1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Ne münasebetle dinliyorsun?
Ne münasebetle dinliyorsun?

Ne münasebetle dinliyorsun?

Operasyon öncesi "kimlerin dolar satın aldığını" soran ve "Neden suç üstü yapmıyorsun" diyen Ala, "Bu çete, güneyde bir ilimizde vali, belediye başkanını, emniyet müdürünü, tüm parti teşkilatlarını dinlemiş. Ne münasebetle dinliyorsun" dedi.

A+A-
Bir dönem Diyarbakır'da görev yapan, toplumsal olaylar ve taş atan çocuklarla ilgili olarak, "Cana geleceğine cam'a gelsin" diyerek dikkatleri üzerine çıkan İçişleri Bakanı Efkan Ala, bakan olduktan sonra ilk olarak Ülkenin gündemi ve Türkiye'yi sarsan "yolsuzluk" operasyonuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Operasyon öncesi "kimlerin dolar satın aldığını" soran ve Savcı'ya "Neden suç üstü yapmıyorsun" diyen Bakan Ala, "Bu çete, güneyde bir ilimizde vali, belediye başkanını, emniyet müdürünü, tüm parti teşkilatlarını dinlemiş. Ne münasebetle dinliyorsun" dedi.
 
Çiceği burnundaki İçişleri Bakanı Efkan Ala, TRT'de katıldığı bir programda soruları yanıtlayıp gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin dünyada ekonomik gelişmelerin yavaşladığı, sıkıntıların arttığı bir dönemde dört dörtlük bir büyüme sağladığını belirten Ala, ''Arkasından bu saldırılar, bu olaylar. Bu o kadar senkronize ki, o kadar ardı ardına hesaplanmış bir biçimde yürütülüyor ki analist olmaya gerek yok. Yapılanlar ortada'' dedi.
 
Türkiye'nin tarihinde ilk defa AK Parti hükümetleri döneminde Bakanlar Kurulu kararıyla yolsuzlukla mücadele stratejisini kabul ve deklare ettiğini belirten Ala, şöyle devam etti:
 
ALA İLK KEZ GÜNDEMİ YORUMLADI
 
''Çünkü 90'lı yıllarda hepimiz yaşadık. Sistematik yolsuzluk vardı. 40-50 milyar dolar, bankalar gitti. Terör üzerinden nemalananlar Türkiye'ye gayrisafi milli hasılanın yarısından fazla bir maliyet yüklediler ve bu maliyetlerden alabileceklerini aldılar. Kurumlar tarumar oldu. Düşünün, Merkez Bankası karar alacak, bundan önce bankanın başkanı kendi parasını dolara çeviriyor. Böyle ahlaki, hukuksal, sefil bir durum yaşadık. Bunun üzerine AK Parti hükumeti geldi ve bir daha buna dönülmesin diye ciddi önleyici tedbirleri alarak yoluna devam etti.''
 
Devlet içindeki yapının insanların zihninde olduğu kadar büyük bir mekanizma, büyük bir yapıya, devlete kafa tutacak büyüklüğe sahip olmadığını, böyle bir şeye de fırsat verilemeyeceğini aktaran Ala, ''Seçimlere yönelik Türkiye istikrara yürürken 2 yıllık çalışma başlatılıyor. O çalışmanın sonunda artık siyasete dizayn vermek, siyasete yön vermek için tam seçim takvimi başlar başlamaz mesele gündeme getiriliyor ve hareket başlıyor. Fotoğraflar çekilmiş, bir takım dosyalar hazırlanmış, bir takım insanların girişleri çıkışları kayıt altına alınmış.
 
NEDEN O AN MÜDAHALE ETMİYORSUN
 
Son derece basit bir soru soruyorum, bunun kayıt dışı bir suç olduğunu düşünüyorlar, o memurlar neden o anda el koymuyor? Onların görevi bu. Bir suçu örtbas edebilir mi? Bir suçu geciktirebilir mi suç üstü yaptığı halde o memur? Zaten bizim stratejimiz var. Sana görev vermişiz. Biz rüşvet önlensin diye, yolsuzluk önlensin diye Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk stratejik belgeyi yayınlayan bir hükümet. Bu hükümet böyle bir hükümet. Ama dönüyor o kılıf üzerinden onu hazırlıyor, zamanlamasını da ayarlıyor seçim üzeri seçimlere dizayn vermek için, seçimleri istediği gibi yönlendirmek için piyasaya sürüyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir."
 
İHALELERİN TUTARI 40 MİLYAR LİRA
 
Şimdi öyle bir hale geldi ki, iş yapmayı suç diye tanımlayan bir örgütle karşı karşıyayız. 100 milyar dolarlık yolsuzluk dosyası. Türkiye'nin geçen yıl yatırımı 40 milyar dolar. Türkiye'deki yatırımların tamamı belediyeler dahil 40 milyar dolar. Bizim yolsuzlukla, rüşvetle, yanlışlıkla ne işimiz olabilir? Biz Türkiye'yi başından beri demokratik standartlarını yükseltmek, ekonomik yönden geliştirmek, sosyal sorunlarını çözmek için yüzlerce proje yaptık. Bakın Marmaray, dünyanın en önemli projelerinden biri. 'Efendim büfe yeri orada mıymış da burada mıymış? Bu, saldırının ne kadar sefil ve ufuksuz olduğunu da gösterir.''
 
ETİLER POLİS OKULUNUN YERİ
 
Etiler Polis Okuluna ilişkin iddialara da cevap veren Bakan Ala, okulun bir şirkete peşkeş çekildiği iddiasının külliyen yalan olduğunu bildirdi.
 
HEDEFİ İYİ GÖRMEK GEREKİYOR?
 
Buradaki hedefi iyi görmek gerektiğini belirten Ala, ''Yolsuzluk, hırsızlık, üç kağıtçılık, nüfusu kötüye kullanma, bu bizim literatürümüzde bunun meselası bile yoktur. Pirüpak şekilde bu ülkeyi yönetmeye çalışıyoruz. Ama biz kimsenin suç işlemeyeceğini garanti etmiyoruz topluma, edenin cezasını veririz diyoruz. Bakın 11 yıllık uygulamalara, yüzlerce örneğini görürsünüz. Bakın soruşturmalara, şu belediye bu partiden, bu belediye şu partiden diye bakılmamıştır. Ama sen burada en iddialı olduğumuz alanda ki bir şey de bulamamışlar. Biriktirip, biriktirip bunun üzerinden bir siyasi proje üret öyle mi?'' dedi.
Ala, operasyonun maliyetinin 104 milyar dolar olduğunu belirterek, ''Nasıl ki o zaman bu işi tezgahlayanlar dolar almışlardı. Şimdi ben soruyorum, doları kim aldı? Ben bir şey söylüyorsam sadece şüpheyle değil. Bu tezgahın kazançlıları kimler? Bu nasıl bir ihanettir, bu nasıl bir yanlışlıktır? Bu bilgiler önceden sızdırılıyor, veriliyor ve kim ne alıyor?'' diye konuştu.
 
NE MÜNASEBETLE ONLARI DİNLİYORSUN
 
Güney'deki bir ilde, devlet içindeki bir çetenin, hakim kararıyla başta vali olmak üzere emniyet müdürü ve bazı hakimler ile tüm partilerin tamamını dinlediğini belirten Bakan Ala, bunun seçimde kullanılmak üzere yapıldığını belirterek, "Biz şunu garanti ederiz, bu tip yapıları kim olursa olsun ortaya çıkarır ve gereğini yaparız" dedi. Ala, bu tür kayıt dışı organizasyonların sadece AK Parti'ye değil, siyasetin bütününe kastetmek, siyasetin bütününü dizayn etmek üzere harekete geçtiklerini belirterek, buna izin verilemeyeceğini söyledi. Ala, "Siyaseti dizayn edecekler sandıktır, halktır. Buna yapılan müdahale en ağır müdahaledir" diye konuştu.
 
İçişleri Bakanı Ala, "Emniyetteki atamaları bununla mı gerekçelendiriyorsunuz?" sorusu üzerine, "Böyle bir yapıda seyredelim mi? Getirdiğimiz de bu memleketin evladı. Başka bir yerden mi getiriyoruz?" dedi. Ala, şöyle devam etti: "Suç üstü yakaladığı halde ona orada müdahale etmeyip siyasete tuzak kuran orada mı kalacaktı? Bu kadar basit. Böyle bir tuzak kuruluyor ve o kişiler orada kalacak, görevini ihmal ediyor, suç işliyor.
 
SUÇÜSTÜ YAKALARKEN NEDEN MÜDAHALE YOK
 
En üsten aşağıya dinliyorsunuz, onların haberi yok ,fakat bütün gazetelerin, bütün medyanın nasıl oluyorsa bu dosyalardan haberi oluyor. Kimse kanunların, kuralların üstünde değildir. Herkes kanunlara uymak zorundadır. En başta da o yargı çevresi uymak zorundadır.
 
Türkiye bu standart düşüklüğüyle yoluna devam edemez. Bu kadar büyük geleneği, ekonomisi, sosyal sermayesi olan bir milletiz biz. Sanki bir yanlış varmış da biz savunuyormuşuz gibi bir algı oluşturmak için bunları iç içe geçiriyorlar. Bir siyasi operasyonu bir şeyin arkasına gizlemek. Hangimiz yolsuzluk dendiğinde tüylerimiz diken diken olmaz. Biz bunun için varız. Ahlaken rüşvet, yolsuzluk, bir yanlışlık varsa inanılmaz rahatsız oluyoruz, oluruz; bunu bütün toplum biliyor. Bırakın diğer mekanizmaların işlemesini."
 
ORGANİZASYONUN HEDEFİ BELLİ
 
Operasyonun bütün bir siyaseti hedef aldığını belirten Ala, "Bir siyasi organizasyona mesela AK Parti'ye yönelik bir şey yaptığınız zaman bir başkasıyla da ittifaka girebiliyor olmanız lazım. Sadece yıpratmak hedef olmaz. Birini de siz aynı anda iş başına getirmek için çalışıyorsunuz demektir. Organizasyonun bir hedef de bu" dedi.
 
HALKA HESAP VERMEYEN YAPILAR
 
Halka doğrudan ya da dolaylı olarak hesap vermeyen tüm yapıların antidemokratik olduğunu belirten Bakan Ala, şöyle devam etti:
 
"Gelişmiş demokrasilerde standart budur. Ya seçilmişler aracılığıyla halka hesap verecek, ya da doğrudan hesap verecek. Jüri sistemi nedir gelişmiş ülkelerde? Meslek dışı hakimlik ya da yönetimde halkın doğrudan seçmesi, halkın orada var olması, meclisleriyle var olması, sürekli katılması. Yani bir kere seçtim sonra da bıraktım ne haliniz varsa görün demeyerek sürekli katılımcı demokrasiyi inşa etmiş olmaları.
 
Yargı sistemine rica ediyorum alsınlar gelişmiş ülkelerde gelişmeyi sağlayan yapılar nasıl inşa edilmiş, nasıl kurgulanmış?
 
YARGININ SİYASETE MÜDAHALESİ
 
Yargının siyasete müdahalesi normal birşey midir? Demokratik mantıkla kabul edilebilir bir şey midir? Siyasal alanda laf etmesi, müdahale etmesi bu olabilecek bir şey değildir. Siyaset adil bir yönetim ve daha kalkınmış bir Türkiye inşa etmek için oy alıyor. Bir yerde bir sorun varsa vatandaşın adresi neresidir? Çözüm talep edeceği yer siyasettir.
 
Yargıya müdahale ediyor. Sanki yargı hiç yanlış yapmamış. Her şeyi doğru yapmış, siyaset de durup dururken oraya müdahale etmiş. O yapıdaki antidemokratik düzenlemeleri ve kurguyu bir tarafa bırakıyorum. O yapıyı Türkiye'de kurumların o yapılarını darbe düzenleri demokratik bir biçimde mi inşa etti? İnşa etti de biz bozuyoruz öyle mi? Böyle bir şey yok ki.
 
Siyaset sorun çözme yeridir. Öyle az gelişmiş bir sistemin daha önce kodlanmış az gelişmiş sorunlarıyla biz yolumuza devam edemeyiz. Sistemimizi geliştireceğiz, böyle daha önceki sistemin ürettiği itirazlarla da yolumuza devam edemeyiz. Biz kendi dilimizi oluşturacağız."

HABERE YORUM KAT