1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Sağlık emekçileri ‘savaşa hayır’ dedi
Sağlık emekçileri ‘savaşa hayır’ dedi

Sağlık emekçileri ‘savaşa hayır’ dedi

SES Diyarbakır Şubesi, çatışmalı süreçle birlikte sağlık emekçilerine yönelik saldırı ve baskıları oturma eylemi ile protesto etti.

A+A-

SES Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Selma Atabay, “Hastaneler özel hareketin karargahı haline getiriliyor” diyerek, şiddetin toplumun tüm kesimlerini kapsadığını söyledi.

Atabay, 10 Ekim'de Ankara’da düzenlenecek olan mitinge katılacaklarını da duyurarak, “Halkımızı sağlıklarına ve geleceklerine sahip çıkmak için 10 Ekim'de Ankara'da yapılacak olan mitinge katılmaya davet ediyoruz” dedi.
 
KESK’e bağlı Sağlık Emeçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi, sağlık emekçilerine yönelik saldırı ve baskıları düzenlediği oturma eylemi ile protesto etti. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bir araya gelen sağlık emekçileri, bölgede yaşanan çatışmalarla birlikte sağlık emekçilerine yönelik saldırı ve baskılara ilişkin basın açıklaması yaptı.

Açıklamada sık sık "Savaşa hayır, barış hemen şimdi", "Şehid namirin", "Sağlıkçıya uzanan eller kırılsın", "Çocuklara uzanan eller kırılsın" sloganları atıldı. Ardından açıklamayı yapan SES Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Selma Atabay, “AKP, 7 Haziran Milletvekili seçimlerinde kaybettiği iktidarını yeniden kazanmak için ülkemizi şiddet, çatışma ve savaş ortamına hızla sürükledi. 20 Temmuz tarihinde Suruç'ta Kobaneli çocuklara oyuncak götüren 33 devrimcinin katledilmesi ile başlatılan savaşın acı sonuçları devam ediyor. Yüzlerce insanımızın yaşamını yitirmesiyle birlikte ülkenin dört bir yanından anaların feryatları yükseldi” dedi.
 
‘Hastaneler özel hareketin karargahı haline getiriliyor’
 
“Baskı, şiddet, yargısız infaz, tutuklama, basına sansür ve her türlü demokratik hakkın kısıtlanması/yasaklanması gibi faşizan ve antidemokratik uygulamalar her geçen gün artarak devam ediyor” diyen Atabay, “İşte böylesi bir ortamda canımızı dişimize takarak halkın sağlığı için çabalıyoruz. Ama ne yazık ki, savaş koşullarında bile sağlık kurumlarının ve sağlık emekçilerinin dokunulmazlığı olmasına rağmen başta Nusaybin, Cizre, Silopi, Van, Bitlis, Tatvan, Lice, Varto, Silvan, Şemdinli, Sur, Yüksekova, Beytüşşebap olmak üzere bir çok il/ilçede tehdit ediliyor, darp ediliyor hatta öldürülüyoruz. Sağlık kurumları taranıyor, hastaneler özel hareketin karargahı haline getiriliyor” şeklinde konuştu.
 
‘Şiddet, toplumun tüm kesimlerini kapsadı’
 
Yaşanan olaylarla ilgili örnek veren Atabay şöyle konuştu: “Cizre Devlet Hastanesi'nde görev yapan ve üyemiz olan hemşire Eyüp Ergen nöbetten çıkıp evine giderken keskin nişancılar tarafından hedef gözetilerek vuruldu; polisin ambulansa izin vermemesi nedeni ile yaralı halde bir saati aşkın bir süre bekletildi ve bu nedenle hayatını kaybetti.Silopi'de çatışmalarda yaralı olarak devlet hastanesine getirilen yaralılara müdahale etmek isteyen doktorun kafasına polis tarafından silah dayandı, tehdit ve hakaret edildi. Dersim'de çatışma bölgesinde yaralı almak üzere giden ambulanslar özel hareket polislerince taranmış, ambulansta bulunan sağlık emekçileri yaralanmış ve darp edilmiştir. Cizre'de 9 gün süren sokağa çıkma yasağında sağlık emekçileri sağlık kurumlarına gidememiş, sağlık hizmetleri verilmesi engellenmiş, tedavi edilebilir durumda olan insanlar bu yüzden hayatlarını kaybetmiş, onlarca diyaliz hastası tedavisini sürdüremediği için ölümle yüz yüze kalmıştır.

 

Aynı günlerde Diyarbakır Kulp'ta da Toplum Sağlığı Merkezinde çalışan hekim Abdullah Biroğlunun öldürülmesi, şiddetin toplumun tüm kesimlerini kapsadığı göstermiştir. Tüm bu şiddet ortamı ve sağlık alanının dokunulmazlığının açıkça ihlali, Beytüşşebap'ta bir sağlık emekçisi arkadaşımızın daha ölümüne yol açmıştır. 26 Eylül tarihinde, Beytüşşebap'ta kaymakamın talimatı ile yaralı almaya giden ambulans özel harekat noktasından açılan ateş sonucunda sendikamızın üyesi ve ambulans şoförü Şeyhmus Dursun öldürülmüştür.”
 
’10 Ekim’de Ankara’da olacağız’
 
Atabay açıklamasının sonlarında şunları söyledi: “Birkaç münferit vakadan ibaret olmayan bu duruma ilişkin sendikamız aylardır açıklamalarda bulunarak Sağlık Bakanı'nı görevini yerine getirmeye, sağlığı ve sağlık emekçilerini korumaya, önlem almaya çağırıyoruz. Ne yazık ki, sağlık hizmeti sunumu ve sağlık çalışanlarının sağlığını önemsemeyen Sağlık Bakanı ya "başkan seçseydik kaos olmayacaktı" gibi açıklamalarla sarayın gözüne girmeye çalışıyor.


Ya da Şeyhmus Dursun'un öldürülmesiyle ilgili olduğu gibi olayın sorumluluğunu üstünden atmak için hızlıca bir açıklama yapmış ve olayları çarpıtarak kamuoyunu yanıltıyor.


Yani Sağlık Bakanı, halkın sağlığından ve sağlık çalışanlarının canından bi haber, kendi iktidarını sağlamlaştırma derdinde. Ama başta sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olmak üzere yoksul emekçi halk bunun farkında, bu kirli savaş politikalarına, anti demokratik uygulamalara ve faşizme karşı ayağa kalkıyor. Bugün sağlığımıza sahip çıkmak için işyerleri önünde oturma eylemleri, basın açıklamaları gerçekleştiriyoruz. 10 Ekim'de de emek, barış ve demokrasi için ülkenin dört bir yanından yola çıkarak Ankara'da buluşuyoruz. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini ve halkımızı sağlıklarına ve geleceklerine sahip çıkmak için 10 Ekim'de Ankara'da yapılacak olan mitinge katılmaya davet ediyoruz.”

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler