1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Okuldaki çatışmada kimyasal mı kullanıldı?
Okuldaki çatışmada kimyasal mı kullanıldı?

Okuldaki çatışmada kimyasal mı kullanıldı?

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bir ilkokulda oyun oynayan 3 çocuk iddiaya göre, laboratuarda bulunan kimyasal maddelerle oynarken maddelerin alev almasıyla yandı

A+A-

Geçtiğimiz Eylül ayında yaşanan olaydan bu yana çocukların tedavisi sürerken iki çocuğu yanan anne, olayın bir gün öncesinde okulda polis ile YDG-H’lılar arasında çatışma çıktığını bu çatışmanın çok şiddetli olduğunu ve iki taraftan birinin kimyasal kullandığını ve çocuklarının o atılan kimyasal silahların kalıntılarıyla yandığını iddia etti. Anne, “İlkokulda laboratuar ve kimya laboratuarı ne arasın. Hem benim çocukların feryat figan eve geldiklerinde bir alev yoktu onların etlerini yiyen bir madde vardı ve buda kimyasaldı” dedi.
 
 
Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Hasırlı Mahallesi'nde bulunan Mardinkapı İlköğretim Okulu'nun içinde oyun oynayan 6 yaşındaki Melek ve 10 yaşındaki Eylem Kaplan kardeşler ile 10 yaşındaki Sinem İ., iddiaya göre laboratuarda bulunan kimyasal maddelerle oynarken maddelerin alev alması sonucu yandı.
 
Evde bakılıyorlar

 
Geçtiğimiz Eylül ayının hemen başlarında yaşanan bu olayda, çocuklardan Eylem Kaplan ve arkadaşı Sinem İ., ağır yaralanırken, Eylül’ün kardeşi Melek ise hafif şekilde yaralandı. Yaralı çocukların Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yanık Servisi’ndeki tedavileri şimdilik tamamlanırken, evde bakımları ise devam ediyor. Olayın çocuklar üzerinde bıraktığı izler kadar küçük yüreklerinde açtığı yara ve bıraktığı travma da yaşamlarını etkileyeceğe benziyor.
 
Kesinlikle laboratuarda olmadı
 
Olayda ağır yaralanan Eylem ile hafif yaralarla atlatan Melek Kaplan kardeşlerin annesi Berivan Kaplan, olayın çocukları üzerindeki fiziksel hasarın yanı sıra ruhsal olarak da çok büyük etki yarattığını söyledi. Özgür Haber’e konuşan anne, olayın kesinlikle laboratuarda kimyasal maddeler ile oynama ve bu maddelerin alev almasıyla meydana gelmediğini anlattı. Olay gününden bir gün önce söz konusu okulda güvenlik güçleri ile YDG-H’lılar arasında çok şiddetli çatışmalar yaşandığını, iki taraftan birinin kimyasal kullandığını iddia etti. Çocuklarının atılan o kimyasal silahların kalıntılarıyla yandığını öne süren anne şöyle konuştu:
 
“Kızımın etleri dökülüyordu”
 
“Olay günü benim çocuklarım feryat figan eve geldiler. Melek’te pek bir şey yoktu ancak Eylül, “Anne yanıyorum, kurtar ölüyorum” diye feryat ediyor. Ben bir anlam bile veremiyordum. Kızıma, ‘Kızım seni saran bir ateş yok’ nereden nasıl yanıyorsun? Dedim. Baktım elbisesi ve eti dökülüyor kızımın o an anladım ki yangından çok daha kötü bir şey olduğunu. Elimi atıyorum kızımın etleri dökülüyordu. Bende bağırmaya yardım istemeye başladım. Bir yandan da kızımın acısını dindirmek için hortumla kızıma su tuttum.
 
“Bu görüntü beni bitirdi”
 
Kızım öyle ki acı çekiyordu kendisinden küçük kız kardeşine bile elini uzatarak ‘Melek beni kurtar’ diyordu. Bu görüntü beni bitirdi içim geçti kendimden geçtim, dayanamadım ve bayıldım. Mahalleli imdadımıza yetişti. Hemen bir araç bularak kızımı Dicle Üniversitesi’ne kaldırdık. Ben sonrasını hatırlamıyorum bana da acilde müdahale ediyorlar. Sonra kendime geldim gittim baktım kızımın her tarafı sarılı bir kez daha kendimden geçtim. Allah kimseye çocuk acısı yaşatmasın çok çok zor gerçekten”
 
“Okulun her tarafını yıkamışlardı”
 
Sonra sakinleşince kızıyla olay hakkında detaylı konuştuğunu anlatan Berivan Kaplan, “Olayı anlatmasını istedim. Bana, ‘okul bahçesinde oyunlar oynuyorduk. Yerde bulunan beyaz renkte bir sıvı vardı ve bu sıvı oldukça kaygandı. Ben ve arkadaşım Sinem sıvıya basınca ikimizde kaydık. Sonra korkunç bir acı, yangın hissettim ve eve koştum’ dedi. Doktoru da büyük ihtimal ile kimyasal olduğunu söyledi ancak kesin net bir şey söylemek için o sıvıdan örnek istedi. Sonraki gün okula gittik her tarafı yıkamışlardı, örnek alamadım” dedi.
 
“Kimyasal silahı iki taraftan biri kullandı”
 
Olayın bir gün öncesinde Mardin Kapı İlkokulu’nda çok şiddetli bir çatışma yaşandığını hatırlatan acılı anne şunları söyledi:
 
“Bu çatışmada artık polis mi bomba tarzında attı yoksa PKK’lılar mı polise bunu tuzakladı bilmiyorum ancak kesinlikle iki taraftan biri bunu kullandı ve benim çocuğum bu okulda atılan kimyasal silahların kalıntılarıyla bu hale geldi. Kesinlikle laboratuar filan değil.
 
“Devlet bizi sahipsiz bıraktı”
 
Kalıcı bir fiziksel durumun yanında, ruhsal olarak ta kızımın durumu iyi değil. Kızımın psikolojik bir desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum ve böyle özürlü gibi durmasını istemiyorum. Çünkü çok hareketli ve aktif olan kızım sakin ve kimi geceler ağlayarak uyanıyor. Sahipsiz kaldık, bunun için devlet bizi sahipsiz bıraktı.
 
“Valilik dilenci gibi 300 TL verip gönderdi”
 
Ben olayın ardından Sur bölgesinde çatışmaların yoğunlaşmasıyla çocuklarımla evimi terk etmek zorunda kaldım. Eşimden ayrıyım ve tek kuruş gelirim de yok. Valiliğe gittim. Bana ‘Bir dilekçe doldur ver biz hallederiz’ dediler, ancak aradan bir ay geçti sonra çağırdılar beni ve dilenci gibi elime 300 TL vererek gönderdiler. Devlete büyük bir kırgınlığım söz konusu.
 
“Allah rızası için yardım edin”
 
Kızımın yaraları dıştan iyileşmiş gibi görünse de iç kısımları hala çok taze ve inanılmaz bir şekilde sürekli olarak kaşınıyor. Hem bu kaşıntısının olmaması hem de özel bir giysisinin olması gerekiyor ve bunun bedeli 2 bin 500 TL ancak bunu bulamıyorum. Yardım istiyorum Allah rızası için çocuğuma yardım edin.
 
“Bir öğrencinin yanına sığındılar”
 
Ben Sur’daki çatışmalardan üç çocuğumla kaçtım evimi terk ettim. Eşimden ayrıyım ve tek kuruş gelirim yok. Bir kız öğrenci Allah ondan razı olsun beni kabul etti ve ben onun yanına sığındım. Kiramızı öğrenci kız veriyordu ancak oda artık ayrılacağını söyledi ve ayrıldı. Şimdi tek başımıza kalacağız ve kiramızı ödememiz imkansız. Komşular ekmek yemek getiriyor ve öyle geçiniyoruz. Çocuklar bu durumda biz bu durumda ne yapacağımızı şaşırdık.
 
  
KUTU OLACAK
 
5 yaşındaki Nurullah anne babasından ayrı
 
Bütün bunlar yetmiyor birde yeğenim için içim parçalanıyor. En son yasaklar kalktığı zaman ağabeyim ve yengem evden eşya almak üzere Sur’daki evlerine gittiler ve aynı akşam yine yasak ilan edilince oradan çıkamadılar. Küçük çocukları 5 yaşındaki Nurullah bende kaldı. Ağabeyim ve iki çocuğu orada kaldı, çatışmaların ortasında ve çıkmalarını izin verilmiyor.
 
“Çocuklarını tandıra gizlemişler, kendileri tuvalete sığınmışlar”
 
Birçok kez emniyeti, yetkilileri aradım, durumu söyledim ancak, dinlemediler, izin vermediler. ‘Orası tehlikeli, şimdilik kalsın’ dediler. En son önceki gün görüştüm ağabeyimle ve çatışmaların şiddetlendiğini, iki tarafın evlerinin bulunduğu yerde çatıştığını söyledi.  Çocuklarını tandırın içine gizlediklerini kendilerinin de tuvalete sığındıklarını bu şekilde hayatta kalmaya çalıştıklarını söylediler sonra onlardan bir daha haber alamadım.
 
“Yeğenimle birlikte ağlıyoruz”
 
Hala Sur bölgesinde iki ağabeyim, iki yengem ve 5 yeğenim bulunuyor ve onlardan haber alamıyorum. Üstelik 5 yaşındaki yeğenim Nurullah her gece ağlayarak anne babasını istiyor. O ağlıyor ben ağlıyorum böyle sabahlıyoruz. Lütfen bizi muhatap alacak dertlerimizi sıkıntılarımızı dinleyecek kimse yok mu?”

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler