1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. “Sadaka niteliğindeki zammı kabul etmemiz mümkün değil”
“Sadaka niteliğindeki zammı kabul etmemiz mümkün değil”

“Sadaka niteliğindeki zammı kabul etmemiz mümkün değil”

Kamu görevlisi ve memurların mali ve sosyal haklarının tartışıldığı toplu sözleşme görüşmeleri hakkında değerlendirmede bulunan Memur-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Yunus Memiş, hükümetin 4 artı 4 şeklindeki zam teklifini sadaka olarak nitelendirdi.

A+A-

Yaklaşık 3 milyon 100 bin kamu görevlisi ile sayıları 2 milyonu bulan memur emeklisinin 2016-2017 yıllarındaki mali ve sosyal hakları, toplu sözleşme görüşmeleriyle belirlenecek. Hükümetin önerdiği 4 artı 4 zam teklifini değerlendiren Memur-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Yunus Memiş, yapılan teklifi sadaka olarak nitelediklerini ve kabul etmeyeceklerini belirtti.


Konu hakkında açıklamalarda bulunan Memur-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Yunus Memiş, “Toplu sözleşmede taleplerimiz arasında birinci yıl 8 artı 8, ikinci yıl için 7 artı 4 refah payı, büyümeden pay, ek ödeme, nöbete ücret, eş durumu ve çocuk yardımı gibi birçok taleplerimiz oldu” dedi.


“Cuma namazıyla ilgili bir gelişme olmazsa, o zaman insanların nezdinde hükümet sınıfta kalmış olacaktır”


Kamu görevlileri ile memurların yaşadığı sıkıntılardan bahseden Yunus Memiş, “Bizim için toplumu ilgilendiren en önemli noktalardan biri yüzde 99 Müslüman olan bir ülkede Cuma Namazı noktasında hem çocuklarımız, hem de çalışanlarımız ciddi sıkıntılar yaşamasıdır. Bazı illerimizde Cuma namazı saat 13’00’te başlıyor.

Bu da doğrusu sosyal devlet anlayışında, temel hak ve özgürlükler noktasında ciddi sıkıntılar demektir. Bir ülkede o ülkenin hükümeti kendi vatandaşlarının temel hak ve hürriyetleri noktasında dini hassasiyetlerine saygı göstermek durumundadır. Dolayısıyla biz de bununla ilgili Cuma gününün resmi tatil edilmesi, eğer ilan edilmese dahi Cuma Namazını kapsayacak şekilde 2 saat tatil edilmesiyle ilgili talebimiz var. Bu konuda da özellikle hükümetin adım atması gerekiyor. Eğer Cuma Namazıyla ilgili bir gelişme olmazsa, o zaman insanların nezdinde hükümet sınıfta kalmış olacaktır.” ifadelerini kullandı.


“28 Şubat mağduru öğretmenlerin bir an önce görevlerine başlamaları gerekir”


28 Şubat döneminde mütedeyyin memurların yaşadığı sıkıntılara da dikkat çeken Memiş, “28 şubat sürecinde binlerce kız ve erkek kardeşlerimiz ciddi travma yaşadı. Görevlerinden alındılar. Çoluk çocukları ortada kaldı. Hapishanelere tıkıldılar. Dolayısıyla bu konu ile ilgili son derece hassasiyet gösterilip, hükümetin her türlü adımlar atması, şu an öğretmenlikte açık atama yüzde birdir, bunun yüzde 3-5’e çıkarılarak, 28 Şubat mağduru öğretmenlerin bir an önce görevlerine başlamaları gerekir. 28 Şubat mağduru memurların hem 28 Şubat döneminde hem de muhafazakar hükümet döneminde mağdur olması ciddi bir travma olur.

Yine bunun yanında özellikle diğer kamu kurum ve kuruluşlarında diyanette çok ciddi bir set oluşmuş. 28 Şubat döneminde cezaevine girip veya görevinden atılanların, iftiraya maruz kalıp herhangi bir camia ya da örgütle bağdaştırılarak adeta hapishanelere tıktırılıp paralel yapının hâkimleri tarafından ceza verdirilerek görevden alınanların bir an önce yasal düzenleme ile görevlerine dönmesi için talebimiz var. Şu an kendileri 28 Şubat mağduru pek kimse kalmadı diyebilirler. Aslında halen mağduriyetler devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.


“Hükümetin vermiş olduğu sadaka niteliğindeki zammı kabul etmemiz mümkün değil”


Toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin eski kafaya döndüğünü söyleyen Memiş, “Hükümetin birinci yıl için 4 artı 4, ikinci yıl 3 artı 3 şeklinde bir zam teklifi olmuştur. Daha önce de belirtmiştik. Biz komik rakamlarla asla masada oturmayacağımızı ve masada bize komik rakamlar gelirse masayı terk edeceğimizi beyan etmiştik.

Dolayısıyla hükümetin vermiş olduğu sadaka niteliğindeki zammı kabul etmemiz mümkün değil, zira bu durum 5 milyon insanı, çalışanı ve emekliyi ilgilendiriyor. Aileleriyle beraber bunu dile getirirsek 15 milyon insanı kapsayacak bir bekleyiş var. 15 milyon insan şu anda memurların toplu sözleşme sürecini takip ediyor. Hükümetin bu anlayışta olarak komik rakamlarla değil, memurların istemiş olduğu rakamları vermesi gerekiyor.

Zira bu sıcak yaz günlerinde, çok sıcak günler bizi ve hükümeti beklemiş olacak. Dolayısıyla bizim bu zammı kabul etmemiz mümkün değil. Hükümete sesleniyoruz 4 artı 4 şeklindeki zam teklifine asla imza atmayız. Taleplerimizi makul seviyeye çekerek bu şekilde tekrar masaya gelip sizinle istişare ederiz, aksi takdirde hiçbir şekilde istişare etmeyiz. Ayrıca sıcak alanlara da hazırız. Artık bu konuda adım atılmazsa her türlü yasal hakkımızı deneyeceğiz”  ifadelerini kullandı.


Toplu sözleşme görüşmelerindeki yaşanan olaylara değinen Memiş, “ Görüşmelerde 11 iş kolumuz genel başkanımızla beraber masayı terk ettiğinde, Kamu-Sen ve KESK masaya çakılmış kalmışlar. Sendikacılığın ‘S’sinden bile anlamayan bu zihniyeti bozuk 28 Şubat sürecinde 5’li çetenin arka bahçeleri olan bu sendikal anlayışı yürüten insanlar, bakan masayı terk ettiğinde şu cümleleri kullanıyorlar; ‘Efendim bakan çok ayıp etti, masada biz vardık bizimle görüşebilirdi.’ Ya siz memurları satarak, diğer yandan memurların haklarını savunan asıl masada bulunan sendikamızı satıp halen masada oturuyorsunuz ve utanmadan halen bizler işte hükümetle oturabilirdik gibi imajını veriyorsunuz.

Dolayısıyla özleri ile çalışmaları birbiriyle tutmayan Kamu-Sen ve KESK’in üyelerine sesleniyoruz. Gerçek fotoğrafı görün. Bunların gerçek yüzünü görün. Bunlar değil eylem bunlar ancak arkada birbirleriyle bir araya gelip kaostan nemalanan bir zihniyet dışında asla hareket edemezler.” diyerek tepkisini gösterdi. 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler