1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Müslüman halkımız gereken cevabı verecektir
Müslüman halkımız gereken cevabı verecektir

Müslüman halkımız gereken cevabı verecektir

MEB'e bağlı okullarda öğrencilerin kılık ve kıyafetlerine dair usul ve esasları belirleyen yönetmelik, Diyarbakır'da Cuma namazından sonra 7 ayrı merkezde Peygamber Sevdalıları Platformu'na bağlı STK'lar tarafından yapılan kitlesel basın açıklamalarıyla protesto edilerek hükümetin bu yanlıştan dönmesi çağrısında bulunuldu.

A+A-

DİYARBAKIR- MEB'e bağlı okullarda öğrencilerin kılık ve kıyafetlerine dair usul ve esasları belirleyen yönetmelik ile başörtüsünün yasaklanması Diyarbakır'da 7 ayrı camide Cuma namazı çıkışında protesto edildi. Mekke, Demirok, Muhammediye, Hacı Ömer, Ofis Camii, Selhaddin Avşar ve tarihi Ulu Cami önünde Peygamber Sevdalıları Platformu'na üye İslami STK'lar tarafından yapılan basın açıklamalarında, Müslüman halka verdikleri vaatlerle iktidara gelenlerin bugün Müslümanların kendi inançlarını yaşamalarına engel çıkardıkları ifade edildi. Hükümete seslenilen açıklamalarda hükümetin bu yanlıştan biran önce dönmesi çağrısında bulunuldu.

İkra Eğitim-Der: Başörtüyü Yasaklamakla Rahatladınız mı?

Cuma namazından sonra Ofis Cami önünde İkra Eğitim Derneği tarafından yapılan basın açıklamasını dernek adına Bilal Fidancı okudu. Konuşmasında, "Ak Parti kurucuları ve yöneticileri parti kurup iktidara talip oldukları zaman, dindar halk onların İslami hakların korunması noktasında gayret edeceklerini düşünüyordu" ifadesine yer veren Fidancı, "Akp temelde İslami vaatlerle seçimlere girdi ve halk onları iktidara getirdi. İktidara geldiği günden bu yana tam on yıl geride kaldı ama Müslümanlar gün gün, yıl yıl hayal kırıklığına uğradı" dedi.

Açıklamada hükümete seslenen Fidancı, "Bundan sonraki süreçte eğer genelge geri çekilmezse binlerce kızımızın okullara alınmamasına şahitlik edeceğiz. Ey Başbakan! Ey hükümet! Ey eski İslamcı Ömer Dinçer! Başörtüyü yasaklamakla rahatladınız mı? İçiniz rahat uyuyacak mısınız artık? Ama bilin ki sebep olduğunuz günahlar ve o küçük kızlarımızın gözyaşları sizin uykularınızı kaçıracak" şeklinde konuştu.

Mustazaflar Cemiyeti: Müslümanların İnançlarını Yaşamalarına Engel Çıkarıyorlar.

Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesinin Bağlar Hacı Ömer Cami önünde yaptığı basın açıklamasını yönetim kurulu üyesi Senai Taş okudu. Müslüman halka verdikleri vaatlerle iktidara gelenlerin bugün Müslümanların kendi inançlarını yaşamalarına engel çıkardıklarını söyleyen Taş, "Bir kez daha görüldü ki boş heybeden vaatlerde bulunmak kolay, iş icraata gelince netice ortada; başörtüsü yasak" dedi.

Hükümetin genelgeyi hemen durdurması gerektiğinin altını çizen Taş, "Hükümet bu meseleye acilen el atarak bu yönetmeliği hemen durdurmalıdır. Tesettürün önündeki tüm engellerin kalkması için bir düzenleme yapmalıdır. Ayrıca yetkililer bir açıklama yaparak Müslüman halkımızdan özür dilemelidir" şeklinde konuştu.

Şura-Der: Sandıkta Gereken Cevabı Alacaklardır

Şura-Der tarafından Gaziler Demirok Camisi önünde yapılan basın açıklamasını Şura-Der Başkanı Abdulhakim Demir okudu. İslami kimlik ile ön plana çıkan bir parti tarafından bu genelgenin yürürlüğe girmesinin Müslüman halkı üzdüğünü ifade eden Demir, "İslami kimliklerinden dolayı halkın oylarını alarak iktidara gelenler yaptıkları bu zulüm nedeniyle yine halk tarafından sandıkta gereken cevabı alacaklardır. Daha önce başörtüsü ile mücadeleyi kendilerine hedef olarak belirleyen siyasiler bugün lanetle anılmaktadır" dedi.

Bir zamanlar Başbakan'ın eşi ve kızının da başörtüsü zulmüne uğradığını hatırlatan Demir, "Sayın Başbakan ve çevresindeki insanların kızları ve eşleri de bir zamanlar başörtüsü zulmüne uğramıştılar. Acaba onlardan dolayı hiç üzülmediler mi? Vicdanları hiç mi sızlamadı? Bu kanun dolayısıyla okullarda yaşanacak olumsuzlukları, hak ihlallerini hiç mi düşünmediler?" şeklinde konuştu.

Hizmet-Der: Örtümüzden Vazgeçmeyeceğiz

Mekke Camisi önünde Hizmet-Der tarafından yapılan açıklamayı Ömer Çelik okudu. Açıklamasında "Bir elimize ayı bir elimize güneşi verseler inancımızdan, örtümüzden vazgeçmeyeceğiz" diyen Çelik, "Halka tepeden dikte edilen ne kadar uygulama varsa onun altında imzası bulunanlar, tek parti dönemini hasretle beklese de, yasakçılar toplum mühendislerine yeni bir halk modeli çizdirse de, tüm kurum ve kuruluşlar bu zulüm ateşini körüklese de bu halkı kukla gibi kullanıp, zulmünü ilelebet sürdüremeyeceklerdir" ifadelerini kullandı.

Başörtüsünü yasaklayan yönetmeliği kabul etmediklerini söyleyen Çelik, "Yıllardır hukuksuzca yürütülen ve bugüne kadar yüz binlerce öğrenciyi, öğretmeni, kamu çalışanını, apaçık bir zulme uğratan başörtüsü yasağının, Bakanlar kurulu tarafından kararlaştırılan "Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Okul Öğrencilerinin kılık kıyafetlerine dair yönetmelik" ile bir kez daha karşımıza çıkmasını kesinlikle kabul etmiyoruz" dedi.

Sahabe-Der: Müslüman Halkımız Gereken Cevabı Verecektir

Tarihi Ulu Cami'de ise Sahabe-Der adına basın açıklamasını okuyan Faysal Yıldız, "1982 den beri Müslüman halka bir zülüm ve zorbalık vesilesi olarak kullanılan darbe ürünü bu yönetmenliğin kalkması veya değiştirilmesi için mücadele verip beklerken maalesef bu yönetmenlikten en çok muzdarip olmuş bir hükümet ve üyelerinin elleriyle bu zulmün tescillenmesi bizleri derinden üzmüştür" dedi.

Bu yönetmeliğin bir ihanet ve nankörlük olduğuna dikkat çeken Yıldız, "Besle kargayı oysun gözünü misali yıllarca bu zulme son verecek vadiyle Müslüman halka verilen ümidin bu şekilde hayal kırıklığı ile sonuçlanması ihanet ve nankörlük olarak yorumlanmaktadır. Bunlara Müslüman halkımız gereken cevabı en güzel bir şekilde verecektir" şeklinde konuştu.

Yeni İhya-Der: Yasakçı Bir Yönetmelik Uygulamaya Konuyor

Yeni İhya-Der adına Selhaddin Avşar Camisinde basın açıklamasını okuyan Ender Almaz ise yasakçı yönetmeliğin yıllardır başörtüsüne özgürlük bekleyen kesimleri, hayal kırıklığına uğrattığının altını çizerek, "Müslüman halk başörtüsüne özgürlük beklerken, 28 Şubat yönetmeliği kaldırılıyor ama ondan daha yasakçı bir yönetmelik uygulamaya konuyor. Bu yasağı katmerleştirenler yarın Allah'a nasıl hesap vereceklerini hiç düşünmüyorlar mı? Bu Müslüman halkın çektiği bu eziyetler daha ne zamana kadar sürecek" dedi.

Köy-Der: Hükümet Yasakçı Zihniyetten Vazgeçsin

Tepkilerin son adresi ise Muhammediye Camisiydi. Köy-Der adına basın açıklamasını okuyan Ali Durgunsu, hükümetin bir an önce bu yasakçı zihniyetten vazgeçmesini ve yönetmeliğin geri çekmesini istedi. Durgunsu daha sonra, "Milli Eğitim Bakanlığı tarafından çıkarılan bu yönetmelik, okullarına başörtülü olarak gitmek isteyen kızlarımızın eğitim haklarını resmen ellerinden almaktadır" şeklinde konuştu.

 

(Emrullah Araz / M.Sait Adiyaman-İLKHA)

HABERE YORUM KAT