1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. ‘Öcalan’la özgür koşullar altında müzakereler başlamalı’
‘Öcalan’la özgür koşullar altında müzakereler başlamalı’

‘Öcalan’la özgür koşullar altında müzakereler başlamalı’

Bölgede STK’lerin ve toplumun gündem maddesi artık belli. Halk iki konuya kilitlendi.

A+A-

Diyarbakır’daki kent dinamikleri de aynı eksende ortak tutum belirledi:Diyarbakır’da bulunan ve aralarında siyasi parti, sivil toplum örgütü temsilcileri, gazeteciler ve kanaat önderlerinin de bulunduğu 95 kurum, çözüm süreci, Öcalan’a tecrit ve Türkiye’nin Rojava politikaları ile ilgili ortak basın açıklaması yaparak, “Halklarımız her zamankinden daha olağan üstü tehdit ve tehlikelerle karşı karşıyadır” uyarısında bulundu.

Kürtlerin kazanımlarının ortadan kaldırılmak istendiği belirtilen açıklamada, buna asla izin vermeyeceklerini duyurdu. Kent dinamikleri, Kobanê katliamı ile ilgili BM’ye “Sorumlular ve destekleyenler uluslararası mahkemelerde yargılansın” çağrısı yaptı. Türkiye'nin büyük bir bataklık ve tehlikenin derinliklerine sürüklendiği uyarısı yapan kurumlar, Öcalan’la özgür koşullar altında müzakerelerin bir an önce tekrar başlatılması çağrısı yaptı.


Kobanê’ye yönelik terör örgütü DAİŞ katliamı, Türkiye’nin Rojava politikası ve Suriye’ye askeri müdahale tartışmaları, çözüm sürecinin devlet tarafından askıya alınarak PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın heyet, avukat ve ailesi ile görüştürülmeyerek tecrit edilmesi gibi gelişmeler bölgede kaygı ile karşılanırken, söz konusu gelişmeler karşısında AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın tutumuna yönelik tepkiler de artıyor.

Diyarbakır’da bulunan ve aralarında siyasi parti, sivil toplum örgütü temsilcileri, gazeteciler ve kanaat önderlerinin de bulunduğu 95 kurum ortak basın açıklaması ile yaşanan gelişmelere dikkat çekti. DTK binası önünde düzenlenen ortak basın açıklamasına 95 kurum temsilcisinin yanı sıra çok sayıda yurttaş da katıldı. Hazırlanan ortak basın açıklaması Türkçe ve Kürtçe okunurken, Türkçe açıklama kurum temsilcileri adına İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici tarafından okundu.


 ‘Halklarımız olağan üstü tehdit ve tehlikelerle karşı karşıyadır’


Çözüm süreci ile ilgili yaşanan gelişmeler ve kaygıları dile getiren Bilici, “Halklarımız her zamankinden daha olağan üstü tehdit ve tehlikelerle karşı karşıyadır” dedi. Bilici şöyle devam etti:

“Yaklaşık 2 yıldır devam eden diyalog ve müzakere süreci Dolmabahçe mutabakatıyla Kürt sorunun çözümü noktasında çok önemli bir aşamaya gelmişti. Ancak Sayın Erdoğan'ın Dolmabahçe mutabakatına karşıt bir tutum almasıyla birlikte, Sayın Öcalan ile yapılan görüşmeler kesilmiş ve bugüne kadar da ne avukat, ne aile, ne de heyet ile bir görüşme yapılmadığı gibi kısa zamanda yapılacağına dair hiç bir emare de yoktur. Sayın Öcalan 'a uygulanan tecride paralel olarak, başta sayın Erdoğan olmak üzere devlet ve hükümet yetkilerinin ‘Kürt sorunu yoktur’ biçimindeki açıklamaları, ardından da kimi bölgelerde uygulanmaya çalışılan güvenlik güçlerinin provokatif operasyonları, gözaltılar ve ırkçı saldırılar, demokratik çözüm sürecinin rafa kaldırıldığı anlamına gelmektedir. Seçim öncesi ve sonrası geliştirilen provokasyonlar ve kontra güçlerin gerçekleştirdiği saldırılar, sınır ötesi hava operasyonu ve Roboski'de gerçekleştirilen gece yarısı baskını karşısında devletin tutumu ve yaklaşımı önümüzdeki süreç acısından bizleri ciddi anlamda kaygılandırmaktadır.”


 ‘Amaç, Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldırmak’


Kobani'de IŞİD çetelerinin gerçekleştirdiği katliam, devletin Rojava'ya müdahale hazırlıkları ve açıklamalarının endişelerinde ne kadar haklı olduklarını ifade eden Bilici, “Bölgesel gerici güçlerin beslediği ve desteklediği IŞİD terör çetesinin Kobani'ye karşı gerçekleştirdiği katliam, Kobani devriminin tüm Ortadoğu'da yarattığı yeni değişim ve gelişmeler karşısında paniğe kapılan bölgesel sömürgeci güçlerin kendi planlarını kendi yaratımları olan bu barbar çete eliyle gerçekleştirme olayıdır. Özelikle Gre Sipî'den IŞİD çetelerinin temizlenmesi bu paniğin ve öfkenin ana sebebidir.

Yaklaşık iki yıldır Rojava ve Suriye'nin çoğunluğunu işgal eden, tarihin ve insanlığın yaşadığı en barbar katliamları gerçekleştiren IŞİD pkk çetesinin varlığından rahatsızlık duymayan; ancak binlerce yıllık kendi anavatanlarını savunmak ve özgürleştirmek isteyen Kürdistan halkının kazanmalarına karşı olan bu düşmanca yaklaşımlara anlam vermekte güçlük çekiyoruz. Bu da esas gayenin, Kürtlerin kazanımlarını ne pahasına olursa olsun ortadan kaldırmak olduğunu göstermektedir. Bütün dünya insanlığı da bilmektedir ki, Rojava' da IŞİD'e karşı verilen onurlu ve kahramanca mücadele, esasında bir insanlık mücadelesidir. Yapılan saldırılar ve katliamlar bizzat insanlığın yarattığı değerlere ve varlığına karşı yapılmaktadır” dedi.


BM’ye çağrı: Sorumlular ve destekleyenler uluslararası mahkemelerde yargılansın


Bilici şöyle devam etti: “Ancak, bilinmesini isteriz ki bütün Kürdistan halkları ve diğer kardeş halklar insanlığa karşı gerçekleştirilen bu kanlı oyunu ve barbarlığı boşa çıkartacak yüksek bir iradeye, sağduyuya, mücadele azmine ve deneyimine sahiptir. Bu anlamda, Kobani'de halkımıza karşı gerçekleştirilen bu vahşi katliamı yapanları , destekleyenleri ve sessiz kalanları şiddetle kınıyor ve protesto ediyoruz.”


Birleşmiş Milletlere çağrı yapan Bilici şunları söyledi: “Kobani'de gerçekleştirilen bu insanlık suçu ve katliamı bütün boyutlarıyla araştırarak, katliamı gerçekleştirenleri ve bu suça destek verenleri belgeleriyle ortaya çıkarma ve sorumlularını uluslararası mahkemelerde yargılama çağrımızı ve talebimizi iletiyoruz. BM, bu insanlık suçunu açığa çıkarma ve sorumlularını cezalandırma yükümlülüğü ile karşı karşıyadır.


 ‘Türkiye, büyük bir bataklığa sürükleniyor’


Rojava’ya müdahale ile ilgili tartışmalara dikkat çeken Bilici, “Bütün bu gelişmelere paralel olarak Sayın Erdoğan'ın ve hükümet yetkililerinin Rojava'ya müdahale açıklamalarını ve bu amaçla yapılan hazırlıkları Rojava halkının kazanımlarını ortadan kaldırmaya yönelik olarak değerlendiriyoruz. Hiçbir siyasi, ahlaki ve hukuki meşruiyeti olmayan bu işgal söylemini, Kürdistan halklarının ve dünya kamuoyunun kabul etmesi de mümkün değildir. Bunda ısrar, Türkiye'yi büyük bir bataklığın ve tehlikenin derinliklerine sürüklemektir. Kürdistan halklarının ulaştıkları demokrasi bilinci, duyarlılığı, örgütlülüğü ve direnişinin hangi düzeye ulaştığını görmeyerek, yüz yıl öncesinin köhnemiş katı inkarcı devlet politikalarıyla Türkiye'nin geleceğini aydınlatmanın ve kurtarmanın mümkün olmadığını bu devlet aklı artık görmelidir” dedi.


 ‘Öcalan’la özgür koşullar altında müzakereler başlamalı’


Bilici devlete şu çağrıyı yaptı: “Bu temelde devleti yönetenleri geçmişten de ders alarak aklı selim düşünmeye, halkımızın varlığına ve kazanımlarına tahammül eden, Türkiye'nin aydınlık geleceği ve halklarımızın kardeşliğini geliştiren politikaları hayata geçirmeye çağırıyoruz.


Bizler Amed'teki sivil toplum, meslek örgütleri, siyasi partiler, iş ve işçi çevreleri olarak gerek sayın Öcalan'a uygulanan tecridi, gerekse de Rojava'ya yapılan saldırıları ve müdahale hazırlıklarını şiddetle kınıyor ve bir an önce Sayın Öcalan'la özgür koşullar altında müzakere görüşmelerini tekrar başlatmaya çağırıyoruz. Bütün bu gelişmeler karşısındaki kaygılarımızı dile getirmekle birlikte; Rojava halkının direnişinin ve haklı mücadelesinin yanında olduğumuzu ve kazanımlarının korunması ve geliştirilmesi mücadelesini onlarla birlikte en üst düzeyde yürüteceğimizi ve Rojava'ya yapılabilecek her türlü saldırı ve müdahaleye karşı tutum alacağımızı çok açık ve net bir biçimde ifade ediyoruz.

Bu anlamda; Kürdistan, Türkiye ve uluslararası bütün kamuoyunu, yaşanan ve yaşanabilecek bu gelişmelere karşı duyarlı olmaya, IŞİD'e karşı bir insanlık mücadelesi veren Rojava halkına karşı gerçekleştirilecek saldırılara karşı durmaya, Rojava halkıyla seferberlik ruhuyla dayanışmaya çağırıyoruz. Bitirirken, ulusal ve uluslararası kamuoyuna özelikle belirtmek isteriz ki; ne pahasına olursa olsun, halklarımızın bir arada eşit, adil, özgür ve onurlu birlikteliğine ve geleceğine yapılabilecek her türlü saldırı ve provokasyon girişimlerine karşı sonuna kadar duracağız ve hiçbir gücün halklarımızın geleceğini karartmasına müsaade etmeyeceğiz.”


Açıklamanın altında imzası bulunan 95 kurumun isimleri şöyle:


Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Diyarbakır Tabipler Odası (TTB), Diyarbakır Barosu, Mezopotamya Hukukçular Derneği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, İnsan Hakları Derneği Bölge Temsilciliği, DOGÜNSİFED, Diyarbakır İş Kadınları Derneği, Güneydoğu Sanayici, Tekstilci İşadamları Derneği (GÜNTİAD), Diyarbakır Organize Sanayi İşadamları Derneği (DOSİAD), Diyarbakır Mermerciler ve Madenciler Derneği (DMD), DOGÜNKAD, Diyarbakır Sanayici ve İnsanların Derneği (DİSİAD), DİKAD, Diyarbakır OSİAD, Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği (GÜNSİAD), Güneydoğu Sanayici Tekstilci İşadamalrı Derneği (GÜNTİAD), Temizlik Sosyal İşverenler Derneği (TES-DER), TMMOB, Mimarlar Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, Jeo. Mühendisler Odası, Diş Hekimleri Odası, KESK Diyarbakır Koordinasyonu, Tes-İş 1 Nolu Şube, Tes-İş 2 Nolu Şube, Belediye-İş, DİSK-Genel İş Bölge Temsilciliği, Genel İş Şubesi 2 Nolu Şube, Genel İş Şubesi 1 Nolu Şube, 5 Nisan Eşit Özgür Yurttaş Dayanışma Derneği, Büro Emekçileri Sendikası (BES), Büşak-Der, Dicle Fırat Kültür Merkezi, Dicle Görme Engelliler Derneği, Din Adamları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAY-DER), DİSK Bölge Temsilciliği, Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası, Diyar Göç-Der, Diyar Tuhad-Der, Eğitim-Sen, Elektrik Mühendisleri Odası, Emek Akademisi,m Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası, EPİDEM, Fatihpaşa Eşit Özgür Yurttaş Dayanışma Derneği, GAP Bedensel Engelliler Derneği, Gaziler Eşit Özgür Yurttaş Dayanışma Derneği, Genel-İş 1 Nolu Şube, Kurdi-Der, Kürt-Pen, Meya-Der, Özgür Gazeteciler Cemiyeti, Pir Sultan Abdal Derneği, Sağlık Emekçileri Sendikası, Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği, Selahattin Eyyubi Eşit Özgür Yurttaş Dayanışma Derneği, SELİS, Şehir Planlamacıları Derneği, Şehitlik Eşit Özgür Yurttaş Dayanışma Derneği, Şeyhşamil Eşit Özgür Yurttaş Dayanışma Derneği, Tarım Orkam-Sen, Tek-Gıda Sendikası, Tuhad-Fed, Tüm Bel-Sen, Türkiye Barış Meclisi Diyarbakır Barış Girişimi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, TZP Kurdi, Veteriner Hekimler Odası, Barış Anneleri İnisiyatifi, DİTAM, Ceren Kadın Derneği, DİKASUM, Sarmaşık Derneği, 78’liler Derneği, Kongreya Jinên Azad, ESP, EMEP, Azadi Hareketi, MAPER, Demokratik İslam Kongresi, Meya-Der, Bağlar Kadın Kooperatifi.

Bu haber toplam 4710 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler