1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 'Meclis Araştırması açılsın'
'Meclis Araştırması açılsın'

'Meclis Araştırması açılsın'

HDP Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesinin peşini bırakmayacak. Bu amaçla TBMM’ye dilekçe veren HDP, katledilen Elçi için Meclis Araştırması istedi.

A+A-

 Halkların Demokratik Partisi (HDP) TBMM Grup Başkan Vekili ve Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken, 28 Kasım günü Dört Ayaklı Minare önünde ensesinden tek kurşunla katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi cinayetinin tüm yönleriyle aydınlatılması için TBMM Araştırması açılmasını istedi.

HDP Grup Başkanvekil İdris Baluken, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin katledilmesine zemin sunan ve bu katliama zemin sunanların açığa çıkarılması için Anayasa'nın 98'inci ve İç Tüzüğün 104've 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması'nın açılması için Meclis Başkanlığı'na araştırma önergesi verdi. Baluken önergesinin gerekçesinde; Tahir Elçi'nin katledilmesinin hukuki açıdan bir soruşturmanın konusuyken aynı zamanda siyasi açıdan değerlendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, "Tarihi bölgede birçok medeniyete beşiklik etmiş, ev sahipliği yapmış kadim bölgede, insanlığın bu ortak mekânında silah çatışma operasyon istemiyoruz savaşlar çatışmalar operasyonlar bu alandan uzak olsun diyoruz dedikten katledildi" denildi.

'Elçi'nin katledilmesi Hrant Dink'in katledilmesine benzer

"Elçi'nin faili meçhullerin azmettiricilerinin ve faillerinin bulunması ve cezalandırılması mücadelesine hayatını adamıştır" denilen önergede, "Bu yönüyle, faili meçhulleri gerçekleştirdiği bilinen ve bugün AKP iktidarına açık destek veren bazı derin yapıların hedefindeydi. Bu hedefte olma durumu, konuk olarak katıldığı bir televizyon programında kullandığı 'PKK bir örgüt değildir' ifadesi ile linç rejimine dönüştü. Gerek siyasi iktidarın havuz medyası gerekse de iktidarla dirsek temasında olan 90'ların derin yapılarına yakın çevreler, bu linç rejimine her gün su taşıdılar. Nitekim bu programdan sonra hakkında adli soruşturma açılması da siyasi iradenin linç rejimine katkısı şeklinde yorumlanmıştı. Linçlerin yaygınlaşması sonrasında yaptığı bir açıklamada, ölüm tehditleri aldığını ifade etmişti. Tahir Elçi'nin katledilmesi ile sonuçlanan süreç, 19 Ocak 2007 tarihinde katledilen Ermeni aydın Hrant Dink'in katledilmesi sürecine benzer şekilde ilerlemişti"

Siyasi irade aydınlatmaktan çok çarpıtmalar yoluyla manipüle ediyor

Önergede, yine Elçi'nin faili meçhullerin aydınlanması ve faili meçhulleri gerçekleştirenlerin cezalandırılması için mücadele yürüttüğü belirtilerek, "Kendisi katledildikten sonra ortaya çıkan siyasi iradenin tavrı, bu katliamı aydınlatmaktan çok, çelişkili açıklamalar ve çarpıtmalar yoluyla manipüle etmeye yöneliktir. Nitekim yandaş basın kuruluşları ve yandaş yazarlar da bu manipülasyon sürecine destek vermek için her türlü ahlaksız haberi yapmakta, yazılar yazmaktadır. Ancak Tahir Elçi'nin miras bıraktığı bu mücadele alanı hem paydaşları, meslektaşları ve aynı dünya görüşünü paylaşan siyasal anlayışlar tarafından sürdürülecek hem de kendisinin katledilmesinin 'Ankara'nın derin dehlizlerinde' kaybedilmesine izin verilmeyecektir" ifadelerine yer verildi.

TBMM'nin devreye girmesi zorunlu bir görevdir

Önergenin devamında ise şunlar kaydedildi: "Diyarbakır'ın ortasında katledilen insan hakları savunucusu Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin katledilmesi ile ilgili yargısal süreç, adli makamların görev alanında iken, hem siyasi boyutları hem de linç rejimi sonucu katledilmiş olması yüzünden bu olayla ilgili TBMM'nin devreye girmesi zorunlu bir görev niteliğindedir. Bu kapsamda, Tahir Elçi'nin katledilmesi olayı, katledilmesine zemin sunan hedefleştirici süreç ve bu süreçte yer alan dahiliyetlerin araştırılması ve bu katliama zemin sunanların açığa çıkarılması amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını talep ediyoruz" denildi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler