1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Mezopotamya çinileri can buldu
Mezopotamya çinileri can buldu

Mezopotamya çinileri can buldu

Kültür mozaiği olan Mezopotamya'nın kendine has çini sanatını korumayı ve geliştirmeyi amaçlayan Yekbun Yaş, birçok motifi yeniden işleyerek bu motiflere hayat veriyor.

A+A-
Diyarbakır'da açtığı atölyelerle bitkisel motifler ve Mezopotamya'ya has figürleri işleyen Yaş, Mezopotamya çinilerinin İznik çinilerinden daha eski olduğunu belirtti. Açtığı onlarca sergi ile Mezopotamya kültürünü tanıtan Yaş, aynı zamanda yüzlerce kadını eğiterek onlara meslek edinip istihdam alanı sağlıyor.
 
Diyarbakır'da tarihi Hasan Paşa içinde tarihe ışık tutan ve kültür mozaiği Mezopotamya'nın kendine has çini sanatıyla unutulmaya yüz tutmuş birçok motife hayat veren Yekbun Yaş, açtığı atölyelerle bu kültürü yaşatmaya çalışıyor. Mezopotamya'da 1500 yıl önce gelişen çini sanatına hayat veren Yaş, çini sanatına ilişkin aldığı eğitimin ardından 2004 yılında Diyarbakır'a gelerek ilk atölyesini kurdu.  Yüzlerce öğrenciye eğiten Yaş, 2008 yılında açtığı atölye ile hem bir kültürü yaşatıyor hem de kadınlara istihdam alanı sağlayarak bu sanatta kendilerini yetiştirmeye yardımcı oluyor. Diyarbakır'da yaptığı araştırmalarda çini sanatının 1500 yıl önce burada yapıldığını öğrendiğini ancak tarih boyunca yaşanan göçler ve savaşlar sonucunda bu sanatın unutulduğunu belirten Yaş, amacının Mezopotamya çiniciliğini yaşatmak ve geliştirmek olduğunu söyledi.
 
'Mezopotamya çinileri, İznik çinilerinden daha eski'
 
Tarih boyunca kültürel etkileşimlerin yaşandığına dikkat çeken Yaş, İznik çinilerine bakıldığında aslında kökeninin Mezopotamya olduğunun görülüğünü ve Mezopotamya çinilerinin İznik çinilerinden daha eski olduğunu söyledi. Yaş, “Çayönü'nde insanlar seramik kap-kaçaklar yaparak tarihe bu izleri bırakmışlar. Çininin ana merkezi Çin ve iran. Mezopotamya'ya İran üzerinden gelmiş, çünkü motifler birbirini çok yakın. Diyarbakır'da Behram Paşa Ali Paşa camilerinde özellikle bunun örnekleri mevcut. Diyarbakır çinilerinde genellikle bitkisel kompozisyonlu desenler kullanılmış. Ben de bunu baz alıp bitkiler üzerine araştırma yaptım” dedi.
 
'Soyu tükenmekte olan çiçekleri işledim'
 
Yaptığı araştırmaların arından soyu tükenmekte olan endomik çiçekler ile ilgili kendi tasarımlarının olduğunu ifade eden Yaş, çalışmaya bitkisel kompozisyonlarla başladığını kaydetti. Soyu tükenmekte olan bitkilere dikkat çeken Yaş, “Örneğin Gûldaxwîn var, Hakkari bölgesinde yetişiyor. Lavlak var, Buq u zava var, Hebo gürmo var, Hinarê Zivzik var. Buna benzer değişik özgün adlarıyla bilinen birçok bitki, meyve ve çiçek var. Şu ana kadar 85 adet bu bitki ve çiçekleri kendi isimleriyle ve renkleriyle çiniye işledim." 
 
Çinilerde Mezopotamya motifleri
 
Çalışmalarında mitolojik figürleri daha çok kullandığını dile getiren Yaş, “Dinler tarihin okuduğumda buranın kadim bir geçmişi olduğunu gördüm. Çini üzerinde daha çok Mezopotamya'nın figürlerini ve burada yaşayan halkları temsil eden figürleri kullanıyorum. Ahura Mazda'yı, Melekê Tawus'u, Şahmaran'ı ve bu bölgede yetişin bitki ve çiçekleri, aynı zamanda mimarisi benim çalışma alanlarım. Daha sonra Akdamar'daki rölyefler onlar çok dikkatimi çekti. Daha sonra burada yaşayan Ermenilerin resimleriyle çalıştım. Yine kıyafetler. Bu bölgede yaşayan halkların yerel kıyafetlerini de konu olarak işliyorum. Ama bunları yaparken Osmanlının gelenekçi tarzına değil daha özgü ve yerel bir tarzla işliyorum. İnsanların çok dikkatini çekiyor. Seramik çalışmaları da yapıyoruz. Seramiklerde de bitkisel motiflerle çalışmalar yapıyoruz. Bu kadar ilginin olacağını beklemiyordum. Bu ilginin artması ile atölyelerimizi çoğaltmaya karar verdik” dedi.
 
En çok ilgi gören figürler
 
En çok tercih edilen figürlerin Ahura Mazda, Melekê Tawus ve Newroz figürü olduğunu kaydeden Yaş, gelen turistlerin daha çok yerel kültürü ifade eden çalışmaları tercih ettiğini ifade eden Yaş, birçok ülke ve çevre illere de yaptıkları çalışmaları yolladıklarını söyledi. Birçok yerden kendisine teklif geldiğini ancak tek merkezde olmasını istediğini belirten Yaş, yaptıkları çalışmalarla sergiler açtığını ve şuana kadar onlarca sergi açtığını dile getirdi. Açtıkları sergilerle Mezopotamya kültürünü tanıttıklarını kaydeden Yaş, yeni bir sergi hazırlığı içinde olduklarını belirtti.
 
Kadınlardan yoğun ilgi
 
Halen Hasan Paşa Hanı'nda "Nujen" adlı atölyesinde hem seramik hem de çini üzerine çalışma yürüten Yaş, ağırlıkta genç kadınlardan oluşan öğrencilerine de ders veriyor. Atölyesine ev kadınlarının yanı sıra başka meslek sahibi olup ta terapi amaçlı gelenlerin de bulunduğunu söyledi. Yüzlerce kadına bu sanatla ilgili eğitim verdiğini belirten Yaş, aynı zamanda bu sanatın kadınlar için bir istihdam alanı olduğunu söyledi.
 
 
(Özgür Haber)

HABERE YORUM KAT