1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. On şair, on şiir dinletisi geniş bir katılımla gerçekleştirildi
On şair, on şiir dinletisi geniş bir katılımla gerçekleştirildi

On şair, on şiir dinletisi geniş bir katılımla gerçekleştirildi

"Dört Mevsim Etkinlikleri" kapsamında Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı bölümü tarafından düzenlenen "On şair, On Şiir" dinletisi geniş bir katılımla gerçekleştirildi.

A+A-
Çok sayıda kişinin ayakta izlediği dinletiye Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Eyigün, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Timur, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci katıldı.
 
 
Emekli Öğretim Üyesi Mehmet Tatlısu'nun, dinleyicilere şiir sevgisini aşıladığı söyleşide şiir tarihinin insanlık tarihi kadar eski olduğunu söyledi. Mehmet Tatlısu, şiirin çok yazıldığını ancak az okunduğunu ve bunun her yerde böyle olduğunu belirterek, herkesi şiir okumaya davet etti.
Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Kızım" şiirini okuyarak, salonda çoğunluğu oluşturan kız öğrencilere atıfta bulunan Tatlısu, "Han Duvarları" ve "Çoban Çeşmesi" şiirlerinden bir kaç dize okudu.
 
Yunus Emre'nin dünya edebiyatında tüm zamanların en büyük ozanı ve değeri olduğunun altını çizen Tatlısu, Yunus Emre'nin Türkçeyi en güzel kullanan şairlerden biri olduğunu söyleyerek eserlerinden örnekler verdi.
 
Necip Fazıl Kısakürek'in kendisini Yunus'a yönelttiğini kaydeden Tatlısu, "Necip Fazıl'ın en çok sevdiği şair Yunus Emredir. Yunus Emre Anadolu demektir. Sakarya demektir. Yunus Emre hececilerin ilk büyük şairidir" diyerek, kendisine göre de Necip Fazıl'ın sonuncu şairi olduğunu anlattı.Divan edebiyatına da göndermede bulunan Tatlısu, halk şairlerine Aşık Veysel ve Abdurrahman Karakoç'u örnek gösterdi.
 
20. yüzyıl şiirini de ele alan Tatlısu, Mehmet Akif'ten söz ederek Yahya Kemal'in dizelerine yer verdi. Ahmet Haşim'i de ele alan Tatlısu, ona ait ayrıntılardan söz etti. Cumhuriyet döneminin 2 şairinden Nazım Hikmet ve Faruk Nafiz Çamlıbel'in arkadaşlıklarına değinen Tatlısu 2 arkadaşın ortak yönleri olduğu gibi apayrı yönleri de olduğunu belirtti. Tatlısu, "ikisi de muhalif ve rejim düşmanı olarak görülmüştür. Biri serbest şiiri, diğeri ise hece şiirleriyle bilinir" diyerek, Garip akımının öncülerinden Orhan Veli'nin şiirlerine de yer verdi.
 
Diyarbakır'ın 3 büyük Şairi Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Arif ve Sezai Karakoç ile söyleşisine son veren Tatlısu, Cahit Sıtkı'nın 35 yaş şiirinden birkaç dize okuyarak, Ahmet Arif'in şiirlerinde Güneyli insanı çok güzel işlediğini, "Hasretinden prangalar Eskittim" kitabının Türkiye'de en fazla basılan şiir kitabı olduğunu ifade etti.
Gerçek anlamda tavır ve duruş adamı olan Sezai Karakoç'un bugüne kadar kendisine verilen hiçbir para ödülünü kabul etmediğini sadece plaket kabul ederek, para ödülünün ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasını istediğini dile getiren Tatlısu, "Mona Rosa" şiirinin doğuşunu seyircilerle paylaştı.
 
Söyleşi, Arif Nihat Asya'nın "Dua" şiiriyle sona erdi. 
Bu haber toplam 2896 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT