1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Modern Kürt öyküsü tartışıldı
Modern Kürt öyküsü tartışıldı

Modern Kürt öyküsü tartışıldı

Büyükşehir Belediyesi’nin Sümerpark Ortak Yaşam Alanı’nda düzenlediği 2. Amed Kitap Fuarı kitapseverlerin yoğun ilgisi altında devam ederken, Modern Kürt Öyküsü panelinde yazarlar, bugün yaşanan her şeyin birer öykü olduğuna ve okurun yazardan önde gittiğine dikkat çekti.

A+A-

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanlığı’nın Sümerpark’ta düzenlediği 2. Amed Kitap Fuarı kapsamında Modern Kürt Öyküsü tartışıldı. Yıldız Çakar’ın moderatörlüğündeki panele, Mehmet Dîcle ve Hogir Berbir konuşmacı olarak katıldı.

Yıldız Çakar, Kürt edebiyatından bahsederken öncelikle sözlü edebiyattan bahsedilmesi gerektiğini belirterek, Modern Kürt Edebiyatı’nda kadın ve kadın dilinin yetersiz olduğunu kaydetti.

Yazar Hogir Berbir ise, bugün yaşanan her şeyin birer öykü olduğuna dikkat çekerek, “İlginç şeyler yaşanıyor. Biz bu şehirlerden öykü yazmazsak öykü anlamını yitirir. Biz bugün eğer öykümüzde Taybet Ana’yı yazmazsak biz de aynı onun katili oluruz aynı zamanda. “ diye konuştu.

Modern anlatımda birey ön planda

Yazar Mehmet Dicle de, çocukluğunda iz bırakan bir hikaye ile konuşmasına başladı. Ninesi gibi sözlü anlatım geleneğinden gelenlerin anlatarak ifade ettiklerini, kendilerinin ise yazarak anlattığını belirten Dicle, modern anlatımda bireyin ön planda olduğunu, bireyin bireyi yazdığını söyledi.

‘Folklor çok derin bir kuyudur’

Fuat Temo’nun ilk modern öyküyü yazmasının üzerinden 103 yıl geçmesine rağmen sadece folklordan beslenip öykü yazmaya çalışan yazarların varlığından söz eden Dicle, “Folklor çok derin bir kuyudur. Eğer yetenekli bir yazar değilseniz bu kuyudan su içmek için eğildiğinizde kuyuya düşüp boğulabilirsiniz.” şeklinde konuştu.

‘İnce çizgiye dikkat etmek gerekiyor’

Folklorik anlatım ve modern öykü arasında çok ince bir çizgi olduğunu anımsatan Dicle, bu ince çizgiye dikkat edip havada kalan şeyleri kullanmamak gerektiğine vurgu yaptı. Dicle, şunları söyledi: “Mesela güzel bir Kürt kadını tanımlarken Yunan tanrıçası Helen’e benzetmeye gerek yok. Ya da güzel bir şeyi Picasso’nun tablosuna benzetiliyor. Kaç kişi Picasso’nun tablosunu yakından görmüştür ki?” Bugünün Kürtçe okurunun estetik anlayışının yüksek olduğunu anımsatan Dicle, “Bunu samimi söylüyorum, Kürt okuru Kürt yazardan önde gidiyor. Yazarlar bunu dikkate alıp yazmalı ve buna göre edebiyat yapmalı.” dedi.

HABERE YORUM KAT