1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Oğlunun cenazesinin fotoğrafı var ama kendisi yok
Oğlunun cenazesinin fotoğrafı var ama kendisi yok

Oğlunun cenazesinin fotoğrafı var ama kendisi yok

Diyarbakır nüfusuna kayıtlı Kemal Ataş, henüz 19 yaşındayken bölgede yaşanan kötü tabloların ayyuka çıktığı 1993 yılında baskılara dayanamayarak PKK'ye katılır.

A+A-

PKK'ye katılması sonrası ailesi kendisinden bir daha haber alamaz. Ta ki 5 yıl sonra 1998'in Ekim ayında evlerinin telefonu bir gün çalınıncaya kadar. 1

998 yılında ailesini telefonla arayan bir polis memuru baba Halit Ataş'a Diyarbakır Çevik Kuvvet Müdürlüğü'ne gelmesi söyler. Söylendiği gibi Çevik Kuvvet Müdürlüğü'ne giden baba Ataş, bir odaya alınarak, oğlu Kemal Ataş hakkında sorguya çekilir. Oğlu Kemal Ataş hakkında bir takım sorular yöneltilen babanın önüne bir süre sonra kendisini sorgulayan polisler tarafından bir fotoğraf konulur.

Önüne konulan fotoğrafa bakan baba Ataş, öldürülen oğlu Kemal Ataş'ı teşhis eder. Oğlunu göğüs kısmından yukarısını gösteren fotoğraftan teşhis eden baba Ataş, fotoğrafı önüne koyan polislerden oğluna ne olduğunu sorar. Sorunun yöneltildiği polisler, babaya Maraş'ın Göksü ilçesinde yaşanan bir çatışmada oğlunun öldürüldüğünü söyler.

Öldürülen oğlunun cenazesini almak isteyen baba hakaret ve tehditlere maruz kalır. Bunun üzerine eli boş bir şekilde evine geri dönen baba yıllar boyunca duyduğu korku nedeniyle oğlunun akıbetini arayamaya çekinir.

15 yıl sonra devlet oğlunu sorar
Oğluna ait bir mezar taşı olmadan acıyla yaşamını sürdüren babanın eline yıllar sonra oğluyla ilgili bu kez farklı bir belge ulaşır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı 2013 yılı Mart'ında aileye gönderdiği yazıyla Kemal Ataş'a ait 3.620 TL tutarındaki prim borcunun tahsilini talep eder. 15 yıl önce çağrıldığı emniyette öldürülen oğluna ait fotoğrafı gösteren devlet, yıllar sonra bu kez hayatta olmayan Kemal Ataş'tan prim borcunu ister.

Oğlunun cenazesini ister, cevap alamaz
Bunun üzerine baba Ataş, bu kez yıllar önce öldürülmüş halde fotoğrafı gösterilen oğlunun hayatta olmadığını ispatlamaya çalışır. Bunun için de önce oğlunun çatışmada öldürüldüğü yer olan Maraş'ın Göksu ilçesinde Cumhuriyet Savcılığı'na başvuruda bulunur. Oğlunun akıbetini soran babaya savcılık, "Belirtilen dönemde silahlı çatışma sonucunda ölen birden fazla kişinin mevcut olduğu, ancak bu olaylarda ölen kişilerden kimliği otopsi işleminde tespit olunanlar arasında Kemal Ataş adında herhangi bir isme rastlanmadığı, kimliği tespit olunamayanların ise sadece verilen numara (1 nolu ceset gibi) üzerinden işlemlerin yapılmış olduğu ve soruşturma evrakının içeriğindeki muhtelif sayıdaki ceset fotoğraflarının ise olaya bakmakla yetkili olan Malatya DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiğini" cevabını vererek, oğlunun akıbetini sorması için söz konusu adresi işaret eder. İşaret edilen adres olan Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuran babanın başvurusuna aradan aylar geçmesine rağmen hala bir cevap verilmiş değil.

Baba Ataş, bir yandan buradan gelecek cevabı beklerken, bir yandan da Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde gaiplik davası açar. Davayı açar fakat, mahkeme bu kez de Basın İlan Kurumu'na verilecek gaiplik ilanı için babadan 1.058 TL basın ilan masrafı ister. Maddi durumu iyi olmayan babanın kendisinden istenen SGK borcunu ödeyemediği gibi kendisinden istenen bu parayı da ödeyecek gücü yoktur.

Baba, oğlunun öldürüldüğünü ispat etmeye çalışır
Oğlu 20 yıl önce PKK'ye katılan babaya, oğlunun katılımdan 5 yıl sonra öldürülmüş fotoğrafını gösteren devlet, 15 yıl sonrasında da bu kez borçlandırdığı oğlunun hayatta olmadığını ispatlamasını ister baba Ataş'tan.

Oğlunu önce öldüren, ardından borçlandıran, borçlandırdıktan sonra da borcunu isteyen devlet, babaya oğlunun cenazesini ise vermez. Oğlunun cenazesini arayan baba Ataş, tüm bu yaşadıklarına dair tepkisini ise, "Yıllardır kemiklerini aradığım oğlumun adına, devlet bugün benden para istiyor. Ne yaptıysam oğlumun ölü veya sağ olduğu kanıtlayamadım. Devlet oğlumun yaşamını yitirdiğini söylüyorlar ama bugün resmi kayıtlarda sağ olarak geçiyor. Oğlumun şahadetini devletin polisinden öğreniyorum. Cumhuriyet Savcıları neden bu konuda bir yazı yazma gereği duymuyor. Oğlum 15 yıl 4 aydır toprak altında yatıyor. Yüreğimin acısının geçmesi için sadece oğluma bir mezar istiyorum. 20 yıldır evlat acısı çekiyorum" sözleriyle dile getirerek, oğlunun cenazesini aramaya devam ediyor.

DİHA

Bu haber toplam 8076 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT