığı sadece davul ve ıslık çalmak, es’lerde de “Amed” diye tempo tutmak. İdeolojik propagandadan kast edilen “Amed” mi acaba?

UEFA ırkçılık konusunda bu kadar hassasken, ona bağlı TFF, Amedspor’un maruz kaldığı ırkçı saldırılarda rakip takımlara karşı hiçbir yaptırım uygulamıyor. Komik gerekçelerle Amedspor’a verdiği tribün ve para cezaları yetmiyor olacak ki, bir de puan siliyor. Hepimiz verilen kararların sportif değil, siyasi olduğunu biliyoruz değil mi? Daha geçen hafta Aziz Yıldırım “2010’da Diyarbakır’ın o günkü şartlarda küme düşmemesi, ligi tamamlaması gerekiyordu. Biz de bir şey demedik” demedi mi? Yıllar önce Diyarbakırspor’u Süper Lig’de tutmak için yapmadıklarını bırakmayanlar, şimdi de Amedspor 1. Lig’e çıkmasın diye ellerinden geleni yapıp, buna saçma sapan kılıflar uyduruyorlar sadece.

HABERE YORUM KAT