1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Sadece 1-2 Metreden Elçi’nin nasıl vurulduğunu görmediler
Sadece 1-2 Metreden Elçi’nin nasıl vurulduğunu görmediler

Sadece 1-2 Metreden Elçi’nin nasıl vurulduğunu görmediler

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürüldüğü sokak ve çevresinde görev alan 13 polisin ‘Şikayetçi’ ve ‘Tanık’ sıfatıyla savcılıkta yaptıkları anlatımlarda Elçi’nin nasıl vurulduğunu görmediklerini söyledi.

A+A-

 Beyanlarda bulunan polislerden 8’inin sokakta silahını çekip çatışmaya girdiklerini, bu 8 kişiden de üçünün ensesinden vurulan Elçi’ye 1-2 metre mesafede çatışmaya girmelerine rağmen Elçi’nin nasıl vurulduğunu bilmediklerini ifade etti.


Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesiyle ilgili Savcılık tarafından alınan ifadelerine başvurulan polislerin sadece sicil numarası tutanağa yazılırken 13 polis “Şikayetçi” ve ‘Tanık’ sıfatıyla ifade verdi. Bu polislerden 8’inin sokakta silah kullandığı ifadelere yansırken, bu polislerden bazılarının anlatımlarında çatışma esnasında Elçi’ye 1-2 metre mesafede olduklarını söyledikleri öğrenildi.


Şikayetçi ve tanık sıfatıyla beyanlarda bulunan polisler şunları anlattı:
 
“Tahir Elçi’yi yerde görünce ambulans diye bağırdım”


 “Ben olay esnasında Tahir Elçi’ye 1-2 metre uzaklıktaydım. Gazi caddesi tarafından silah sesleri geldi. Polis arkadaşların ateş ettiğini gördüm. Ben ateş ederek geçen ilk şahsı tam olarak görmedim ancak ikinci şahsı hedef gözeterek iki el ateş ettim. Saldırgan sendeleyerek sol taraftaki sokağa kaçtı. Ben şahsın elindeki silahı görmedim. Ben Tahir Elçi’yi yerde gördüm. Ambulans diye bağırdım. Elçi nasıl vuruldu tam olarak görmedim. Tahir Elçi’yi en son ihtiyar vatandaşla konuşurken gördüm”
 
“Ben o esnasında Tahir Elçi’ye 1-2 metre uzaklıktaydım”


 “Ben o esnasında Tahir Elçi’ye 1-2 metre uzaklıktaydım. İlk saldırgan hızlı bir şekilde ateş ederek geçti. Biz olayı tam anlayamadık. İkinci şahıs bize doğru ateş ederek hendekler tarafına koşuyordu. Diğer tarafta da uzun namlulu silahlarla bize ateş ediliyordu. Ben Tahir Elçi’nin nasıl vurulduğunu bilmiyorum. Tahir Elçi’yi en son bu şahıslar bize ateş ettiklerinde ‘ne oluyor’ diye arkamızdan şahıslara bakmaya çalışırken gördüm”
 
“Can güvenliği nedeniyle takibe devam etmedim”


 “Ben bu esnada Tahir Elçi’ye yaklaşık 1-2 metre uzaklıktaydım. Ben özellikle bize doğru ateş eden saldırganlardan  siyah montlu koyu renk pantolon yeşil ayakkabı olan şahsı hedef alarak ateş ettim. Şahısta bana doğru ateş ediyordu. Tam benim karşıma geldiği sırada benim mermim bitti. Şahsın silahı bana dönüktü ancak şahıs ateş edemedi ve silahı bana doğru fırlattı. Silah benim kafa hizamdan geçerek arkama düştü. Tahminen Tahir Elçi ayakları altında bulunan silahın bu olduğunu düşünüyorum. Benim mermim bitince yedek şarjörüm yoktu.

