1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Roboskili ailelerin adalet arayışı yanıtsız kaldı
Roboskili ailelerin adalet arayışı yanıtsız kaldı

Roboskili ailelerin adalet arayışı yanıtsız kaldı

Diyarbakır Şubesi, Şırnak'ın Uludere (Qileban) Roboski köyünde 28 Aralık 2011 tarihinde TSK'ya ait savaş uçakları tarafından yapılan bombardıman sonucu çoğu çocuk 34 kişinin katledilmesinin 500'inci günü nedeni ile dernek binasında basın açıklaması yaptı.

A+A-

MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkan Yardımcısı Cihan Ülsen, "Roboski katliamı Enfal operasyonu, Halepçe katliamı, Dersim, Zilan ve 90'lı yıllardaki faili meçhuller gibi, Kürt meselesini 'terör ve şiddet' sorunu olarak algılayan devlet aklının utanç veren katliamlarından sadece bir tanesidir" diyerek, "500'üncü gününde hala operasyon kazası denilerek üstü örtülmeye çalışılan, faili devlet olan bu katliamda hükümet neden hala sessiz? Sadece bir albayın görev yeri değiştirip Genelkurmay Başkanını tebrik eden Başbakan, Roboski'yi gündeme getirenleri kriminalize ederek hedef gösteren açıklamalarından neden hala vazgeçmiş değil? 500'üncü gününde Roboskililerin adalet arayışı maalesef hala yanıtsız kalmıştır. Yapılması gereken gerçeklerin bir an evvel gün yüzüne çıkarılması ve sorumlularının acilen yargılanmasıdır. Demokrasi ve insan hakları, hak sahibine zamanında teslim edilmelidir. Biz insan hakları savunucularının nezdinde, kendi vatandaşını bombalayan bir devlet, ölenlerin ailelerinden ve Kürtlerden bir özür dahi dilemediği sürece hukuk devleti olma meşruiyetine sahip değildir" diye konuştu.

'Roboskisiz barış, barış değildir'

Kürt meselesine ilişkin olumlu adımların atıldığı şu günlerde atılacak en kıymetli adımın Roboski katliamının faillerinin açığa çıkarılması olduğunu dile getiren Ülsen, "Roboskisiz barış, barış değildir. Devlet bir taraftan silahları susturup ölümler olmaması için çaba sarf ederken, öbür taraftan kendi vatandaşının yaşam hakkını, bombalamak suretiyle ihlal ediyor, ailelere parçalanmış bedenler armağan ediyor. Biz Roboski'nin failleri ortaya çıkarılıp yargılana kadar bu sürecin takipçisi olacağız. Çünkü sözümüz var; Özcan'a, Seyithan'a, Cemal'e, Vedat'a, Selam'a, Selahattin'e, Nadir'e, Celal'e, Bilal'e, Şirvan'a, Nevzat'a, Salih'e, Osman'a, Mahsun'a, Muhammed'e, Hüsnü'ye, Savaş'a, Erkan'a, Cihan'a, Fadıl'a, Şerafettin'e, Hamza'ya, Aslan'a, Mehmet Ali'ye, Orhan'a, Salih'e, Yüksel'e, Adem'e, Hüseyin'e, Bedran'a, Serhat'a, Şivan'a, Selman'a, Zeydan'a. Sözümüz var zalime karşı mazlumdan yana olmaya" şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT