1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Paketi tümden çekin
Paketi tümden çekin

Paketi tümden çekin

Diyarbakır'ın nabzımı elinde tutan, siyasetine yön veren insanlar, hükümetin iç güvenlik paketinin kalan maddelerini çekmesini olumlu ancak yetersiz buldu.

A+A-
Hükümet iç güvenlik paketinin 68. maddeden itibaren kalan maddelerinin Komisyon'a geri çekilmesi için Genel Kurul'a tezkere vermesini değerlendiren Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri, paketin tümden çekilmesi gerektiğini ifade ettiler.
 
Hükümet, iç güvenlik paketinin 68. maddeden itibaren kalan maddelerinin Komisyon'a geri çekilmesi için Genel Kurul'a tezkere verdi. Konuyla ilgili görüş bildiren STK temsilcileri, gelişmeyi AKP'nin ısrarcı tutumundan vazgeçmesi, müzakere ve diyalog açısından, olumlu buldu. Ancak, torba yasada karşı çıkılan maddelerin geçtiğini hatırlatan STK temsilcileri, paketin tümden geri çekilmemesi durumunda, 68 maddenin çekilmesinin bir anlam ifade etmeyeceği görüşünde birleşiyor.
 
Yerelin güçlenmesini savunup merkezin yetkilerini arttırmak büyük çelişki
Konuyla ilgili görüş bildiren PAK-Kürdistan Özgürlük Partisi (Partiya Azadiya Kurdistanê) Genel Başkanı Mustafa Özçelik, paketin tümüne karşı olduklarını söyledi.
 
Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya, yerel yönetimlerin güçlenmesini savunan bir hükümetin, merkezden atanan bir mülki idari amirin yetkilerini arttırmasının çelişki yarattığını dile getirdi. Kürdistan Hukukçular Meclisi Başkanı ve Diyarbakır Barosu eski Başkanı Mehmet Emin Aktar da, Hükümetin, Kürtlere karşı samimiyet göstermesi gerektiğini, bu samimiyeti göstermesinin tek yolunun da bu yasayı tamamen geri çekme olduğunu ifade ediyor. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici ise maddelerin geri çekilmesi dahi yeterli bulmuyor. Bilici, hem geçen maddelerin geri çekilmesi hem de sıkıntı yaratan anti demokratik yasaların bir an önce değiştirilmesi gerektiğini belirtiyor.
 
Özçelik: İç güvenlik paketine tümden karşıyız
 
PAK-Kürdistan Özgürlük Partisi (Partiya Azadiya Kurdistanê) Genel Başkanı Mustafa Özçelik; Kürdistan Özgürlük Partisi olarak iç güvenlik paketine tümden karşı olduklarını vurgulayıp “İç güvenlik yasası, sözüm ona sürdürülmekte olan çözüm sürecinin ruhuna da aykırı bir yasadır. 12 Eylül döneminde bile görülmeyen bir takım maddeler içermektedir, bu anlamda maddelerin tümüne karşıyız. Elbette ki bazı maddelerin çekilmesi tümünün çekilmesine vesile olabilir, ama biz açıkçası tümünün çekilmesinden yanayız. Çünkü anti demokratik ve Kürdistan sorunun çözüm yolunu tıkatabilecek maddeler içermektedir” diye konuştu.
 
Kaya: Hükümetin söylem ve eylemi çelişki yaratıyor
 
Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya, paketin geri çekilmesini olumlu bir adım olarak gördüğünü ifade edip “Olumlu bir adım olarak görüyorum. Hükümetin bazı adımlarda ısrarcı olması hem Türkiye demokratikleşmesi hem de barış sürecini sıkıntıya sokuyor. Hele bir de Kürt siyaseti ile demokratikleşmesi anlamındaki 10 madde ile ilgili arkasında durduğunu ifade eden hükümetin içerikleriyle ilgili yalnız başına adım atarak, yasal düzenlemelere gitmesi büyük sorunlar yaratır.
 
Özellikle bir an önce barışın gelmesi açısından ifade edilen 10 maddenin tarif ve yönteminin bir an önce tespit edilmesi ve müzakere süreci denilen, müzakere ve gözlemci heyetinin bir an önce oluşturulması, ülkenin boşa zaman kaybetmesinin önüne geçer. Geçen maddelerin de geri çekilmesi gerekir, yani yerel yönetimlerin güçlenmesini savunan bir hükümetin, dönüp merkezden atanan bir Valiye bu yetkileri vermek, söylem ile çelişir.
 
Yıllar boyu da Türkiye bunları yaptı, yani merkezden yönetildi, memurlar ile ülkeye yönetmeye çalıştı işte Türkiye'nin geldiği nokta ortada. Onun için o yasanında geri çekilerek aslında 10 maddenin içinde olan yerel yönetimlerin güçlendirilmesi adil merkezi yönetimin hayata geçmesinin sağlanması ile ilgili adımlar atılmalıdır” diye konuştu.
 
Sayar: “Sürecin ruhuna uygun olmadığını ifade etmiştik”
 
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkana Ahmet Sayar da öncelikle geri çekilmesine karar verilen maddelerin içeriğine bakmak gerektiğini belirterek “Çünkü bu iç güvenlik paketinin içinde bir bütün farklı maddeler vardı. Dolayısıyla bu geri çekilen maddelere bakmanın önemi burada önemlidir. Maddelerin geri çekilmesini olumlu karşılıyorum. Biz bu iç güvenlik paketinin gündeme geldiği günden bu yana özellikle çözüm sürecinin başladığı süreçte sürecin ruhuna uygun olmadığını ifade ettik. Yani toplumu barış sürecine özellikle umut vat ettiği tam olgunlaştığı bir dönümde böyle bir paketin tartışılıyor olması insanlarda güvensizlik yarattığını ifade etmiştik. Hatta ben Çarşamba günü oda borsa başkanları olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde Yalçın Akdoğan ile bir araya gelme fırsatımız oldu.
 
Orada da iç güvenlik paketinin revize edilmesi gerektiği yönünde talepte bulunduk. Ben kendim de birkaç talep içinde bölgenin beklentilerini aktarırken, iç güvenlik paketinin revize edilmesi gerektiğini ifade ettim. Bu paketin geri çekilmesini olumlu karşılamak ile birlikte, geçen maddeler ile ilgili de aslında bölgede gerilimi daha da arttırıcı maddelerin geri çekilmesi gerekiyor. Yoksa bölgeyi ilgilendirmeyen maddeler geri çekilmişse bu çok bir anlam ifade etmez, katkı sağlamaz. Özellikle bölgeyi ilgilendiren ve geçmişten buranın belleğini tekrardan insanlara hatırlatan geçmiş maddelerinde geri çekilmesi gerekiyor” dedi.
 
Bilici: Hem tüm torba geri çekilmeli hem de bazı yasalar değiştirilmeli
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, 68 maddenin geri çekilmesi yetmediğine dikkat çekip “Zaten toplumun güvenliğini ve toplumsal barışı noktasında sıkıntı yaratan maddeler geçen maddelerdir. Kolluk kuvvetlerinin yetkilerinin arttırılması, mülki idari amirlere yetkiler verilmesi, gözaltına alma, müdahalede bulunma, biz bu tür maddelere daha çok karşı çıkıyorduk ve bu maddeler geçmiştir. Dolayısıyla paketin bir bütün olarak geri çekilmesini istiyoruz. 68 maddenin geri çekilmesi çözüm değildir. Sadece belki biraz rahatlatma, kamuoyuna mesaj verme midir?
 
Tansiyonu düşürme midir? Her neyse doğru değil, bütün maddelerin geri çekilmesi gerekir. Bu da yetmiyor aslında, şu anda kamu güvenliğini sağlayacağı gerekçesiyle geçen maddelerin geri çekilmesinin yanın da bir de yasalarda anti demokratik kanunlar vardır bu kanunlarında geri çekilmesi, gözden geçirilip derhal iptal edilmesi lazım. Bu sürecin artık sağlıklı yürütülmesinin önünün açılması lazım. Bazı kanunlar var ki insanlar hala o kanunlar yüzünden gereksiz yargılanıyor ve hiçbir şey yokken. Toplumsal barışın ve sürece katkı olması anlamında hasta tutuklar ile ilgili, ceza evlerindeki sıkıntılar ile ilgili kanunların derhal düzeltilmesi gerekir. Biz bunların da beklentisi içerisindeyiz” görüşlerini dile getirdi.
 
Aktar: Kürtlere karşı samimiyet gösterilmeli
 
Kürdistan Hukukçular Meclisi Başkanı ve Diyarbakır Barosu eski Başkanı Avukat Mehmet Emin Aktar, “Bu bir torba yasa ve torba yasalarda da birden fazla değişiklikler yapılıyor ve bu AKP hükümetleriyle gündemimize gelen bir uygulama. Bu tek başına bir yasa değil çünkü Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda, Terörle Mücadele Kanununda, Ceza kanununda, Jandarma teşkilatı kanununda akla gelebilecek bir çok kanunda değişiklik öngörün bir torbadır. Burada öne çıkan meseleler Polis ve Salahiyetler Kanunu ile Jandarma kanununda yapılan değişiklik, belli suçlarda cezaların arttırılması, suçlara yeni eklerin yapılması. Gösteri ve Yürüyüş Kanununda ve Terörle Mücadele Kanununda yeni ekleme yapıldı. Asıl tartışılan bunlar ve bunlarda ilk maddelerdi bunlar kabul gördü.
 
Temel insan hakları ve özgürlüklerini kısıtlamaya dönük bu taslaktaki genel hükümler yasalaşmış oldu. Eğer onlar geri çekilmez ise bu geri çekmenin pratik hiçbir anlamı, yararı yoktur. Hükümet kendi açısından baktığında, kamuoyuna dönük sadece psikolojik bir mesaj yaratıp, bu psikolojik mesajı kamuoyunun anlayacağını, algılayacağını düşünmüyorum. Süreç açısından baktığımızda bu sürecin bir parçası olarak çekilmiş gibi bir izlenim var kamuoyunda. Sürecin hedefi özgürlükler alanının genişlemesidir. Eğer özgürlükler alanını daraltan bu maddeler geçmiş ise o zaman bu süreç ile bir ilgisi olmaz. Süreç ile ilgili bir ilgi kurmak çok zordur. Hükümetin bir irade beyanında bulunması ve samimiyet göstermesi gerekir.
 
Sürece bağlılığı açısından da bu samimiyeti göstermesi gerekiyor hükümetin, çünkü 6–7 Ekim olayları gerekçe gösterilerek bu tasarı yasalaşması isteniyordu. Şimdi siz silahsızlanma konferansından söz ederken ve buna bağlı olarak 10 maddeden çerçeveden söz ederken, bu yasaların o çerçevenin içine oturtmak imkansız. Bu açıdan hükümetin topluma karşı, özellikle Kürtlere karşı bu samimiyetini göstermesi gerekiyor. Göstermesinin tek yolu da bu yasayı tamamen geri çekmektir” dedi.
 
İpekyüz: Newroz önceki bu adımın atılması umutları arttıracaktır
 
Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (DİSA) Başkanı Dr. Necdet İpekyüz de  müzakere, diyalog denilen süreçte, hükümetin bu aşamaya gelmesinin olumlu olduğunu kaydederek “Gerek İmralı'ya gidecek heyet gerek İzleme Kurulu oluşturulması adına ve burada özellikle Kürtlerin yoğun yaşadığı Türkiye'nin birçok kesiminde güvenlik paketinin tartışılması uzun soluklu meclisteki tartışmalarla beraber insanlarda bir kaygı uyandırıyordu. Yani kaygı da şuydu; güvensizlik, kandırılıyor muyuz? Bu süreç her an her şeye evrilecek gibi bir şüphe vardı. Bu açıdan işin en azından tartışılır noktaya getirilmesi anlamlı ve faydalıdır. Ama şunu bilemiyoruz şu ana kadar onaylanan maddelerle ilgili hangi işlemler yapılacak, onların detayını bilemiyoruz. Ama bu iş artık olmazsa olmaz değil, tartışılmaya açılması, müzakere sürecine evrilmesi, diyalog süreci olumludur. Newroz öncesi böyle bir adımın atılması, halkta büyük bir coşku, heyecan ve gelecek ile ilgili umutları arttıracaktır”  dedi.
 
Ezgin: İnşallah daha hayırlı olur
 
Çözüm İçin Sivil İnisiyatif Derneği Çözüm-Der Genel Başkanı Avukat Ercan Ezgin;
“Özellikle Kobani olaylarından sonra kamu düzeni ve zafiyet noktasında devletin varlığını göstermesi, can ve mal güvenliği tedbirlerini alması gerekiyor. Ancak bu tedbirleri alırken, özellikle bölgede demokrasi noktasında geriye dönüş ve buna benzer şekilde standartların üzerinde olması gerekir.
 
Torba yasa 132 madde var içinde eleştirilecek yönleri var. Ancak sırf Molotof üzerinde durmamak lazım, Molotof suçtur, yüzünü kapatmak suç olmalı mı? Olmalı adam öldürüyorlar bu adamı kimin öldürdüğü belli değil. Bunun dışında özellikle gözaltı ve arama konusu ile ilgili maddeler yanlıştır. Yargıdan alıp bürokrasiye vermek hukuki çerçevenin dışına çıkarmak biraz yürütme ile yargının bağımsızlığı noktasında sıkıntı getirebilir. Ama geri çekildi ise inşallah daha hayırlı olur daha iyi düşüncelerin olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
 
(Özgür Haber)
Bu haber toplam 4123 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT