1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Okullara anadil boykotu
Okullara anadil boykotu

Okullara anadil boykotu

Anadilde eğitim için okulları bir hafta boykot edilmesi çağrısı yapan Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi, çatışmalı sürecin eğitimi de etkilediğini söyledi.

A+A-

Eğitim Sen Diyarbakır Şube Eş Başkanı Dilek Adsan, “Okullarda öğrencilerin, öğretmenlerin ve diğer eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmadığı, ülkenin bir bölümünde fiilen sıkıyönetim koşullarının yaşandığı bir ortamda, eğitim-öğretim hizmetinin ne kadar yapılabileceği ya da sürdürülebileceği tartışmalıdır” dedi. Adsan Kürtçe okullaşma sürecinin desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) anadilinde eğitime yönelik hükümetin adım atmamasına tepki ve bir an önce anadilinde eğitimin yasal güvence altına alınması için okulları bir hafta boykot kararı aldı.

 

Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi de bu kapsamda düzenlediği yürüyüş ve basın açıklaması ile anadilde eğitim talebini bir kez daha dillendirdi. Ofis Semti’nde bulunan Eğitim Sen binası önünde toplanan eğitim emekçileri “Sinorên zimanê min, sînora cihana min e (Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır)” pankartı ile Sur İlçesi’ne yürümek istedi. Yürüyüşün Sur İlçesi’ne yapılması izin vermeyen polis ile Eğitim Sen yetkilileri arasında yapılan görüşmelerin ardından eğitim emekçileri İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Yoğun önlemler altında yapılan yürüyüşte “Anadilim onurumdur”, Bê ziman jiyan nabe” sloganları atıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde son bulan yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı.
 
‘Çatışmalı süreç, eğitimi de etkiliyor’
 
Açıklamayı yapan Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Dilek Adsan, 2015-2016 eğitim öğretim yılının, bölgede yaşanan çatışmaların ve ölümlerin, silahların gölgesinde bu yıl iki hafta gecikmeli olarak açıldığını söyleyerek, “7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan siyasi tablo AKP’nin tek başına iktidarını sona erdirmiştir. Bunun sonucunda yeniden başlatılan çatışmalı süreçte artan şiddet ve kaos ortamı toplumsal yaşamın bütün alanlarını olduğu gibi eğitimi de etkilemektedir.

 

Fiili OHAL uygulamaları hayata geçirilmiş, 100’ün üzerinde yerleşim birimi “özel güvenlik bölgesi” ilan edilmiştir. Pek çok okul askeri kışlaya dönüştürülmüş eğitim öğretimin yapılamayacağı hale getirilmiştir. Mardinkapı Ortaokulu buna örnektir.

 

Sokağa çıkma yasağının ilan edildiği yerlerde en temel insan hakkı olan yaşam hakkından bahsedilemezken sağlıklı bir eğitim öğretimden söz etmek mümkün değildir” dedi.
 
‘Sıkıyönetim koşullarında eğitim hizmetinin verilmesi tartışılmalıdır’
 
“Okullarda öğrencilerin, öğretmenlerin ve diğer eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmadığı, ülkenin bir bölümünde fiilen sıkıyönetim koşullarının yaşandığı bir ortamda, eğitim-öğretim hizmetinin ne kadar yapılabileceği ya da sürdürülebileceği tartışmalıdır” diyen Adsan, “Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Eğitim-öğretim hizmetlerinin öğrenciler, eğitim emekçileri açısından sağlıklı yapılma koşulu kalmamıştır.

 

Genel merkezimizce şehir merkezleri ve ilçeleri de kapsayan ve farklı il ve ilçelerden 1087 kişiye ulaşılan araştırma ile bir süredir yaşanan çatışmaların eğitime ve eğitim emekçilerine etkilerinin belirlenmesi çalışması yapılmıştır. Türkiye’nin içine itildiği çatışma ortamında eğitim öğretimin sağlıklı yapılabileceğini düşünüyor musunuz ? sorusuna verilen yanıtlara bakıldığında araştırmaya katılan eğitim emekçilerinin yüzde 89’u hayır diyerek, bu koşullarda eğitim öğretimin sağlıklı bir şekilde yapılamayacağını belirtmektedir” şeklinde konuştu.
 
‘Dil kültürel bir mirastır’
 
Adsan açıklamanın devamında şunları söyledi: “AKP, eğitim sistemini kendi siyasal-ideolojik çıkarları için adım adım dönüştürürken, bugüne kadar ortaya koyduğu pratik, her türden dini inancı istismar etmek, çocuklarımızı ve toplumu “tek din, tek dil, tek mezhep” anlayışı üzerinden “tek tip” hale getirmeye çalışmak olmuştur.

 

Toplumda sürekli yeni kamplaşmalar ve kutuplaştırmalar yaratarak egemenliklerini sürdürmek isteyenler, benzer bir bölünmeyi öğrenciler, veliler, hatta öğretmenler arasında oluşturmuş, bu durum tıpkı toplumda olduğu gibi, okullarda da ayrışmaların ve kutuplaşmaların artmasına neden olmuştur.

 

Kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitimin önündeki engeller ve yasaklar ısrarla sürmekte, anadilinde eğitim talepleri ısrarla görmezden gelinmektedir. Türkiye’de yıllardır anadilinde eğitim talepleri, resmi dil ile karşı karşıya getirilerek tartışmakta ve yasakçı tutum sürdürülmektedir. Dil kültürel bir mirastır.”
 
‘Kürtçe okullaşma sürecinin desteklenmesi gerekir’
 
“Herkesin anadilini ve kültürünü geliştirme, kullanma ve hayata geçirme sorumluluğu vardır” diyen Adsan, “Devletlerinde bu hakkın kullanılmasını hayata geçirme sorumluluğu vardır. Anadilde eğitim temel bir insan hakkıdır. Devlet bugüne kadar bu hakkı ihlal etti .İhlallerin yaşandığı bu süreçte yeni eğitim-öğretim yılı başlıyor.

 

Anadili Türkçeden farklı olan milyonlarca öğrenci bu yıl da kendi anadilinde eğitim görme hakkına sahip değiller. Okula yeni başlayan çocuklar açısından ekmek gibi, su gibi zorunlu ve temel bir ihtiyaç olan anadilinde eğitim taleplerinin ve bu talebin gerçekleşmesi için yapılan demokratik eylemlerin ne kadar haklı ve meşru olduğu açıktır.

 

Siyasi iktidar anadilinde eğitim taleplerini ve verilen mücadeleyi görmezden gelmemeli; bir an önce demokratik talepleri karşılayacak somut adımlar atmalıdır. Toplum talepleri doğrultusunda birkaç kurumumuzun öncülüğünde açılan Kürtçe okulların devlet tarafından desteklenmesi gereken yerde polis saldırısına maruz kalması kabul edilebilir bir durum değildir.

 

Okullara yönelik saldırıları kınıyor. Kürtçe okullaşma sürecinin desteklenmesi gerektiğine düşünüyor, Bununda dilin birleştirici gücünden yararlanılarak toplumsal barışa hizmet edeceğine inanıyoruz” dedi.
 
Anadilde eğitim için boykot çağrısı
 
Adsan açıklamanın sonunda şu çağrıyı yaptı: “Bilimsel anlamda kişinin gelişimi, eğitim sürecinde başarılı olması için anadilde eğitim temel koşuldur.

 

Vatan bölünür, üniter devlet yapısı bozulur mantığıyla anadilde eğitim yasaklanarak bilime ters düşmekte ve çağdaş dünyadan uzaklaşmaktadır. Her yıl binlerce Kürt çocuğu ve Türkiye’de farklı anadillerle büyüyen çocuklar, okula başlarken annesinden öğrendiği dilden başka bir dille tanışıyor. Türkçe eğitim görmeye başlıyor,bu durum çocuklar üzerinde ruhsal ve zihinsel sorun ve çöküntüler,başarısızlık yaratıyor.

 

Eğitim Sen olarak hayatlarımız, öğrencilerimiz ve okullarımız üzerinden rant elde etmeye çalışan, her adımında kendi ideolojisini dayatan tekçi zihniyete karşı DTK tarafından temel hak olan anadilde eğitimin önündeki yasal ve anayasal bütün engellerin bir an önce ortadan kaldırılması talebiyle almış olduğu bir haftalık boykot kararını destekliyoruz.

 

‘Biz de çocuklarımızı okullara göndermiyoruz diyerek’ bütün velilerimizi ve öğrencilerimizi boykota destek vermeye çağırıyoruz. Bu anlamda Eğitim Sen’in yıllardır savunduğu ve eğitim hakkının temel ayaklarını oluşturan kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim talebimizdeki ısrarımız ve mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.”

Bu haber toplam 2597 defa okunmuştur
Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler