1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 'Ölümlere son vermek için Sur'a yürüyelim'
'Ölümlere son vermek için Sur'a yürüyelim'

'Ölümlere son vermek için Sur'a yürüyelim'

Sur’da konuşan DTK Eş Genel Başkanı Hatip Dicle, yanı başlarında çocuklar ve insanlar ölürken hiç kimsenin elleri, kolları bağlı oturmalarını beklememesi gerektiğini belirterek, “Halkımızdan bu konuda büyük bir duyarlılık bekliyoruz.

A+A-

Diyarbakır'ın tüm ilçeleri bu çağrımıza uyacakları yönünde beklentimiz güçlüdür. Artık Sur'daki bu ölümlere son verelim diyoruz” dedi.
 
 
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde sokağa çıkma yasakları 91’inci gününde devam ederken, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, DTK Eş Genel Başkanları Hatip Dicle ve Selma Irmak ile DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, Dicle Fırat Kültür Merkezi'nde başlatılan nöbette katılarak Sur için çağrıda bulundu. Sur'dan konuşan DTK Eş Genel Başkanları Hatip Dicle, Sur'da 90 gündür "sokağa çıkma yasağı" olduğunu ve bunun bir rekor olduğunu belirtti. Sur için daha önce birçok sivil toplum örgütü temsilcilerinin insani ve hukuki bir öneride bulunduğunu hatırlatan Dicle, ilçede mahsur kalan sivillerle kısıtlı bir diyalogun olduğunu vurguladı.
 
Dicle, 4 aylık bebeğinde aralarında bulunduğu 200'e yakın sivilin tahliye edilmesi gerektiğinin altını çizen Dicle, “Dolayısıyla bu insanların oradan çıkarılması için devletin ön gördüğü şekilde bir, iki saatlik sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasıyla anons yapma kesinlikle ikna etmiyor. Şimdi gelmişler radyolardan, televizyonlardan bize 'Teslim olun' çağrıları yapıyorlar. Biz ne yaptık ki teslim olacağız. Biz bunu ret ediyoruz. Bu bizim onurumuzu kırıcı bir şeydir” dedi.
 
“Sonuç alınmadığı takdirde herkes Sur'a akmalı”
 
Diyarbakır'da daha öncede kitlesel eylem ve yürüyüşle yaşanan duruma dikkat çekmek istediklerini ancak devletin kendi bildiğini okumaktan vazgeçmediğini söyleyen Dicle, şunları aktardı:
 
“Yani devlet Cizre'deki gibi bize insanlığımızı yaralayacak, öldürecek, vicdanımızı öldürecek bir dayatmada bulunuyor. Ben 'buradakileri de öldüreceğim' anlamına geliyor bu. Biz buna insan olarak, halk olarak Diyarbakır'ın geçmişteki zulme karşı tüm başkaldırılarını dikkate alarak diyoruz ki; Amed halkı dayanamaz. Defalarca söyledik bunu sözlü olarak bir türlü anlatamadık. Bu nedenle buradayız. Buradaki nöbet eylemine katıldık." Çarşamba gününe kadar herhangi bir sonuç sağlanmadığı takdirde herkesin o gün saat 16.00'dan itibaren bulunduğu yerde Sur'a doğru yürüyüşe geçmesi çağrısında bulunan Dicle, "Çünkü bunlar bizim demokratik tepkimiz ve hakkımızdır. Anayasal hakkımızdır da aynı zamanda. Yanı başımızda çocuklar, insanlar, siviller öldürülürken, biz elimiz kolumuz bağlı olarak oturamayız. Dolayısıyla bunu demokratik tepki olarak ortaya koyuyoruz. Halkımızdan bu konuda gerçekten büyük bir duyarlılık bekliyoruz. Diyarbakır'ın tüm ilçeleri bu çağrımıza uyacakları yönünde beklentimiz güçlüdür. Artık gerçekten Sur'daki bu ölümlere son verelim diyoruz” dedi.
 
“Hiç kimse ölmesin”
 
Dicle, düşüncelerinin ortada olduğunu ve hiç kimsenin ölmemesi için çaba içerisinde olduklarını ifade ederek şöyle devam etti:
 
“Ben inanıyorum bizim halkımız anlayacaktır. Bu çağrımızı anlayacaktır. Ne asker ne polis ne güvenlik görevlileri ne oradaki direnişçiler ne de sivil halktan çoluk çocuk kadın hiç kimse ölmesin istiyoruz. Bu abluka kaldırılırsa inanıyorum ki Sur içinde bu sorun ebediyen bitecektir. Bu konuda içerden aldığımız bilgiler bu yönlüdür. Dolayısıyla bu konuda devletin hiç kimsenin ölememesi yönünde sorunun artık bir çatışmasızlıkla birlikte sona erdirilmesi yönünde anlayış bekliyoruz”

HABERE YORUM KAT