1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Rozerin’in ailesi, cenazeyi istiyor
Rozerin’in ailesi, cenazeyi istiyor

Rozerin’in ailesi, cenazeyi istiyor

Sur’da sokağa çıkma yasağının 38’inci gününde öldürülen 17 yaşındaki Rozerin Çukur’un cenazesi hala alınamadı.

A+A-

Çukur ailesi cenazeyi almak için 257 imza ve 20 dilekçe hazırlayarak Diyarbakır Valiliği ve savcılığa verdi.  Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 23 Aralık günü öldürülen İsa Oran ile Mesut Seviktek ile 30 Aralık günü katledilen Ramazan Öğüt ve 8 Ocak’ta öldürülen 17 yaşındaki Rozerin Çukur’un halen alınamadı. Cenazelerini almak isteyen ailelerin İHD Diyarbakır Şube binasında başlattığı açlık grevi eylemi 11’inci gününe girdi.

Ailelerin eylemi sürerken, Rozerin Çukur’un ailesi, akrabaları ve köylüleri cenazeyi almak için imza kampanyası başlattı. Diyarbakır Valiliği ve savcılığa vermek üzere 257 imza toplayan ve 20 dilekçe hazırlayan Çukur ailesi, İHD Diyarbakır Şube binasında basın açıklaması yaptı. Açıklamaya İsa Oran, Mesut Seviktek ve 16 yaşındaki Ramazan Öğüt'ün aileleri ile MEYADER yöneticileri de katıldı. 

‘Derin acılar yaşanıyor’

Rozerin'in akrabası Abdurrahman Karakoç, aile ve köylüleri olarak cenazenin verilmesi için 257 imza ve 20 dilekçeyle Diyarbakır Valiliği ve Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'na başvuruda bulunacaklarını söyledi. Diyarbakır'da derin acıların yaşandığını dile getiren Karakoç, zulümkarların hepsinin yenildiğini söyledi ve "Kürt halkı beraber direnip beraber yaşamak istiyor. Şimdi devlet eski zihniyet olan 'Temizleyeceğiz' diyor. Bu 1915 yılında Ermenileri, 1925'te Şeyh Sait isyanında Kürtleri, 1938'de Alevileri katlettiniz. Ama bugünkü Kürtler farklı, halkın iradesi, direnişi var. Yok edemezsiniz" dedi. Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a seslenen Çukur, "Bu gücü nasıl yok edeceksiniz, söyleyin. Söyleyin!" diyerek katliam talimatını verenlere tepki gösterdi. 

‘Katledilen çocuklarımızı pkk'lı ilan etmeyin’

Rozerin'in babası Mustafa Çukur ise Sur'daki sokağa çıkma yasağının 17 saatliğine kaldırıldığı sırada kızının Sur'a gittiğini söyledi. Konuşmakta zorlanan baba Çukur, "Kızımın elinde kalemden başka bir şey yoktu. Ne zamana kadar bu katliam devam edecek" dedi. Bazı basın yayın organlarına tepki gösteren Çukur, burada yaşananları gerçekleriyle yazılmasını istedi. Çukur, "Eğer helal ekmek yemek istiyorsanız kameranızı, fotoğraf makinenizi bırakın. Burada yaşananları doğru yansıtın. Katledilen çocuklarımızı pkk'lı ilan etmeyin" çağrısı yaptı.

'20 gündür bu acıyı yaşıyoruz’ 

Çocuklarının cenazelerinin verilmesi için İHD'de açlık grevinde bulunan aileler adına konuşan İhsan Seviktek ise "20 gündür bu acıyı yaşıyoruz. 4 gün önce Rozerin'in şahadet haberiyle bir kez daha aynı acıyı yaşadık. Bu katliam planlarının saray tarafından verildiğini biliyoruz. Saray söylüyor, havuz medyası yalanları manşet yapıyor. Çocuklarımızı, kardeşlerimizi pkk'lı ilan ediyorlar. Sabah gazetesi attığı manşetle kardeşim Mesut için 'Yılın en tehlikeli bombacısı' olarak yansıtıyor. Benim kardeşim geçen yıl cezaevindeydi, nasıl olur bombacı olur. Bu yalan haberlerini Taybet Ana'nın, 3 aylık bebek için yazdıklarından biliyoruz" vurgusu yaptı.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler