1. HABERLER

  2. SPOR

  3. “Osmanlıspor varsa Amedspor da var”
“Osmanlıspor varsa Amedspor da var”

“Osmanlıspor varsa Amedspor da var”

Amedspor'a yapılan haksızlıklar dünya spor gündemine taşındı. Futbola siyasetin bir oyunu mu bu: “Osmanlıspor varsa Amedspor da var”

A+A-

Euronews'ten Devrim Hacısalihoğlu'nun hazırladığı haber ve röportajda, Amedspor'un eski Başkanı metin Kılavuz'un çok çarpıcı açıklamaları haberin ekinde sunuluyor..

Futbola siyasetin bir oyunu mu bu: “Osmanlıspor varsa Amedspor da var”
Amed Sportif Faaliyetler, yaygın bilinen ismiyle Amedspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda Bursaspor’u eleyerek çeyrek finale çıkıp, turnuvanın bu turunda da Fenerbahçe ile eşleşince, aniden, Türkiye’de futbolun en önemli ikinci organizasyonunda yarı finalist adayı bir üçüncü küme takımı olarak futbol kamuoyunun en ilgi çekici gündemi haline geldi.

Ancak, tribünlerinde ideolojik propaganda yapılmasının sahasının kapatılma gerekçeleri arasında sayılması, kadrosunun en önemli oyuncularından Deniz Naki’nin yine aynı gerekçeyle 12 maç men cezası alması, taraftarlarının deplasman maçlarında maruz kaldığı ötekileştirici, popüler milliyetçi söylemler, takımın Türkiye’nin spor medyasındaki sorunlu temsili, Amedspor’u Türkiye’nin siyasal gündemine taşıdı.


Buna, Kürt sorununda çözüm sürecinin sona ermesinin ardından, Diyarbakır’ı da içine alan bölgede çatışmaların yeniden başlaması eklenince, uluslararası basında da Amedspor ile ilgili değerlendirmelerin sayısı arttı.

Kamuoyunda varlığını ilk kez dikkat çekici biçimde 2014 yılında, Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor olan ismini Amedspor olarak değiştirdiğinde hissettiren Diyarbakır takımı, önümüzdeki ay İstanbul’da Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçında Fenerbahçe karşısına çıkacak.

Ancak hem Fenerbahçe ve Amedspor camialarının temsil ettiği toplumsal anlamlar, hem de Amedspor’un son bir kaç ayda Türkiye’deki yerleşik futbol kültürünün yaygın söylem ve değerleriyle yaşadığı çatışmaların simgesel ağırlığı, Amedspor’un herhangi bir sportif rekabetin tarafı olarak saha performansını değerlendirmeyi şimdilik imkansız kılıyor.

Amedspor’u daha iyi tanımak için, Diyarbakır Büyüksehir Belediyespor adıyla faaliyette bulunduğu dönemde başkanlığını yapan, isim değiştirme tartışmalarının içinde bulunan avukat Metin Kılavuz ile konuştuk. Kılavuz’un, kulübün isim değişikliği tartışmaları ile ilgili “Osmanlıspor olabiliyorsa neden Amedspor olmasın?” ifadesi, hem siyasal olanın, popüler kültür alanında nüfuzunu gittikçe genişlettiğini, hem de aidiyetlerin temsili açısından Amedspor’un bölgede nasıl görüldüğünü düşündürüyor.

euronews: Takımın ismini neden değiştirme gereği duydunuz ve Amedspor ismini tercih ettiniz?

Metin Kılavuz, Amed Sportif Faaliyetler: 2010 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor olarak, Türkiye’de ilk kez spor konferansları düzenledik. Türkiye’de ve Diyarbakır’da spor faaliyetlerine doğru temelde yaklaşılmasına dair bir bakış açısı ortaya koymak ve geliştirmek istedik.

2010 yılından itibaren Diyarbakır’da kulübün isminin ne olması gerektiğine dair bir tartışma başlattık. Bu 2014 yılına kadar sürdü. Diyarbakır’ın tarihi ve kültüründe yer alan ve gerçek kimliğini yansıtan Amed ismi öne çıktı. Çünkü bu faaliyetleri yaparken halka dayanarak yapıyorduk, halkın görüş ve düşünceleri önemliydi. Nitekim, geçen yıl kulübün ismi Amedspor olarak değiştirildi. Federasyona bildirildi. Federasyon, ilk başta bunu kabul etmedi. Daha sonra yapılan yazışmalar neticesinde tescillemek zorunda kaldı.

euronews: Peki çift başlı kartal sembolü neyi anlatıyor? Diyarbakır tarihinde çift başlı kartalın simgelediği bir unsur var mı?


Metin Kılavuz, Amed Sportif Faaliyetler: Diyarbakır şehrinin surlarının diğer şehirlerdeki kalelerin surlarından farklı bir özelliği var. Diyarbakır’da yaşayan medeniyetin izleri Diyarbakır surlarına kazınmıştır. Çift başlı kartal da Diyarbakır’ın surlarına işlenmiş en önemli sembollerinden biridir. Kartal biliyorsunuz yerin ve göğün hakimi anlamındadır. Aslında Med İmparatorluğu’ndan kalma bir motiftir de. Med İmparatorluğu kullanmıştır ilk olarak çift başlı kartalı. Köken olarak Mezopotomya topraklarında kurulan uygarlıklara aittir.

euronews: Resmi kurumlar ve federasyonun tavrı ne oldu?

“Osmanlıspor olabiliyorsa neden Amedspor olmuyor”

Metin Kılavuz, Amed Sportif Faaliyetler: O süreç zorlu geçti. İlk başlarda kabul etmediler. Kamuoyu baskısı ile yapılan çalışmalar neticesinde federasyon tescillemek zorunda kaldı. Osmanlıspor olabiliyorsa neden Amedspor olmuyor. Bu kentin gerçek adı Amed’se, bir spor kulübü burada faaliyet yürütüyorsa kentin adının alınmasında ne tür bir sakınca olur diye ciddi bir kamuoyu baskısı oluştu ve Federasyon da bunu tescillemek zorunda kaLdı. O süreç de sancılı geçti.

euronews: Diyarbakırspor, Amedspor dışında tuttuğunuz başka bir takım var mı?

Metin Kılavuz, Amed Sportif Faaliyetler: Ben çocukluk yıllarımda Galatasaray’ı tutardım, şimdi Amedsporluyum tabii.

euronews: Bir futbol takımının ötesinde görüyor musunuz? Düğünde Kalabalık Taziyede Yalnız isimli kitabının girişinde Faruk Arhan, “Diyarbakırspor sadece bir futbol takımı değildir.” diyordu. Böyle bir algı var mı şehirde, sizde, bu yargı hakim ve yaygın mı?


Doğrudur tabii. Benim çocukluk yıllarımda tribünlerde herkesin en temiz kıyafetlerle yerini aldığı, taraftar kulüp ilişkisinin mükemmel olduğu bir format vardı. Amedspor eski Diyarbakırspor geleneğini de devam ettirmeyi önüne hedef koymuş bir kulüp olduğu için halk tarafından sahiplenme düzeyi yüksektir diyebiliriz.

Ama halktan kopuk, hallkın değerlerine karşı olan hiçbirşey tutmayacak.Tarihte binlerce örneği vardır.

euronews: Diyarbakırspor camiası, takımın bir dönem devlet eliyle dizayn edilmeye çalışıldığını iddia ediyor. Vali ve emniyet müdürünin de takımla bizzat ilgilendiğini hatırlıyoruz. O Diyarbakırspor öyle miydi? Halktan kopuk muydu? Siz o dönemde o Diyarbakırspor’u tutmuyor muydunuz?

Metin Kılavuz, Amed Sportif Faaliyetler: Bir devlet müdahalesi oldu ve başaramadılar. Netice olarak başaramadıkları için de şu anda o Diyarbakırspor yok ama onun geleneğini taşıyan Amedspor var. Halktan kopuk, hallkın değerlerine karşı olan hiçbir şey tutmayacak.Tarihte binlerce örneği vardır.

*euronews:*Amedspor’un, taraftarlarının tribünlerdeki tezahüratları yüzünden cezalandırıldığını biliyoruz. Sizce bu tribün gençliğinin ceza alınacağını bile bile yapılan bu tezahüratlar engellenemez mi yani bunları burada söylemeyin, biz de ceza almayalım denemez mi?

Barikat taraftar grubumuz Beşiktaş‘ın Çarşı Grubu gibi

Metin Kılavuz, Amed Sportif Faaliyetler: Taraftar grupları hep böyle sistemin düşüncesine hizmet eden gruplar olmuştur. Ama Amedspor bünyesinde kurulan Barikat isimli taraftar grubu, toplumun gerçeklerini de tribünlerde ifade eden bir gruptur. Türkiye’de örneğini şöyle ifade edebiliriz, Beşiktaş‘ın Çarşı Grubu gibi.

Çarşı, bir taraftar grubu olmasına rağmen Gezi olaylarında mesela, aktif rol almıştı. Bunu şöyle değerlendirmek lazım. Tribünde yaptıkları tezahürat ne? Hangi tezahürata ne ceza verildi? Burada federasyonun ve sistemin tekçil ve milliyetçi bakış açısının çok ağırlıklı olduğunu görüyoruz. Örneğin ne diyor taraftarlar: “Çocuklar ölmesin, maça gelsinler.” Bundan dolayı bir federasyon bir taraftar grubunun yaptığı tezahürattan dolayı bir kulübe ceza veriyorsa burada düşünmek lazım.

Gerçekten sorgulamak lazım. Futbol sadece bizde değil, dünyada bir çok üllkede sistemin bir aygıtı olarak kullanılmıştır.

euronews: Tersinden baktığımız zaman, Diyarbakırspor’un tribünlerinde de Kürt milliyetçiliğinin üretildiğini, şovenist bir yaklaşımın olduğunu ya da olabileceğini de düşünüyor musunuz?

23 maç boyunca tek kırmızı kart görmedik

Metin Kılavuz, Amed Sportif Faaliyetler: Federasyonun suç saydığı tezahüratları esas alacağız. Neye ceza vermiş, ‘Çocuklar ölmesin maç izlesin.’ ‘Her yer Cizre, her yer Sur.’ diyor. Bunda milliyetçilik ya da ırkçılık temelinde birşey yok ki. Toplumsal, geldikleri toplumun gerçekliklerini ifade etmek, onlara duyarlı olmak, barışı istemek…


Kulübümüzün temel şiarı şudur: Spor dostluk, kardeşliktir ve barıştır. Bunu biz slogan olarak tribünlerine asan bir kulübüz. Gelen bütün takımları misafir olarak görüp onlara çiçek sunan tek kulübüz. Bu barışı kardeşliği şiar edinmiş kulüp, bizim dönemimizdi, 2012 -2013 sezonunda, Türkiye’de en centilmen kulüp seçildi. Şampiyonluğa oynayan takım 23 ay boyunca tek kırmızı kart görmedi.

Türkiye’de futbolcuları spor emekçisi olarak tanımlayan bizim kulübümüzdür

Yine Türkiye’de futbolcuları spor emekçisi olarak tanımlayan bizim kulübümüzdür. Futbol denilince, futbolcu denilince, lüks yaşamları olan insanlar anlaşılır ama gerçeklik bu değil. Binlerce futbol emekçisi geleceklerinden kaygı duyarak alın teri döküyor sahada. Türkiye’de de bunu emekçi olarak tanımlayan yine tek kulüp bizim kulübümüz. Aslında örnek alınması gereken faaliyetleri cezalandırılıyor, sakınca burada.


Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Amedspor’un kendi sahasındaki Fenerbahçe karşılaşmasını seyircisiz oynamasına neden olan cezayla ilgili açıklamasında, cezanın tamamen politika dışı, Futbol Federasyonu’nun ceza kurulunun kararı olduğunu söylemişti.

Lütfen bırakın bu forma altında bütün renkler ve sesler yeşil sahalarda ter döksün. Kulübümüzde sadece Kürt futbolcular yok. Karadenizli var, diğer etnik kökenlerden spor emekçileri var. Bunlar tek bir forma altında, barış, kardeşilik duyguları altında ter döküyor. Bunun cezalandırılmaması gerekir. Bunun büyütülmesi gerekir. Federasyonun bunu desteklemesi gerekirken kalkıp ceza vermesi gerçekten düşündürücü.

Bu haber toplam 964 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT