1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Örgütlenerek özgürleşen kadınlar boyun eğmeyi kabul etmeyecek'
'Örgütlenerek özgürleşen kadınlar boyun eğmeyi kabul etmeyecek'

'Örgütlenerek özgürleşen kadınlar boyun eğmeyi kabul etmeyecek'

Erkek egemen devletin yerinden yönetimlerin öz gücü olan belediyelerde, kadın eşbaşkanlara savaş açtığını belirten KJA Sözcüsü Ayla Akat Ata, örgütlü kadınların devlet için tehlike olarak görüldüğünü ve hedef haline getirildiğini dile getirerek, "Çünkü bilinmektedir ki örgütlenerek özgürleşmeye adım atmış kadınlar asla haksızlığa boyun eğmeyi kabul etmeyecektir.

A+A-

Onlara dayatılan her türlü devlet sistemini reddederek kendi paradigması doğrultusunda özgür yaşamı inşa edecektir" dedi. 


Kongreya Jinên Azad (KJA), Temmuz ayından bu yana DBP'li yerel yönetimlere dönük sistematik bir şekilde yürütülen gözaltı ve tutuklama operasyonlarına ilişkin hazırladıkları verileri dernek binasında yaptığı toplantı ile açıkladı.

 

Toplantıda konuşan KJA Sözcüsü Ayla Akat Ata, 30 Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirilen MGK toplantısında alınan kararla Kürt halkının özgürlük mücadelesine ve Türkiye'deki demokrasi dinamiklerine karşı kirli bir savaşın devreye konulduğunu söyledi. 

 

'Örgütlü kadınlar bu devlet için tehlike olarak görülmekte'

 

Kürdistan'ın yerinden yönetimlerinin özgücü olan belediyelerde kadın eşbaşkanların AKP'nin ilan ettiği savaş siyasetiyle gözaltına alıp tutuklandığına işaret eden Ata, "Devletler, savaş ve çatışma koşullarında kendileri için tehlikeli buldukları topluluk ve bireyleri hukuk kılıfı içerisinde baskı altına alarak sindirmeye çalışırlar.

 

Örgütlü kadınlar da bu devlet için tehlike olarak görülmekte ve hedef haline getirilmektedir. Çünkü bilinmektedir ki örgütlenerek özgürleşmeye adım atmış kadınlar asla haksızlığa boyun eğmeyi kabul etmeyecektir. Onlara dayatılan her türlü devlet sistemini reddederek kendi paradigması doğrultusunda özgür yaşamı inşa edecektir" dedi. 

 

Ata, halkın iradesi olan seçilmiş siyasetçileri "Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak", "Canlı kalkan olmak" ve "Özel güvenlik bölgesine girmek" suçlamaları ile yargılayan iktidarın özellikle kadın belediye eşbaşkanlarını tutuklayarak görevden uzaklaştırıldığını dile getirdi. 

 

Ata ardından sinevizyon eşliğinde siyasi soykırımlar operasyonları kapsamında gözaltına alınan, görevinden uzaklaştırılan, tutuklanan kadın belediye eşbaşkanları hakkında ve Kürdistan'da 24 Temmuz'dan bu yana başlayan saldırıların sonucuna ilişkin bilgilendirme yaptı. 

 

'Alaşağı edilen kadınların eşit ve özgür koşullardaki mücadelesidir'

 

Eşbaşkanlık sisteminin bugüne kadar Ortadoğu'da ortaya çıkmayan kadın özgürlük mücadelesinin sesi olduğunu söyleyen Ata, "Birçok kadın eşbaşkanlarımız aşiret dengelerinin ve feodalizmin kadını dört duvar arasına hapseden zihniyete rağmen kadınlar büyük oy oranıyla seçildiler. Şimdi kadın şahsında alaşağı edilen kadınların eşit ve özgür koşullardaki mücadelesidir. Onların şahsında tutuklanan barış iradesidir" ifadesinde bulundu. 

 

'Esadullah Tim yeni bir JİTEM yapılanması mıdır?'

 

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde özel harekat polislerinin duvarlara "Esadullah Tim" yazılaması yapmasına da değinen Ata, "Siyasetçilerimizin de sorduğu gibi Esadullah Tim'in ayrıntılarını öğrenmek istiyoruz. Bu yeni bir JİTEM yapılanması mıdır? Bunu ifşa edenler 90'lar gibi halka korku mu vermeye çalışıyorlar. Bilinmelidir ki Türk'ün gücü ne kadar açığa çıkmışsa Kürdistan'da direnişin gücü de o kadar açığa çıkmıştır. Bu ülkeyi kim yönetiyor? Bu ülkede uygulanan rejim farklı, Kürdistan'da uygulanan özel güvenlik bölgesi uygulaması farklı. Neden bu ülkeyi bölüyorsunuz. Türkiye'de acil bir demokrasiye ihtiyaç var. Bu süreçte en büyük tehdit kadınlara oldu. Ama biz direneceğiz ve barışta ısrar edeceğiz" dedi. 

'Kadınlar olarak susmayacağız'

 

Kürt halkının değerlerine ve kutsallarına yönelik yapılan saldırıları da hatırlatan Ata, 40 yıllık savaş sürecinde 40 bin insanın yaşamını yitirdiğini ve bunlar arasında gerillanın da olduğunu söyledi.

 

Ata, "Bu mezarlar yapılırken illerin mülki amirlerinin bilgisi dahilinde yapıldı. Ne dinde ne vicdanda ne de ahlakta bu kabul edilemez. Mezarlıklar kutsal değerlerimizdir. O mezarda yatanın kimliğine mi bakılır? Biz kadınlar olarak halkın öz değerlerine ve kutsallarına karşı kadınlar olarak susmayacağız" diye konuştu.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler