1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Rektör hanım duydunuz mu?
Rektör hanım duydunuz mu?

Rektör hanım duydunuz mu?

Taciz olaylarının süreklileştiği D.Ü'de yeni bir Özgecan vakasına ramak kala:

A+A-
Dicle Üniversitesi'nde ikinci öğretim öğrencisi olan iki genç kadının Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) bağlı Ziya Gökalp Öğrenci Yurdu'na giderken tacize uğraması olayının detayları, akıllara kaçırılıp ormanlık alanda yakılarak katledilen Özgecan Aslan olayını getirdi. Şehir merkezi dışında ve tenha bir yerde olan yurda gitmeye çalışan kadın öğrenciler, araçla kaçırılmak istendi, ancak kadınlar direnince şahıslar olay yerinden uzaklaştı.
 
 
Yılladır benzer durumların yaşandığı yurtta, öğrencilerin yurdun şehir merkezine taşınması, yurt ve okul arasındaki araç sayısının artması gibi talepleri ne üniversite ne de belediyelerce karşılanmıyor. Bahar Çiçek, kaçırılmak istendiğini son anda kurtulduğunu belirtirken, olayı yurt güvenliğine söylediğini ancak "Yurt dışında müdahale edemiyoruz" dediğini söyledi. Yıllardır bu olayların yaşandığını ve üniversite yönetiminin bir çözüm üretmediğini, sessiz kaldığını dile getiren Çiçek, yaşadığı olayın ardından büyük bir korkuya kapıldığını belirterek, "Babam dahil, hiç kimseye güvenemiyorum artık" dedi. Taciz zanlısı ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
 
 
Yıllardır taciz vakalarıyla gündeme gelen KYK Ziya Gökalp Kız Öğrenci Yurdu, tekrar taciz ile gündemde. Geçtiğimiz gün Dicle Üniversitesi'nde ikinci öğretimde okuyan iki genç kadın, ders çıkışı kaldıkları KYK Ziya Gökalp Öğrenci Yurdu'na yürürken tacize uğradı. Geçtiğimiz yıllarda da benzer birçok taciz olayının yaşandığı yurtta, olayın duyulması üzerine öğrenciler eylem başlattı. İlk olarak yurt bahçesinde toplanan kadın öğrenciler, gürültü eylemi yaptı.
 
 
Ardından öğrenciler yaşanan durumu protesto etmek ve yaşanan sorunun çözülmesi talebiyle Dicle Üniversitesi Rektörlüğü'ne doğru yürüyüşe geçti. Yurt kapısında sloganlarla yürüyüşe geçen öğrencilerin önü, üniversite girişinde çevik kuvvet polisleri tarafından kesildi. Öğrenciler seslerini duyurmak için bu kez şehir merkezine doğru yürüyerek Şeyh Said Meydanı'nda toplandı. Öğrenciler bir kez daha taleplerini dile getirdi. Ancak olay ile ilgili şuana kadar üniversite yönetiminden herhangi bir açıklama gelmedi. Tacize maruz kalan kadın öğrenciler yaşadıkları korku dolu anları Özgür Haber Gazetesi'ne anlattı.
 
 
'Beni kaçıracaktı'
 
 
Tacize maruz kalan öğrencilerden Bahar Çiçek yaşadığı korku dolu anları Özgür Haber Gazetesine anlattı. Çiçek yaşadığı olayı şöyle aktardı: "Okuldan yurda gitmek için kavşakta araçtan indim ve yurda doğru yürüdüm. İleride bir aracın arabayı kaldırımın yanında park ettiğini fark ettim ve tahmin ettim içinde birileri var ve bana bir şey yapacaklar. Kendimi yola attım, araç geçerse durdururum diye ama araç hiç yoktu, çok tenhaydı.
 
 
Adamdan bayağı uzakta yürüdüm ama ormanlık alanlık alana iter diye yoldan yürümeye devam ettim. Sonra adam beni yanına çağırdı. Kimlik gösteriyor 'gel kimliğini düşürmüşsün' diyor. Hiçbir şekilde cevap vermedim yüzüne de bakmadım. Gitmeyince sinirlendi ve küfür etmeye başladı. Ağır küfürler. Duyunca sarsıldım. Peşimden gelmeye çalıştı. Kaçıracaktı biliyordum. Ben yurda yaklaşınca geri döndü."
 
 
Güvenlik müdahale etmedi!
 
 
Yaşanan olayı yurttaki güvenlikçilere anlattığını ancak hiçbir şey yapmadıklarını dile getiren Çiçek, "Yurttaki güvenlikçilere söyledim ama 'biz yurdun dışına müdahale edemiyoruz' dediler. Benden sonra yurda gelen kadın arkadaşları da taciz etmiş. 10 kişiye elle tacizde bulunmuş bana sözlü saldırıda bulundu. Bayağı sinir bozucuydu.
 
 
Adam gitmiyordu yarım saat orada bekledi ama polis gelmedi. Hala gelen geçen kadınları taciz ediyordu. Hepimiz polisi aradık en son arayınca tamam biliyoruz geleceğiz dediler ama yarım saat sonra geldiler. Adamı tutalım dedik. Adam cadde üstünde otostop çekti ve araba durdurmaya çalıştı. Sanırım arabası bozulmuştu. Bir minibüsü durdurdu kaç kişi indi ve arabasını ittiler. Adam kaçtı gitti. Kendimizi arabanın önüne attık, taş attık ama durduramadık. O kaçtıktan sonra Terörle Mücadele ekipleri ve TOMA geldi, peşinden gittiler. Bizimle laçka şekilde konuşuyorlardı. 'Tamam şikayet ettiniz artık bitti' diyorlardı."
 
 
Kampüste, yurtta, sokakta, her yerde taciz!
 
 
Daha önce de bu tür vakaların yaşandığını ifade eden Çiçek, "Daha önce de bu tarz olaylar oluyordu. Yurda giderken okul içinde çok oluyor ve defalarca tanık olduk. Zorla arabaya atmalar. Gündüz ortası da yapıyorlar. Her zaman maruz kalıyoruz. Böyle şeyler her an olabilir. Artık bu olaylar normalleştirildi. Yurttaki kız arkadaşlara gelin deyince korkudan gelmiyorlar. Tepki olmayınca daha da yaylıyor. Bir gün başıma gelebileceğini düşünüyordum çünkü herkes yaşıyor. Benden sonraki arkadaşlar daha ağır bir durum yaşadı" dedi.
 
 
Üniversite ve yurt yönetimi sessiz!
 
 
Üniversite yönetiminin konuyla ilgili kendilerini hiç aramadığını söyleyen Çiçek, "Ne üniversite ne de yurt yönetimi hiç kimse bizi aramadı. Sur Belediyesi'nden aradılar görüştük. 'Rektör ile görüşeceğiz' dediler. Umarım görüşürler. Taleplerimiz gerçekleşseydi bugün böyle şeyleri yaşamazdık. O yol çok tehlikeli bir üst geçit yapılabilir. geçen bir arkadaşımıza araba çarptı kaybettik.
 
 
'Babam dahil herkese karşı bir güvensizlik yaşıyorum'
 
 
Yaşadığı olayın hayatında kalıcı etkiler bırakacağını dile getiren Çiçek, "Hayatın her alanında bu tür olaylar oluyor. Ve bunu yapanlar her zaman elerini kollarını sallayarak geziyor. Bir şey yapılmadığı için bu olaylar daha da artıyor.
 
 
Artık korkuyla yürüyoruz ve babam dahil herkese karşı bir güvensizlik yaşıyorum. Babamla çok güzel bir ilişkimiz var ama bilmiyorum içimde öyle bir şeye kapıldım. Her gün böyle şeylerle karşılaşıp duyduğumuz için her an yaşayabiliriz psikolojisi var. Kadınlara çağrım kesinlikle böyle olaylar için kendimizi kısıtlamayalım. Etraf çok çirkinleştiği için temkinli olmamız lazım. Kendilerini savunacak şeyler yanlarında bulundursunlar. Öyle bir olayda asla korkmasınlar çığlık atsınlar, kendilerini yola atsınlar bir şey yapsınlar. Hiçbir şekilde sessiz kalmasınlar ve bu olayı da duyursunlar" dedi.
 
 
 'Kadın öğrenciler kaçırılacaktı'
 
 
Yurtta kalan öğrencilerden Neşe Aydemir de, yaşanan olayın ilk olmadığını ve bu sessizlikle son da olmayacağını söyledi. Aydemir yaşanan olayı şöyle anlattı: ''Arkadaşlarımız akşam erken saatlerde yurda gelirken kavşakta tacize uğradılar. Yurtla arasında uzun bir mesafe var. Orada ne bir güvenlik var ne de güvenlik kamerası ne de bir güvenlik kulübesi var. O yol çok tehlikeli.
 
 
Arkadaşlarımız yurda dönerken bir araba duruyor ve arabada 3-4 kişi var. Bir kişi arabadan inip kadın arkadaşımıza sözlü tacizde bulunuyor. Daha sonra elle tacizde bulunduktan sonra kolundan tutup zorla arabaya bindirmeye çalışıyor. Kadın arkadaşımız direnince 2 kişi daha iniyor ve diğer kadın arkadaşımızı da almak istiyorlar ancak arkadaşlarımız direnince vazgeçiyorlar. Kadın arkadaşlarımız bunun plakasını alıp polise haber veriyorlar. Polis gelip ve orada bekliyor. Orada herhangi bir şey yapacağına, oraya TOMA'ları doldurdu. Kadın arkadaşlarla toplandığımızda tamamen karşı bir güç bulduk ve gözaltına alınmakla tehdit edildik. Siz yürüyüş yapamazsınız diyerek engellemeye çalıştılar. Biz buna rağmen yürüyüşümüze devam ettik.''
 
 
Her yıl taciz ama önlem yok!
 
 
Benzer olayların her yıl defalarca yaşandığını ancak buna rağmen hiçbir önlemin alınmadığını dile getiren Aydemir şöyle devam etti: ''Daha önce de böyle benzer olaylar çok oldu. Geçen yıl aynı şekilde o saatlerde aynı benzer bir olay yaşandı. Biz bunun için Yurt-Kur Genel Müdürlüğü'ne de başvurduk. Rektörlüğe kadar gittik. Rektörlük bize randevu bile vermedi. Sürekli bizi ertelediler. Sanki çok basit sıradan bir şeymiş gibi taciz olaylarına sessiz kalmaya devam ettiler. Biz yine araba verilmesi için başvurduk. Belediye her seferinde göndereceğiz dedi. Daha sonra gönderdiler ama yetersizdir.
 
 
F2'lerimiz var ama günde sadece iki sefer yapıyor. O da fakülte yolunda tekrar dönüyor. Bazı kadın arkadaşlarımızın dersi geç bitiyor. Yaptığımız tüm başvurular sonuçsuz kaldı ve kale alınmadı. Yok sayıldı. Şuan arabalarımız da doğru düzgün çalışmıyor. Geçenlerde müdüremiz bir açıklama yaptı herhalde görevden alınma durumu var. Açıklamasında bundan sonra fakülteye gelen tüm belediye arabaları önce yurttan geçecek sonra fakülteye geçecek. Hayır öyle söylediği bir durum kesinlikle olmadı yine F2'ler (yurdun önünden geçen otobüsler) çalışmaya devam etti. Hiçbir şekilde de diğer araçlar da bizi yurda kadar götürmedi.''
 
 
 'Onurumuz ve kimliğimiz için mücadele edeceğiz'
 
 
Buna karşı önlem alınmaması durumunda tüm demokratik haklarını kullanacaklarını ve seslerini duyurmak için mücadele edeceklerini ifade eden Aydemir, ''Buna yönelik yurtta bir birik oluşturmayı düşünüyoruz. Ziya Gökkalp'ta ve Selahaddin Eyubi Kız Yurdu'ndan komisyonlar oluşturup birim birim gidip yurt müdürleri ile görüşeceğiz. Eğer çözüme kavuşmazsa daha sonra genel müdürlüğe kadar gideceğiz. Biz biliyoruz ki şuana kadar çok talepte bulunduk ama hiçbiri yerine getirilmedi. Biz sesimizi daha yüksek çıkarmayı düşünüyoruz. Gerek yürüyüş gibi tüm demokratik mücadele hakkımızı kullanacağız. Her şeyi göze aldık. Hiçbir şekilde onurumuzu, kimliğimizi, cinsiyetimizi göz ardı edemeyiz. Kadınız diye bunları çekmek zorunda değiliz.''
 
 
Özgecan olayına benzer bir olay
 
 
 ''Kadınlar savunmasız hale getirilmeye çalışılıyor'' diyen Aydemir, yaşanan olayın Özgecan Aslan olayına benzer olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
 
 
''Dün yaşanan olaydan sonra birçok kadın arkadaşımız dışarıya çıkmaya korkacaktır. Erkek egemen zihniyeti sürekli bir baskı yapıyor. Şuan kadın arkadaşlarımız kendi aralarında yaşadıkları korkuları dile getiriyor. Bir baskı var. Bunu aşmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Özgecan olayı çok tenha bir ormanlık alanda olmuştu. Bizim yurdumuz da öyle bir yer. Şehir dışında ve savunmasız bir yerdeyiz. Herhangi bir şey olsa ve sesimizi çıkarmazsak hiç kimse bize orda ulaşamaz. Ormanlık alandır ve her an bir tehdit var üstümüzde. Geçen yürürken arabadan sigara izmaritlerini üstümüze atıyorlar sözlü tacizde bulunuyorlar. Aynı şekilde Özgecan olayı gibi bir durum değil her an bizim de başımıza gelebilir''
 
 
Tacizci tutuklandı
 
 
Öte taraftan olayın ardından gözaltına alınan tacizcilerden Hüseyin Aslan savcılık ifadesinin ardından "Cinsel taciz" suçundan tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edildi. Sulh Ceza Mahkemesi'ne çıkartılan Aslan, tutuklanarak cezaevinde gönderildi.
 
 
(Özgür Haber)
Bu haber toplam 3706 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT