1. HABERLER

  2. BÖLGE

  3. Ressam Çelik'ten Jin û Hebûn
Ressam Çelik'ten Jin û Hebûn

Ressam Çelik'ten Jin û Hebûn

Kültür Daire Başkanlığımız tarafından organize edilen 'Uluslararası Kürdistan Sanat Günleri' kapsamında etkinlikler devam ediyor.

A+A-
230 sanatçının eserlerinin sergilendiği Sanat Günleri kapsamında öne çıkan isimlerden biri de sanatçı Metin Çelik oldu.
 
'Uluslararası Kürdistan Sanat Günleri' kapsamında sanatçı Metin Çelik'in Jin û Hebûn (Yaşam ve Varoluş) adlı çalışması öne çıkan ve ilgi gören çalışmalardan biri oldu. Sanatçı Beşar El İsa'nın deyimiyle sanat tarihi literatürüne girebilecek kadar güçlü bir resim olan Çelik'in çalışması 7 Mart tarihine kadar Amed Sanat Galerisi'nde sergilenecek.
 
1985 doğumlu Mardin asıllı Metin Çelik, Adana'da Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü'nün ardından Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nü bitirdi. 2005 ile 2008 arasında Ressam Ömer Uluç'un yanında asistanlık yapan Çelik, kendi atölyesini açtı. 2009'da ilk kişisel sergisini açan sanatçının birçok resmi koleksiyonerlerin ilgisini çekerken, pek çok karma sergide eserleri yer aldı. Mimar Sinan Üniversitesi'nde yüksek lisansa devam eden Çelik, çalışmalarını İstanbul'daki atölyesinde sürdürüyor.
 
Sanatçı, resimlerinin belli başlı üslupsal dönemleri olduğundan söz ediyor. Genel olarak resimlerinin bütün matematiğinin belirli bir düzen üzerine kurulu,  belirli katmanları olduğunu ifade eden sanatçı, esas katmanın Bertol Brecht'in tiyatrodaki epik kuramı olduğunu söylüyor. Sanatçı, bu kuram içerisinde yer alan yabancılaştırma efektini veya diğer kuralları tiyatrodan resme aktarmak gibi bir fikirle yola çıkmış.  Çelik, bu yabancılaştırmayı modern insanın birbirine olan duyarsızlığı, duygusuzluğu, ruhsuzluğu ya da klasik deyimle öznenin nesne boyutuna taşınması hali olarak sorguluyor.
 
Bir dönemin başlangıç resmi
 
Jin û Hebûn adlı çalışmanın ise yeni bir dönemin başlangıç resmi olduğunu söyleyen sanatçı, “Benim için de çok önemli bir resim. Bu resimde de yabancılaştırma sorgulanıyor. Kafka'nın “Dönüşüm” adlı eserinde Gregor Samsa'nın hamam böceğine dönüşme hali. Orada fiziksel bir dönüşüm yani insanın kendisine yabancılaşması ele alınır. Oradaki yabancılaşma halinin fiziksel değil de resimde ruhsal bir dönüşüm haliyle ele alınıp, sonra metafizik resim kuralları içerisinde zaman ve mekan kavramlarını  sorgulayarak bir üslup geliştirdim. O üslup içerisinde de realist bir teknik kullanıyorum ama bu realizmi de natüralist bir formda ele almıyorum. Metafizik bir zaman ve mekan ilişkisi aslında biraz da orada ortaya çıkıyor.” şeklinde anlatıyor.
 
Canlı modellerle çalışan sanatçı Jin û Hebûn adlı çalışmada da sanatçı Tuğba Özkul ve Mezopotamya Dans'tan tanıdığımız sanatçı Serhat Kural ile çalışmış. Kural'ın bir erkek olarak bu resmin merkezinde oluşu da erkek egemen sistemin bir eleştirisi olarak karşımıza çıkıyor. 
 
Bilinçaltındaki verilerin dışavurumu
 
Resimlerini yaparken bilinçaltındaki verilerini imgesel biçimde dışa vurduğunu aktaran Çelik, “Yani ne seçtiğimi bilmem. Bir suya dalıp içinden ne varsa çıkarmak gibidir. Sonra bu çıkardığım şeyi kompoze ederim. Kompoze ettiğim şeyde de tamamıyla formun, rengin, biçimin harmonisini sorgularım.
 
Resmin ortaları ve sonuna doğru da resmin hikayesi kendini ele verir. Çünkü bilinçaltı denilen bellekte bana göre bütün imajlar, zaman ve mekan birbiriyle ilişkisi olduğu için yan yanadır. Burada kaya ve figür imajı eğer yan yana gelebiliyorsa bu bilinçaltındaki bir nüansı temsil eder. Hikayesel nüansı temsil eder. Resmin ortalarında resmin yaşam ve varoluşla ilgili bir yerde durduğunu, hikayeyi tanıma açısından öyle bir yerde durduğunu gördüm. Tam da ortalarından sonlarına doğru hikaye resme küçük müdahalelerde bulunur. Renk müdahalesinde, form müdahalesinde, bazı yerlerin resmin içinden çıkıp silinmesine de neden olabilir ya da yeni bir form eklenebilir.”
 
Kürdistan Sergisi'nde bulunmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu ifade eden sanatçı, bu çalışmanın tarihsel olarak arşivlenmesi ve informasyon yaratması açısından çok önemli olduğunu ifade ediyor. Çelik, “Kimin var olduğu, nerede olduğu, bunun katalogla birlikte belgelenmesi Kürt resminin bu sergi açısından tarihini 2015'e nişanlayabilir. O açıdan önemli. Yoksa sergideki resimlerin niteliksel boyutu, teknik boyutu tabi ki tartışılabilir.  Ama tartışılması gereken yer asla burası değil. Tek tartışılması gereken Kürt resminin başlangıcı açısından bir arşiv yaratması” şeklinde konuştu.
 
(Diyarinsesi.org BB)

HABERE YORUM KAT