1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Maçın kazananı pankart
Maçın kazananı pankart

Maçın kazananı pankart

Ziraat Türkiye Kupasında dün Diyarbakır'da oynanan karşılaşmada Amedspor ile Fenerbahçe karşılaştı.

A+A-

Cumhuryet Gazetesi yazarlarından Pınar Öğünç, "Maçın kazananı pankart" başlıklı yazısında bu karşılaşmayı köşesine taşıdı. 

gg-004.jpg

İtiraf etmek gerekirse takımların tam kadrolarını bilmiyorum. Fenerbahçe’nin 7 oyuncusunun ilk 11’den olduğunu öğrendim ama. Karşımda iki kale var, oyunun kuralları belli, güzel pozisyonlar da oluyor. Amedspor hakikaten Fenerbahçe gibi bir takım karşısında iyi oynuyor. Futbol bahsi uzundur. Ama hepimiz bu maçın çok önceden başladığını ve asıl kuralların başka olduğunu biliyoruz. ‘Seyircisiz’ Amedspor-Fenerbahçe maçı belki de tarihe bir başka vesileyle daha geçecek; neredeyse sadece polis tribünlerine oynanmasıyla... Bu karşılaşmanın rengi lacivert, ama bunun Fenerbahçe’yle ilgisi yok. İlk grup, baştaki İstiklal Marşı’nı özenle bağırarak söyleyen üniformalı polislerin laciverdi. Bir o kadar da sivil polis var. Telsiz biplemeleri her yerde. İkinci grup lacivert ise protokol bölümünden, daha çok ‘laci’ demek lazım buna, takım elbiseli erkekler dizisi. İçlerinde Amedspor golüne usturuplu biçimde heyecanlanan da var, Fenerbahçe’nin golüyle havalara zıplayan da. Ama belli ki bütün polisler en azından bugün Fenerli.

Taraftarlar nerede peki? Bir kısmı, içeri girmeye çalışırken hep birlikte feci gaz yediğimiz kapının önünde. Atkı, 665.jpgçekirdek satışıyla dışarıda gördüklerimiz mikro bir maç havasına benzeyebilirdi, belki üç toma , beş Akrep, onlarca polis otosu falan olmasaydı. Şu anda ben tribünde maçı izlerken bu yazıyı yazıyorum, uzaklardan onların tezahüratları geliyor, sanki biz hepimiz yanlış yerdeyiz gibi. Onların olduğu yer stat. Karşımdaki tribünde “Seninleyiz Amedspor” yazan bir pankart var. Mesela Amedspor’un cinsiyetçiliğe, ayrımcılığa isyan eden kadın taraftar grubu ‘Mor Barikat’ burada olsaydı, ne pankartlar dizilmiş olurdu yanına. Mor Barikat’tan Dilek Demir, maçı işinden izin alıp televizyondan seyrediyor mecburen. Erkek kuzenleriyle maç yaparak büyüyen Dilek’in profesyonel futbol hayatı da var. Şimdiye kadar üçdört maçını kaçırmıştır Amedspor’un, yıllık iznini deplasmanlarda harcadığını söylüyor. Başakşehir maçında çok arkadaşı gözaltına alındı. Neden? Biraz da “Çocuklar ölmesin, maça gelebilsin” tezahüratları yüzünden. Amedspor da aynısını diyerek çıktı sahaya. İtirazı olan mı var hakikaten? Şunu eklemek lazım. Havaalanındaki karşılamada çocukların verdiği çiçekleri sadece Fenerbahçe’nin yabancı oyuncuları almış. Buna içerlemişler açıkçası. Ama maç tokalaşarak başladı, öyle de gitti.

‘Akşam ciğercideyiz iyileş’

Barikat grubu da burada değil. Takımın Amedspor adını almasıyla aslında tam da ‘süreç’ zamanı oluşan bir taraftar grubu bu. Ne yazık ki aynı Başakşehir maçında “Barikat burada, dimdik ayakta” tezahüratları, son dönem hendek/barikat çağrışımlarıyla bambaşka bir yere çekildi. Barikat’tan Musa Kaplan da burada değil. “Savaş var, ne topu?”, “Nalet gelsin sizin kupanıza da” diyenlere, hayatın her halinin mücadele olduğunu, hem savaşı hem topu çok güzel anlatıyor. Ama o bu maçın normal oynanmasından yana da değildi. Önerisi Amedspor’un U15 takımındaki gençlerle Fenerbahçe’nin karşısına çıkılmasıydı. Şık protesto. Musa’nın özellikle son dönemde Kürtçe tezahüratlara karşı mesafeli olan takım yönetimine de itirazı var. Zaten en azından Diyarbakır’da Barikat dağılmış gibi. Başka...

“Bu maça gitmek için canımı veririm abla” diyen İbrahim belki çalıştığı otelde izliyordur. Yanlış anlaşılmasın, kendisi deli Fenerli, bu maç için Amedsporlu ama. İçeri girebilmiş az sayıdaki belediye çalışanı taraftarın takımla alakasını ise şu sahne özetleyebilir. 9 numaralı Şehmus bizim tribüne yakın bir yerde bacağından sakatlanmış. Biri bağırıyor önümde: “Kalk, akşam ciğercideyiz, senin bacağına kurban olayım.”

Savaş uçakları geçerken

O kadar garip bir maç ki, futbol zevki verecek şahane goller geliyor. Ama aynı esnada karşı tribünün arkasından yükselen dumanları görüyorum, Cizre’de yaşananlar protesto ediliyor her yerde. Takımın sahaya çıkar çıkmaz otuz saniye hareketsiz durması gibi, hayat donmuş D.Bakır’ın çok yerinde, kepenkler kapalı. Maç iki kale arasında oynanıyor ama arada kapıdaki taraftarlara polisin attığı gaz fişekleri yükseliyor gökyüzünde döne döne, zaten gece gündüz eksilmeyen savaş uçaklarının insanın göğüs kafesinden geçen sesleri ekleniyor. Neymiş skor 3-3’müş. Asıl galibi herkes biliyor.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler