1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Pazarlarda pazarlanıyorlar'
'Pazarlarda pazarlanıyorlar'

'Pazarlarda pazarlanıyorlar'

Avrupa Êzidîler Federasyonu eş başkanları Dr. Leyla Ferman ve Ali Atalan, Êzidî halkının durumunu görmek üzere Bölge, Rojava ve Şengal'e gerçekleştirdikleri ziyaretlerin ayrıntılarını Diyarbakır'da paylaştı.

A+A-

Êzidî halkının çok zor koşullarda yaşadıklarını aktaran Eş Başkan Ferman, Êzidî kadınların 20-30 dolar karşılığında Musul'da pazarlandığını söylerken, Êzidîlere uygulananların “Soykırım” olduğunu söyleyen Ali Atalan ise “Êzidi halkının trajedisi devam ediyor” dedi.

IŞİD'in Şengal'i işgali ve Êzidilere karşı giriştiği katliamlardan kaçan halk ile görüşmek için Bölge, Rojava ve Şengal'e ziyaretler gerçekleştiren Avrupa Êzidîler Federasyonu eş başkanları Dr. Leyla Ferman ve Ali Atalan, gözlem ve incelemelerini kamuoyu ile paylaşmak için Diyarbakır'da DTK binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Katliam tanıkları ile görüşerek taleplerini dinleyen eş başkanlardan Dr. Leyla Ferman, heyet olarak yaptıkları görüşmelerde çok sayıda kişi ile konuştuklarını söyledi.

'Yeni Şengal'i kuracağız'

Konuşmasını Kürtçe yapan Ferman, Şengal'in Êzidî halkı için önemini belirterek, Êzidî halkının yeni bir inşaya gireceklerini ve yeni Şengal'i kuracaklarını ifade etti.

Êzidîlere yapılanların çok yönlü saldırılar olduğunu kaydeden Ferman, özellikle kadınlar üzerinden bir politika geliştirildiğine dikkat çekerek, “Êzidî kadınlar IŞİD çeteleri tarafından Musul'da 20-30 dolar karşılığında satılıyor. Burada Êzidîlerin inanışına, örgütlülüğüne ve hassasiyetleri hedeflenmektedir” dedi.

Ferman'ın ardından konuşan diğer Eş Başkanı Ali Atalan da katliamın hedefleri ve sonuçları bakımından bir “Soykırım” olduğunu ve bu şekilde bakılması gerektiğini kaydetti. IŞİD çetelerinin iki hedefinin olduğunu söyleyen Atalan, “Êzidî halkını yapabilirler ise katletmek, yapamazlar ise yerinden ederek göç ettirmektir. 600 bin Êzidînin göç etmek zorunda kalması yüzyılın ilk ve en büyük soykırımıdır” diye konuştu. Trajedinin hala devam ettiğini vurgulayan Atalan, göç eden insanların kendi kaderleri ile baş başa bırakıldığını kaydetti.

Barzani hükümetine eleştiri

Rojava'nın Cizirê kantonundaki Newroz kampını da gezdiklerini aktaran Atalan, şunları söyledi:

“Rojava'daki kampta büyük bir özveri ve fedakarlık ile halkımızla ilgilenilmektedir. Ama Güney Kürdistan'da halkımıza hiçbir destek sunulmamaktadır. Kuzey Kürdistan'da ise insanı sevindiren bir çabayı görüyoruz.”

Yaşanan katliamın unutulmaması ve altının çizilmesi gerektiğini dile getiren Atalan, Şengal'deki katliamdan önce yaşananlara da değindi. Atalan, Türkiye hükümetinin Şengal'i IŞİD çetelerine karşı koruma sözü verdiğini ancak bunu yapmadığına dikkat çekerek, “Güney Kürdistan hükümetinin Şengal'e yerleşmesi sonrasında 'Biz sizi koruruz' demesine rağmen bunu yapmadılar. Orada saldırılar öncesinde Êzidî gençler silah istedi ancak, KDP bunu kabul etmedi. Ve bu katliam başlayınca da Şengal'i terk etmişler” dedi. KDP'nin Şengal'i savunmasız bıraktığının altını çizen Atalan, “KDP'nin bir tek kurşun dahi patlatmadan Şengal'i savunmasız bırakması ihanettir! Bu tarihe büyük bir leke olarak düşmüştür. YPG'nin müdahalesi olmasaydı, yüz binlerce Êzidî katliama uğrayacaktı. Bu da tarihe not olarak düşmüştür” diyerek KDP'ye tepki gösterdi. Konuşmasına Êzidî halkının dağıldığı ve yerleştiği alandaki görüşmelerine yer veren Atalan, halkın taleplerini şu sözler ile sıraladı: “Uluslar arası güçler, demokratik, ilerici kurumlara çağrıda bulunuyoruz.Tüm yardımların Êzidi halkının bulunduğu alanlara ulaştırılması gerekiyor. Türkiye'nin bürokratik engelleri kaldırarak sağlık ihtiyaçlarını karşılaması ve ulaşımı için çabalaması gerekiyor.”

'Şengal'e yardımlar ulaşmıyor'

Bölgede Kürt halkının ve belediyelerin elinden geleni yaptıklarını ve Avrupa'daki Êzidi halkının da elinden geleni yapacağını kaydeden Atalan, katliamdan kaçan halkın acil olarak ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini söyledi.

Êzidî halkının çadır, battaniye, temel gıda ihtiyaçları ve sağlık araç gereçlerine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Atalan, “Şengal ve Rojava'da halkımızın çok fazla ihtiyaç duyduğu yardımların bir an önce ulaştırılması gerekiyor. Şengal dağlarında 20 bin insan hala orada yardım bekliyor. Onlara yardım ulaştırılamıyor” şeklinde konuştu. Bölgede önceden boşaltılan 70′e yakın köyün onarılarak Êzidîlerin yerleşimine açılmasını isteyen Atalan, bunun geçici bir çözüm olabileceğini söyledi.

'Ezidi halkı statüsüz yaşamak istemiyor'

Êzidî halkının siyasi olarak sorunlar ile karşılaştığını ve bunun çözümünün gerekli olduğunu vurgulayan Atalan, “Êzidî halkı artık statüsüz yaşamak istemiyor. Güney Kürdistan hükümeti Êzidilerin statüsünü tanımalıdır. Eğer statüsüz yaşarlarsa kendilerini asla güvende hissedemezler. Halkımızın bir an önce bir statüye kavuşturulması gerekiyor” diyerek Şengal için otonom bölge önerisinde bulundu.

Şengal'in özerk yapısının oluşturulmasının elzem olduğunu da ifade eden Atalan, “İdari bir yapıya kavuşturulmalıdır. Referandum ile Güney Kürdistan yada Irak hükümetine bağlanması kararlaştırılabilinir. Şengal kurtarılmadan buna karar verilmeli ve protokol imzalanmalıdır” dedi. “Şengal halkı ne istiyor” sorusunun sorulması gerektiğine işaret eden Atalan, “Ortak bir deklerasyon ve protokol imzalanmalıdır. Bu Êzidî halkına büyük bir güven verecektir. Aksi takdirde, Êzidiler topraklarına dönemeyeceklerdir” şeklinde konuştu.

Soykırımın tanınmasının Êzidî halkının olmazsa olmazı olduğunu söyleyen Atalan, Şengal'de 5 bin insanın katledildiğini ve 5 bine yakın insanın ise kayıp olduğu gözlemine yer verdi.

HABERE YORUM KAT