 

Arkadaşımdan da temin edemedim. Saldırı esnasında yerde yatan emniyeti istihbaratta memur olduğunu bildiğim polis memuru arkadaşın silahı alarak saldırganı etkisiz hale getirmek için peşinden koştum. Ancak saldırganın kaçış istikametine göre sol taraftaki sokağa girdi. O sakağın başına geldiğimde hendek tarafından uzun namlulu silahlarla tahmin ettiğim silah sesi duyunca can güvenliği nedeniyle takibe devam etmedim. Tahir Elçi’yi yerde yatar vaziyette gördüm. Ben istihbarat şubede çalışan polis memuru arkadaşın silahından herhangi bir atış yapmadım. Daha sonra silahını kendisine teslim ettim. Ben Tahir Elçi’nin tam olarak nasıl vurulduğunu görmedim”
 
“Çatışma esnasında Tahir Elçi görüş alanımın dışındaydı”


 “Silah Seslerini duyunca yakınımızda bulunan caminin duvarını kendime siper ettim. Sokağa girip kaçmaya çalışan saldırganları gördüm. Bende saldırganları hedef gözeterek ateş ettim bu silahlı çatışma çıktığı sırada dört ayaklı minarenin aşağı tarafında hendeklerden bize doğru seslerinden uzun namlulu silahtan atıldığını tahmin ettiğim yoğun bir silah sesi geliyordu. Ben sladırganlara isabet edip etmediğini göremedim. Çatışma esnasında Tahir Elçi görüş alanımın dışında kaldığından görmedim. Nasıl vurulduğu hakkında herhangi bir bilgim yoktur”
 
Koşanlardan birinin polis olduğunu düşündüm


 “Açıklama bittikten sonra Balıkçılarbaşı yönünden silah sesleri duyduk. Bunun üzerine üzerimde taşıdığım CZ 75 marka beylik tabancamı çıkartarak, ağzına mermi verdim. 10-15 saniye içinde meydan tarafından bulunduğumuz sokağa iki erkek kişinin koşarak geldiğini gördüm. Güvenliğim için iki polis arkadaşımı caminin iç tarafına ittim. Gelenleri rahatlıkla görebiliyordum.

Silah sesleri üzerine bir diğer arkadaşım, sokakta karşımızda bulunan dar sokağın başına geçmişti. İki kişi art arda sokağa girdi. Arkadakinin elinde silah vardı ve dar sokakta bekleyen polise ateş etti. Öndekinin elinde silah olup olmadığını görmedim ancak arkadakinin sağ elinde silah bulunmaktaydı. O gün hepimiz sivil olarak görev yaptığımız için o anın vermiş olduğu etki ile koşanlardan birinin polis olduğunu düşündüm. Koşanlara yanımıza gelene kadar ateş etmedik.

Karşı tarafta ve aynı hizada bulunan sokakta, İstihbarat Şube’de görevli polise, arkadan gelen kişinin ateş etmesi üzerine ateşe başladım. Arkadan gelen kişiye yaklaşık 6-7 el ateş ettim. Ancak camiye ittiğim ve ara sokaktaki arkadaşların ateş edip etmediğini bilmiyorum. Arkada elinde silah olan kişi, beni bayağı geçtikten sonra, yaklaşık 10 metre sonra beni görmeden silahını ateşledi. Silahlı bulunan sağ eli geri vaziyetteyken beni vurdu, yaralandım. Yaralandıktan sonra ateş etmedim. Önde koşan şahsın ateş ettiğini görmedim.”
 
 “Bize ateş edildi karşılık verdik”


 “Balıkçılar tarafından iki şahsın arka arkaya dört ayaklı minareye koştuklarını gördüm. Bu arada dört ayaklı minare minarenin yan tarafından bulunan caminin giriş kapısında bulunuyordum. Şahıslardan bir tanesi kaçarken yanda bulunan polis memuruna ateş ettiğini gördüm. Bizde karşılık verdik ve şahıs yalpalayarak görüş açımdan uzaklaştı. Bu sırada sokaktan uzun namlulu sesi gelmeye başladı. Yaklaşık 5 dakika sürdü. Elçi’nin vurulduğunu görmedim”
 
“Saldırganlara yönelik hedef gözeterek 5-6 el ateş ettim”


 “Silah sesleri gelince görevli ekipler olarak yere çökerek siper aldık. İki şahsın minare tarafına silahlarla koştuğunu gördüm. Saldırganlar bize doğru ateş edip dört ayaklı minare istikametine koşuyorlardı. Bu sırada hendekler tarafından uzun namlulu silah bizim bulunduğumuz tarafa yoğun olarak silah sesi geliyordu. Biz de diğer arkadaşlarla silahımızı çektik ve saldırganlara yönelik hedef gözeterek 5-6 el ateş ettim. Bu sırada memur arkadaşın yaralandığını gördüm. Kazağımı çıkararak yaralı arkadaşın yarasına bastım ve ambulansın gelmesini bekledim. Ben çatışma esnasında Tahir Elçi’yi bulunduğum konum itibarıyla görüş açımın dışında kaldığından görmedim. Nasıl vurulduğu hakkında bilgim yoktur”  
 
 “Saldırganları görmedim, arkadaşlarımı yalnız bırakmadım”


İki polisin vurulduğu anlarda onların yanında olan ve taksinin arkasında bulunan, bölgede elinde uzun namlulu silah bulunan tek polis ise o esnada neden saldırganlara neden ateş etmediğini şu sözlerle anlattı:


 “İki saldırganın bulundukları ticari taksiden almak üzere müdahale eden arkadaşların araca yaklaştığını görmedim. Ben Şehit olan polis memurunun tek olduğunu görünce sorun olmasın diye aracın diğer tarafına yöneldim. Bu sırada silah sesleri geldi, bende silah sesleri gelince sesin tam olarak nereden geldiğini tahmin edemedim. Dışarıda bize yönelik bir saldırı olduğunu düşünerek ticari taksinin arka tarafında duvarı kendime siper ettim buradan havaya doğru elimde bulunan uzun namlulu silah ile ateş ettim, saldırganları görmedim. Ben arkadaşlarımı yalnız bırakmadım. Ben uzaklığı nedeniyle Tahir Elçi’nin nasıl vurulduğunu görmedim”
 
Polislere, ‘Üzerinizde ikinci tabanca var mıydı’ sorusu?


Sokakta ateş eden polislerden kimine ikinci silahlarının bulunup bulunmadığıyla ilgili sorularda soruldu. Tahir Elçinin öldürüldüğü olayla ilgili yayınlanan görüntülerde bir polisin silahını değiştirdiği görülmüş ve bu tartışma konusu olmuştu. Başsavcılık bu tartışmalara binaen polislere ‘Olay esnasında üzerinizde ikinci bir tabanca var mıydı?’ şeklindeki soru sorduğu da öğrenildi. Polisler soruya ‘hayır’ cevabı verdi.
 
5 polis memuru ateş etmedi


Beyanlarda bulunan diğer 5 polis memurları da bölgede görevli olduklarını ancak silahlarıyla ateş etmediklerini Tahir Elçi’nin bulunduğu sokağın başındaki meydanda güvenlik önlemi aldıkları anlatımlarından bulundular.
 
Skandal Ayrıntı


 “Taksi olay yerinin 100 metre gerisinde alınmak istenmiş ancak..”


Tahkikat evraklarına, saldırganları olay yerine getiren taksinin dört ayaklı minarenin bulunduğu sokaktan sadece 100-150 metre geride TEM şube polisleri tarafından durdurulmak istendiği, ancak trafik yoğunluğu ve hareket kabiliyetinin zayıf olmasından araca yönelik operasyon düzenlenmesinin mümkün olmadığı bilgisi yansıdı.


Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma bürosu tahkikat evrakında, ticari taksinin Mardin Kapı Kervansaray oteli önünde Balıkçılarbaşı Gazi Caddesi istikametine dönüş yaptığının görüldüğü bunun üzerine saat: 10,50’de gelen ‘Ticari taksiyi alın, inceleyin’ telsiz anonsu geldiği belirtilerek, “ticari taksi Gazi caddesinde takibe devam edilmiş, fakat caddenin tek yön ve sadece tek araç geçebileceği darlıkta olması nedeniyle ticari taksi ile takip eden ekip arasında 7-8 araçlık sivil vatandaşlara ait araç geçilerek aracın alınması mümkün olmamıştır” denildi.
 
 “Taksinin Kervansaray Oteli önünden Gazi Caddesi'ne döndüğü görülmesi üzerine saat 10.50 de haber merkezine hitaben 'Merkez Kervansaray arka tarafından Balıkçılarbaşı tarafına gelen ticari TT …. plakalı aracı alıp incelerse iyi olur' şeklinde telsiz anonsu yapılmıştır.

 

Caddenin tek yön ve sadece tek aracın geçebileceği darlıkta olması nedeniyle ticari taksi ile 34-370 kod nolu ekip arasında 7-8 araçlık sivil vatandaşlara ait araç geçilerek aracın alınması mümkün olmamıştır. Saat 10.50 sıralarında Balıkçılarbaşı mevkiinde bulunan 24-36 ve 24-374 kod nolu ekiplerce taksinin görülmesi üzerine şahısları kontrol etmek üzere 24-36 kod nolu Grup Amir Vekili Ahmet Çiftaslan, 24-374 kod nolu ekip Grup Amir Vekili Cengiz Erdur ve 25-140 nolu ekipte gazcı personel olarak görev yapan 384805 sicil numaralı çevik kuvvet polisinin ticari taksiye yanaşmaları ile birlikte, aniden taksi içerisinde ön sağ yolcu koltuğunda oturan şahıs ile arka koltukta oturan şahıs güvenlik görevlilerine silahlı saldırı gerçekleştirmiştir."
 
Neden durdurulmadı?


Emniyet fezlekesinde taksinin neden elden kaçırıldığı sorusuna "trafik yoğunluğu" yanıtı verilirken, neden daha önce durdurulmadığı ve durduran polislerin gerekli önlemleri neden almadıkları soruları yanıtsız bırakıldı.
 
Kontrolü mümkün olmadı


Taksiyi takip eden polislerden biri ise ifadesinde şunları anlattı:


 “24-370 kod nolu ekip olarak Melik Ahmet Caddesi istikametinden Turistik Caddesi istikametine doğru hareket ettik, aracı cadde üzerinde takibe aldık. Aracın görüş alanımız dışında olması ve trafiğin yoğun olması nedeniyle aracın durdurulması ve kontrolü mümkün olmadı. Araç trafikte bizden uzaklaşarak Mardin Kapı yakınında Gazi Caddesi istikametine dönüş yaparak Balıkçılarbaşı istikametine yakınlaştığında, şahısların bölgede bulunan ekiplerimize yönelik saldırı olasılığı değerlendirilerek araç telsiz marifeti ile 10.45 sıralarında Balıkçılarbaşı mevkiinde bulunan ekiplerce durdurularak taksi ve içindeki şahısların incelenmesi yönünde haber merkezine bilgi aktardım.

 

Balıkçılarbaşı mevkiinde bulunan 24-36 ve 24-374 kod nolu ekiplerce aracın usulüne uygun bir şekilde durdurulduğunu, araç içinde şahıslar tarafından kendilerine yönelik silahlı saldırı gerçekleştirildiğini olay yerinde bulunan 24-36 nolu grup amir vekili Ahmet Çiftaslan ve Cengiz Erdur isimli güvenlik görevlilerinin yaralandığını (sonradan şehit oldular) gördüm. Kaçan şahısların basın açıklamasının yapıldığı Dört Ayaklı Minare istikâmetine kaçtığını, araç sürücüsünün ise Melik Ahmet Caddesi istikâmetine kaçtığını olay yerine intikal ettiğimde öğrendim”

 

HABERE YORUM KAT