1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Lice'nin 'kara bağları'
Lice'nin 'kara bağları'

Lice'nin 'kara bağları'

Diyarbakır Lice'de bu yıl bağ bozumları ya gerçekleşmedi ya da yarım yamalak kaldı.

A+A-

Temmuz ayında askeri helikopterlerin bombardımanı sonucu çıkan yangında Güçlü (Celik) ve Arıklı (Huseynik) gibi birçok mahallede üzüm bağlarının birçoğu yanarken, yangından kurtarılan "kara bağlar"da "üzüm toplama ve işleme mevsimi" tamamlandı.
 
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde Güçlü (Celik) ve Arıklı (Huseynik) gibi birçok mahalle, bu yıl Temmuz ayından helikopterlerce yapılan bombardıman sonucu yangın çıktı.

 

Bölgedeki ormanlarla birlikte bağ-bahçeler ile köylülere ait bazı evler yandı. 1993 ve 1994 yıllarında evleri yakılıp yıkıldıktan sonra zorla göç ettirilen ve 2005'lerden sonra tekrar köylerine ve mezralarına dönen yurttaşlar, Temmuz 2015'te bu kez yangınla yerlerinden edilmek istendi. Yurttaşlar her ne kadar yangına müdahale etmek için çaba sarf etse de rüzgarın etkisiyle yangın geniş bir alanı küle çevirdi.

 

Bu mahallelerde yaşayan yurttaşlar, bahardan beri ektikleri bahçeler, bakımını yaptıkları bağlar ile yıllardan bu yana büyüttükleri meyve ağaçlarının birçoğunu kaybetti. Bunun yanında bazı yurttaşların evleri yandı, hayvanlar telef oldu, birçok insan ölüm tehlikesi yaşadı.

 

Bölgede yaşayan birçok yurttaş, zararlarının tespiti ve karşılanması için Lice Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
 
Yurttaşlar göçe zorlanıyor


Arıklı Mahallesi'ndeki tahribat gözle görülürken, bir kısmı tümden, bir kısmı da yarısı yanan üzüm bağlarında "üzüm toplama ve işleme mevsimi" tamamlandı.

 

Her bağın bir köşesine kurulan kazanlarda üzüm şiresi kaynamaya bırakılırken, yurttaşlar, bununla pekmez, pestil ve sucuklu ceviz yapıyor. Kapkara bir hal alan mahalle, yağmurun etkisiyle bir nebze de olsa biraz nefes alırken, yurttaşların yangından kurtarabildikleri üzümlerin dönüştürüldüğü ürünler, "kara bağlar" arasında boy gösteriyor.

 

Bahardan itibaren verdikleri emeklerini bir yangında kaybeden yurttaşlar, "göçe zorlanma" olarak değerlendikleri bu duruma tepkili. 1994'ten sonra ikinci kez evleri ve bağlarının yakıldığını belirten yurttaşlar, bulundukları yerlerde herhangi bir kaygı duymaksızın yaşamak istediklerini kaydediyor.
 
'Can güvenliğimiz yok'


Bağda üzüm toplarken rastladığımız Vedat Haran, kendilerine ait bağda baharda budama, çapa ve ilaçlama yaptıklarını belirterek, bağın bakımını tamamladıktan sonra Temmuz ayında askeri helikopterlerin bombardımanı sonucu yangın çıktığını ve çevredeki tüm köylerin ormanları ile bağ-bahçelerinin yandığını söyledi.

 

Bazı evler ile tüm meyve ağaçlarının da yandığını hatırlatan Haran, "Bağların büyük çoğunluğu yandı. Bölgede başlayan çatışmalarla birlikte buralarda yasak bölgeler ilan edildi, sokağa çıkma yasakları ilan edildi. Can güvenliğimiz yok. Geçen hafta sokağa çıkma yasağı ilan edilirken buradaydım. Diyarbakır'a gitmek istedim, askerler bırakmadı. Buradan 3 saat yürüyerek, başka köye gittim. Oradan ancak kentte gidebildim. Yasak kalktıktan sonra buraya döndüm" dedi.
 
'Pekmez, pestil ve cevizli sucuk yapıyoruz'
 
Bağda çocuklarıyla üzüm kesen Haran, topladıkları üzümleri torbalara doldurarak havuzda suyunu sıktıklarını, ardından üzüm suyunu doldurdukları kazanları kaynattıklarını belirtti. Bu işlemin uzun sürdüğünü kaydeden Haran, pekmez, pestil ve cevizli sucuk yaptıklarını, bunları da kışın tükettiklerini söyledi.

 

Haran, "Yangından dolayı oluşan yanık tozları, çalışmalarımızı olumsuz etkiliyor. Pestil çarşaflarını dışarıda serdiğimizde bir bakıyoruz rüzgarın etkisiyle kapkara olmuş" diye konuştu. Burada kaygılandıklarını ifade eden Haran, operasyonlar ile atılan top atışlarından çocukların korktuğunu ve etkilendiğini, bunun için de işlerini hızlı bir şekilde bitirmek istediklerini dile getirdi.
 
'Evimiz, meyve ağaçlarımız ve bağımız yandı'
 
Kazanın altına dolduğu odunlarla pekmez kaynatan Fahriye Macar (65) ise, evini ve bağın bir kısmını kaybedenlerden. 1994 yılında evlerinin yakıldığını ve Diyarbakır'a göç ettiklerini ifade eden Macar, 2006'da tekrar bağlarına döndüklerini ve ev inşa ettiklerini söyledi.

 

Macar, "Temmuz ayında helikopterlerin bombalanmasıyla çıkan yangında evimiz yeniden yandı. Jeneratörümüz ile bağımızın bir kısmı ve meyve ağaçlarımız yandı. Biz huzur istiyoruz. Evimizin yakılmadığı dönemler istiyoruz. Suç duyurusunda bulunduk, ancak daha keşif yapılmadı" şeklinde konuştu. Macar, bağın kalan kısmındaki üzümleri toplayarak pekmez ve cevizli sucuk yaptıklarını söyledi.

Bu haber toplam 4873 defa okunmuştur
Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler