1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Prof Yeşiltaş: Yeniden inşaya Sur halkı da dâhil edilmeli
Prof Yeşiltaş: Yeniden inşaya Sur halkı da dâhil edilmeli

Prof Yeşiltaş: Yeniden inşaya Sur halkı da dâhil edilmeli

Suriçi’nin yeniden inşasını savunan SEU İİBF Dekanı Mehmet Yeşiltaş, planlama sürecine merkezi ve yerel yönetimlerin yanı sıra STK’lar ve Sur halkı temsilcilerinin dâhil de edilmesi gerektiğini belirtti.

A+A-

 Prof. Dr. Yeşiltaş, “Halkın katılımının olmadığı projelerin başarıya ulaşması mümkün değildir.” uyarısında bulundu.
 
Uzun süren çatışmalar ve sokağa çıkma yasaklarından sonra Diyarbakır’ın tarihi Suriçi bölgesi şimdi de kamulaştırma nedeniyle gündemdeki yerini koruyor. Turizm İşletmeciliği uzmanı Selahaddin Eyyubi Üniversitesi (SEU) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yeşiltaş, Suriçi’nin durumuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Suriçi’ne sadece zarar gören tarihi ve kültürel yapılar açısından bakmamak gerektiğini ifade eden Yeşiltaş, şöyle konuştu:
 
“Suriçi’nin yeniden planlanması gerekmektedir. Bu planlama çok boyutludur. Sadece konuyu turizm uzmanının bakış açısıyla ele almak yanlış olur. Bu konuda daha çok söz söylemesi veya fikri alınması gerekenler mimarlar, şehir ve bölge planlamacıları, sosyologlar, tarihçilerdir. Bu planlama sürecinde biraz önce saydığım alanlardan uzmanlar, merkezi ve yerel yönetim temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve Suriçi halkının temsilcileri dâhil olmalıdır. Evet, devletin kamulaştırma yetkisi var. Ama kamu yararı gözetmeyen hiçbir kamulaştırmada sağlıklı değildir. Karşılıklı anlaşma olmazsa, durum yargıya kadar gider. Olaya yargı müdahil oldu mu iş uzar, sürünceme de bile kalabilir.”
 
Diyarbakır’ın Kültür, İnanç, Kırsal ve Medikal Turizm Potansiyeline Sahiptır
 
Diyarbakır’ın turizm potansiyeli ilgili de bilgiler veren SEU’lu Öğretim Üyesi Yeşiltaş, “kalesi, surları, camileri, kiliseleri, medreseleri, hanları ve mutfağı” ile Diyarbakır’ın önemli turizm merkezi olduğunu söyledi. Diyarbakır’ın kültür, inanç, kırsal ve medikal turizm açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yeşiltaş, “Diyarbakır hem iç talep hem de dış talep açısından ulaşılabilir bir konumdadır. Ortadoğu’ya yakın olması komşu ülkelerden olabilecek dış turizm talebi açısından önemli bir avantajdır. Hem karayolu hem de havayolu ile Diyarbakır’a ulaşım imkânları mevcuttur. Urfa, Mardin ve Adıyaman gibi diğer turizm potansiyeline sahip şehirlere yakındır. Bu yakınlık Diyarbakır’ın bölgesel tur programlarının içine dâhil edilmesini kolaylaştırmaktadır. Diyarbakır peygamberler ve sahabeler şehri olarak ta bilinir. Bu durum Diyarbakır’ı inanç turizmi açısından önemli bir çekim merkezi haline getirmektedir. Diyarbakır mutfağının zenginliği gastronomi turizm talebine yönelik bir potansiyel yaratmaktadır. Surlar ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO tarafından 2015 yılında Dünya kültür mirası listesine alınması Diyarbakır’ın kültürel açıdan dünyanın önemli kentlerinden birisi haline getirmektedir. Diyarbakır kırsal turizm açısından da önemli bir potansiyele sahiptir. Dicle nehri tarım ve hayvancılık açısından önemli bir avantajdır. Dicle nehri kenarlarından oluşturulacak çiftlikler kırsal turizm açısından önemli bir potansiyel oluşturabilir. Her ne kadar sağlık turizmi açısından yeterli altyapı olmasa da orta doğuya yakınlığı özellikle medikal turizm açısından önemli bir potansiyel yaratmaktadır. Toparlayacak olursak Diyarbakır’ın Kültür turizmi, inanç turizmi, kırsal turizm ve medikal turizm açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyleyebiliriz.” diye konuştu.
 
Turizmi Etkileyen Önemli Unsurlar
 
Turizm İşletmeciliği Uzmanı Yeşiltaş, bir bölgeye olan turizm talebini “turistik çekiciliklerin varlığı, çekiciliklere ulaşılabilirlik, konaklama ve yeme-içme ünitelerinin varlığı, ödenecek parasal bedel ve en önemlisi de emniyet” gibi beş temel unsur etkilediğini aktardı. Yeşiltaş, şöyle devam etti:
 
“Bir bölge diğer dört unsura sahip olsa bile emniyetli bir ortam yok ise turistler o bölgeye gitmezler. Bu nedenle Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel değerlerinin ilgi görmesi ve değerlendirilebilmesi özellikle Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’da ve son zamanlarda ülkemizin diğer bölgelerinde meydan gelen çatışma ve terör ortamının son bulmasına bağlıdır. Çatışma ve terörün devam ettiği bir yerde hiçbir potansiyelin ilgi görmesi ve değerlendirilmesi mümkün değildir. Çatışma ve terörün dışında bir başka etken de Diyarbakır’ın hızlı göç alması ve bunun ortaya çıkardığı sorunlardır. Hem merkezi hem de yerel yönetimler enerjilerini bu hızlı göçlerin ortaya çıkardığı sorunlarla uğraşmakla harcamaktadırlar. Tarihi ve kültürel değerler ikincil duruma düşmektedir. Ama yine de Karacadağ Kalkınma Ajansı vasıtasıyla Diyarbakır’daki önemli tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve restorasyonuna yönelik yapılan proje çalışmalarını da göz ardı etmemek gerekir. Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınmasının sağlanması da önemli bir çalışmadır. Bu çalışmalar tarihi ve kültürel değerlerin ilgi görmesine yönelik önemli adımlardır.”
 
SEU İİBF Dekanı ve Turizm İşletmeciliği Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Yeşiltaş, çatışma ve terörün son bulması durumunda Diyarbakır turizm potansiyelinin tam anlamıyla değerlendirilmesi için yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı;
 
“Öncelikli olarak Merkezi ve yerel yönetimler ile sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek Diyarbakır’a yönelik turizm talebinin artırılması, bu talebin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve karşılanmasına yönelik bir çalışma yapmalıdırlar. Öncelik sırasına göre de uygulamaya koymalıdırlar. En önemli konulardan birisi de Sur içinin nasıl yapılandırılacağıdır. Hükümet ya doğrudan ya da Karacadağ kalkınma ajansı vasıtasıyla turizm yatırımlarını desteklemelidir. Bu destekler öncelikli olarak medikal turizm açısından hastanelere, kırsal turizm işletmelerine ve turizm eğitimine yönelik olmalıdır. Tanıtım çalışmaları da sürekli olarak devam etmelidir.”

 

(Abdulsamet Karaş)

HABERE YORUM KAT