1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Öcalan'a yönelik tecrit kronolojisi
Öcalan'a yönelik tecrit kronolojisi

Öcalan'a yönelik tecrit kronolojisi

PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik seçim öncesi devreye konulan ve seçim sonrasında da sürdürülen tecrit politikası, devam ediyor.

A+A-

 3 Ocak 2013 tarihinde Demokratik Toplum Kongresi (DTP) Eşbaşkanı Ahmet Türk ve BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, Öcalan'ı ziyaret etmesiyle başlayan ve zaman içerisinde heyetlerin değişmesiyle devam eden İmralı görüşmeleri, 5 Nisan tarihinden beri AKP tarafından engelleniyor.


28 Şubat 2015 tarihinde Dolmabahçe Sarayı'nda İmralı Heyeti üyeleri ve hükümet yetkililerinin yaptığı ortak açıklama ile kamuoyuna duyurdukları 10 temel ilke konusunda ciddi beklentiler oluşurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bu görüşmeye karşıyım, zaten ortada masa yok, Kürt sorunu yok" sözlerinin ardından Hükümet, çözüm sürecini "rolantiye" aldı. İmralı Heyeti üyeleri en son 5 Nisan'da İmralı'ya giderek PKK Lideri ile görüştü.


Görüşmeler yapılırken Öcalan birçok kez heyeti, "Büyük barışın arifesindeyiz ama görüşmeleri kesebilirler, ona göre hareket edin" uyarısında bulundu. Ardından Öcalan üzerinde tecrit uygulanırken, bir yandan da Öcalan'ın görüş ve düşüncelerini paylaşması engellendi.


Erdoğan'a göre Öcalan HDP'nin seçimlere parti olarak girmesine karşı


PKK Lideri ile yapılan son görüşmeden 16 gün sonra Sabah Gazetesi, istihbarat birimlerine dayandırdığı haberinde "PKK'nin Öcalan'ı dinlemediğinin" çeşitli birimlere bildirildiğini paylaştı. Seçimlerden hemen önce 22 Mayıs tarihinde özel bir televizyona konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP'nin seçimlere parti olarak girmesine Öcalan'ın karşı olduğunu ileri sürmüştü. Bu görüşe paralel olarak da AKP'liler tarafında sık sık Öcalan'ın HDP tarafından etkisizleştirildiği argümanı işlendi.


HDP'nin bütün ısrarlarına rağmen, İmralı görüşmeleri engellendi. Bu arada devlet heyetinin İmralı'da yaptığı varsayılan görüşmelerden de herhangi bir şey yansımayınca, yeniden katı bir tecrit devreye sokuldu.


AKP'nin İmralı üzerinde uyguladığı ve zaman içerisinde biçim değiştirilen tecrit uygulamalarının son halkası, hem çözüm sürecinin askıya alınmasına hem de İmralı Heyeti'nin adaya gitmesinin engellenmesine neden oldu.


Tecrit yeni değil!


AKP'nin yeni olmayan İmralı tecrit politikası, iktidara geldiği 2002 yılları sonrasına dayanıyor. 1999-2004 yılları arasında silahların sustuğu 5 yıl boyunca herhangi bir adım atmayan, sorunu çürümeye bırakan AKP, özellikle çatışmaların yeniden başladığı Haziran 2004 tarihinden sonra Öcalan'a yönelik tecridi bir politika olarak uyguladı. 2004-2005 tarihinde Öcalan, aylarca ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmedi. Diğer tutuklu ve hükümlülerden farklı olarak her türlü iletişim, haberleşme olanaklarından mahrum bırakıldı, çoğu zaman havalandırmaya dahi çıkarılmadı.
12 yıl boyunca her anı kameralarla takip edilen Öcalan'ın, yapılmasına izin verilen avukat ve aile görüşlerinin tamamı kayıt altına alındı ve Kürtçe konuşmalarına bile bazen müdahale edildi.


Saç kazıtma, fiziki saldırı, zehirleme girişimi


Bunlarla birlikte Öcalan, yine AKP iktidarı döneminde 3 kez kritik ve tehlikeli uygulamalara maruz kaldı.1 Mart 2007 tarihinde avukatları saç telleri üzerinde yaptıkları inceleme sonucunda Öcalan'ın İmralı'da zehirlendiğini açıkladı. Bu haber üzerine bölgenin tamamında günler süren eylemler düzenlendi. 12 Haziran 2007 tarihindeki seçimlerden hemen sonra AKP hükümeti, Öcalan'a yönelik yönelimleri yoğunlaştırdı. Tecrit ve görüştürülmeme gibi rutinleşen yönelimlerin dışında Öcalan'ın saçları Temmuz 2008 tarihinde iradesi dışında kazıtıldı. Tepkiye neden olan bu olaydan sonra bu kez Öcalan'a yönelik yönelim en üst düzeye çıkarıldı. Ekim 2008 tarihinde odasında arama yapılacağı gerekçesiyle Öcalan'a yönelik fiziki saldırı gerçekleştirildi.


Öcalan olmayınca savaş başlıyor


Bütün bu dönemler boyunca Öcalan'a yönelik devletin yaklaşımları zaman zaman Öcalan'ın tepkisine neden oldu. Öcalan, ilk olarak 31 Mayıs 2010 tarihinde aradan çekildiğini belirtikten sonra, PKK'nin eylemsizlik kararını sona erdirdiğini duyurması ile Temmuz ayında yoğun çatışmalar başladı. Yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Öcalan daha sonra yeniden devreye girerek PKK'nin eylemsizlik kararı almasını sağladı. Ancak devlet bilinen klasik refleksleriyle yaklaşınca, 2012 yılında Öcalan bir kez daha aradan çekildiğini belirtti.
2012 yılında ise Hakkari Şırnak bölgeleri başta olmak üzere PKK alan tutma stratejisi uyguladı ve yine yaşanan çatışmalarda yüzlerce Kürt-Türk genci hayatını kaybetti. Bütün bunlardan sonra Öcalan, yeniden devreye girdi ve 3 yıldır yaşanan kesintisiz çatışmasızlık sürecini sağladı.


3 yıllık sulh dönemi tehlikeye giriyor


Bunun üzerine başlayan görüşmelerde şimdiye hem devlet heyeti hem de İmralı Heyeti, PKK Lideri Öcalan ile çok sayıda görüşme gerçekleştirdi. Öcalan'ın 2013, 2014 yılları Newrozlarındaki deklarasyonları milyonlarca kişi şahitliğinde okundu ve Öcalan silahlı mücadelenin bitme aşamasına geldiğini belirtti. Öcalan'ın çağrısı üzerine 8 Mayıs 2013 tarihinde PKK silahlı güçlerini sınır dışına çekme kararı aldı ancak kalekol, karakol yapımları, operasyonların sürmesi üzerine PKK kararını askıya aldı.


Ayrıca, AKP'nin 2004 yılından beri Öcalan'a karşı uyguladığı tecrit politikası, klasik bir devlet refleksini gösteriyor. Özellikle ateşkes süreçlerinde devreye giren bu saldırı politikası, ilk olarak 1995 ateşkesinde devreye girdi.
1993 yılında demokratik çözüme fırsat vermek için ateşkes ilan eden ancak bu girişimi Bingöl’deki 33 er olayıyla akamete uğrayan Öcalan'ın, 1995 yılında ilan ettiği ateşkese de suikast girişimi ile yanıt verildi. 6 Mayıs 1996 tarihinde Şam'da, Öcalan'a yönelik 1 ton C4 patlayıcı ile suikast girişiminde bulunuldu. Öcalan, suikasttan yara almadan kurtuldu. Bu başarısız suikast girişimi, aynı zamanda ateşkesin sona ermesine neden oldu.


Uluslararası komplo


Devletin bütün bu yönelimleri sonuç vermeyince, Öcalan'a yönelik Ekim 1998 yılında amansız takip başlatıldı. Öcalan Ekim 1998 yılında Suriye'den ayrıldı. 5 ay süren takip sonucu Öcalan, 15 Şubat 1999 tarihinde yakalanarak Türkiye'ye getirildi. Öcalan, silahlı güçleri sınır dışına çekerek 1999-2004 yılları arasında 5 yıllık kesintisiz bir çatışmasızlık süreci başlattı.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler